Reklamı Kapat

Arazide kazanılanı masada kaybetmek

Haçlı ittifakı hep aynı oyunu piyasaya sürüyor ama her seferinde de TSK’nın arazide kazandığını masada kaybettiriyorlar. Özellikle Suriye’de masada varılan anlaşmanın sonucuna göre arazide terör örgütlerini temizleme harekâtı başlatan TSK, ilerlemeye başlayınca hemen ülkemize telefonlar gelmeye, ardından heyetler birbirini takip etmeye başlıyor. Sonuç olarak ister istemez masaya oturmadan önce arazideki hareketi durdurmak gerekiyor. Hareket tam olarak sonuçlanmamış, belirlenen hedeflere ulaşılmamış iken durdurulup masada müzakereler başlıyor.

Özellikle de müzakerelerden sonuç alınabilmesi için harekâtın durdurulmasına ihtiyaç olduğu taraflarca kabul edilerek masada görüşmeler başlıyor. Birkaç gün süren masa başı müzakerelerin ardından tüm şartlarda anlaşıldığı, Suriye’nin teröristlerden temizlenmesi için birlikte hareket edileceği, hatta birlikte devriyeye çıkılacağı açıklanıyor. Ancak, bir süre sonra görülüyor ki, kontrollerindeki alanın teröristlerden temizlenmesi işini ne ABD ne de Rusya gerçekleştirmemiş. Birlikte yürütülen devriye ise önceden davul zurna ile ilan edildiği için ortak devriyeye çıkıldığında teröristler bir kenardan sessizce izlemeyi tercih ediyorlar. Böylece bölgenin teröristlerden temizlendiği gibi bir görüntü veriliyor. Ama Türkiye’nin beklediği bölgenin teröristlerden temizlenmesi konusunda değişen bir şey olmadığı görülüyor. Bu durum Suriye’de ABD ve Rusya ile iki defa masaya yatırıldı.

Her iki görüşmenin ardından Suriye’nin teröristlerden temizlenmesi konusunda ABD ve Rusya ile tam mutabakat sağlandığı ilan edildi, günlerce medyada bu görüşmeler büyük başarı olarak sunuldu. Sonuçta teröristlerin Suriye’den ABD tarafından temizlendiğini söylemek mümkün olmadığı gibi Rusya da kendi bölgesinden teröristleri söküp atmış değil. Sonuç olarak ABD ve Rusya’nın Suriye’deki hedefleri konusunda değişen bir şey söz konusu olmadı. Bunun da ötesinde ABD teröristlere Suriye’de bir özerk alan oluşturmanın peşinde koşarken Rusya da yıllardan beri Suriye’deki varlığını giderek genişletiyor, üslerine yeni üsler ekliyor. Sonuç olarak diyebiliriz ki, Suriye’de ABD ile Rusya birlikte hareket ediyor. Masada söyledikleri ile sahada uyguladıkları farklılık arz ediyor. Yani masada yalan söylüyorlar.
Aynı manzara bire bir Libya’da sahneleniyor.

Hatfer her görüşmede masaya çağrılıyor, ancak, söylenenleri ciddiye almadığında masayı terk edip gidebiliyorken, ABD, Rusya ve hatta Fransa ve bazı AB ülkeleri Hafter’i muhatap olarak kabul ve iki bölgeli bir Libya oluşturmak için gayret ediyorlar. Hem de Hafter’in her seferinde anlaşmaya yanaşmayarak masayı terk etmesini bile sorun yapmıyorlar. Libya’nın meşru yönetimi Hafter’e karşı başarı elde etmeye başlayınca birden bire barış çağrıları yapılmaya başlandı. Halbuki Hafter’in yıllardan beri sivilleri katletmesinden hiçbir rahatsızlık duydukları yoktu. Ancak, Hafter’in mevzi kaybetmeye başlamasından rahatsız oldular. Kısacası, Suriye’de olduğu gibi Libya’da da ABD ve Rusya’nın oyununu Türkiye bozmuş oldu. Oyunları bozulunca da hemen barış havarisi kesiliveriyorlar. ABD ve Rusya, hatta bir adım daha atarak Haçlılar ile birlikte hareket ederek ne Suriye de ne Libya’da ne de İslam dünyasının herhangi bir köşesinde gerçek anlamda barışın tesisi mümkün değil. Bu gerçeğin artık gizli bir yanı kalmadı.


Böyle olunca Suriye ya da Libya’da devreye girdiğimizde ve özellikle de Suriye’de TSK harekete geçirilmiş ise ABD ya da Rusya’nın barış çağrısı ile durması değil, önceden belirlenmiş noktaya varılmadan durulmaması gerekiyor. Çünkü ABD ve Rusya hatta tüm Haçlılar masada ikiyüzlü davranıyorlar. Masada ileri bir noktada bulunduğumuz için hızımızı kesmek teröristlere nefes aldırmak için her dediğimizi kabul ediyorlar. Ama bunu sadece teröristleri koruma için yapıyorlar. Böyle olunca da artık Haçlılardan dost ve müttefik olunamayacağını görmek durumundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?