Reklamı Kapat

Müslümanların canları ve kanları eşittir

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed buyuruyor, “Bir insan öleceği zaman vücudunun tüm azaları diğer azalarına selam verir. Kıyamete kadar birbirlerini göremedikleri için vedalaşırlar.” Bir kimsenin vefatından sonra onun cenazesini acele olarak defnetmek lazım. Merhum ya da merhume eğer birisiyse öldükten sonra alacağı rahmete çabuk kavuşsun diye defin için acele etmemiz lazım. Vefat eden kimse eğer kötü birisiyse o zaman da çevresindekilere laneti bulaşmasın diye acele edilir. Bir de bir Müslüman vefat ettikten sonra onun cenazesine ve taziyesine gidilir. Bu hem Allah’ın emridir hem de güzel bir davranıştır. Merhumun yakınlarına sabır dilemek, vefat eden kişi için hayırlı konuşup dua etmek güzeldir. Ancak ölen kişinin evinde düzenlenen taziyeler bazen ziyafete dönüşüyor. Bu doğru bir şey değildir.

Cenaze namazını arka safta kılmak daha hayırlı

Cenaze namazına dair bazı hususlar var onun hakkında da bilgi vermemiz gerekir. Bazı cenaze namazlarında kitaplara ve dinimize uymayan yanlışlar var. Mesela gıyabi cenaze namazı diye bir şey yoktur. Vefat eden bir müminin başıyla beraber vücudunun yarısının olması gerekir. Eğer başı da yoksa o zaman vücudunun tamamının olması lazım. Eğer vefat eden kimsenin cenazesi ortada yoksa o cenaze namazı kılınmaz, olmaz. Habeş Kralı Necaşi vefat ettiği zaman Hz. Cebrail Peygamber Efendimize gelerek haber vermiş, “Necaşi vefat etti, cenaze namazını kılmak ister misin?” demiş. Peygamber Efendimiz de kabul etmiştir. O zaman da Hz. Cebrail de Necaşi’nin cenazesini Peygamber Efendimizin önüne getirmiş. Yani orada bile bir gıyabi cenaze namazı yoktur. Fıkıh kitaplarına baktığınızda da bunu gayet açık ve net görebilirsiniz. Hiçbir ehlisünnet mezhebinde yoktur. Normal namazda ön safta bulunmak daha iyidir ve daha hayırlıdır. Ancak cenaze namazında son safta bulunmak daha iyidir. Çünkü ne kadar çok saf olursa ölen adam için o kadar hayırlıdır. Hani imamlar cenaze namazında, ‘Nasıl bilirdiniz?’ diye soruyor ya işte o soruya ne kadar çok kişi samimi olarak iyi bilirdik derse o kadar iyidir. Mesela cenaze namazında 40 kişi merhum için, ‘İyi bilirdik’ derse Yüce Allah o zaman Kiramen Kâtibin meleklerine emrederek, “O kişinin günahlarını silin ve hakkında iyilikler yazın” buyurur. Peygamber Efendimiz bu durumu bize bir hadis-i şerif ile bildirmektedir. Bu müjdeden dolayı bizim bir merhumun cenazesine çok fazla kişiyle katılmamız en hayırlısıdır.

Müslümanlar ancak kardeştir

Resulü Müctebâ Efendimiz, “Müslümanlar başkalarına karşı tek el gibidir. Yakındaki adam, uzaktaki adamı korur ve müdafaa eder. Hızlı giden Müslüman yavaş giden Müslüman’ı savunur. Güçlü, kuvvetli Müslüman, zayıf kardeşini korur” diye buyuruyor. Mesela yanınızda birileri dedikodu etmeye başladı ve başka uzaktaki bir Müslüman’ı çekiştirmeye başladılar. O zaman hemen müdahale edeceğiz ve onları düzelteceğiz. Bir başka hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyor, “Müslümanlar denktir. Müminlerin kanları ve canları birbirine eşittir.” Şu kimse çok öneli, bu kimse çok büyük kimse diye bir şey yoktur. Müslümanlar zengin olsun, fakir olsun, tanınmış olsun, garip olsun hepsi eşittir. Müminlerin eşit olduğunu asla unutmayacağız. Kimsenin bize büyüklük taslamasına izin vermeyeceğiz. Kimsenin başka bir Müslüman kardeşimizi ezmesine, hakaret etmesine, küçük görmesine izin vermeyeceğiz. “Müslümanlar ancak kardeştir” sözünü her zaman hatırlayacağız. Dinimizin şer’i hükümlerini hatırlayalım. Bir Müslüman başka bir Müslüman’ı kasten öldürdüğünde onun da öldürülmesi gerekir. İslam hukukunda bu böyledir. Öldürülen fakir, öldüren zengin diye bu kural değişmez. Buna Kur’an-ı Kerim’de kısas denir.

Dinimizde hiçbir uydurma emir yok

Dinimizde hiçbir uydurma emir yoktur. Yıllardır Müslüman âlimler, hocaları, mütefekkirleri bu konuları, hükümleri belirlemiştir. Bazı insanlar çıkıp, “İkindi ve yatsı namazlarından önce kılınan sünnet namazlar aslında yoktur” deme cesaretinde bulunuyor. Böyle bir şey kesinlikle yoktur. İmam-ı Azam’ın öğrencileri onun dizinin dibinde oturup onun söylediği şeyleri, delillileriyle yazmıştır. Bu da bir kitap haline getirilmiş ve 30 ciltlik bir eser haline getirilmiştir. Orada bu konularla ilgili açık açık deliller var. Biz 10 sene uğraşıp bu eserin tercümesini gerçekleştirdik. Başkalarının lafını dinlemek yerine bazı sorularınızı bunun gibi önemli eserlerden yanıtlayabilirsiniz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?