Tuhaf işler -1-

Kur’an-ı Kerim’in Hükümlerini Söylemek Yasak mı?

Ülkemizde cidden çok tuhaf işler oluyor. Bu ülke bin yıllık İslâm diyarıdır. Ancak sanki İslamiyet ve İslâmiyet’in değerleri “yabancı” ve “garip” muamelesi görüyor. Böylesine “garip” bir durumun örneği de dünyada görülmüş değil…

Ülkemiz beş on yıllık değil, bin yıllık bir İslâm ülkesidir. Daha düne kadar devletin resmî dini Anayasa’ya göre İslâmiyet idi. (Bakınız 1921 ve 1924 Anayasası 2. Madde.) Mahkemelerde İslâm’ın hükümleri uygulanırdı. Okullarda terbiye İslâmî esaslara göre yapılırdı. Medyada, çarşı, pazarda, hayatın her safhasında İslâm’ın esasları hâkimdi.

Siz şu tuhaflığa bakın, böyle bir ülkeden nerelere gelindi? Diyanet İşleri Başkanı Kur’an’ın hükümlerini söyledi diye topa tutuluyor. Sosyal medyada ve bazı medyada linç edilmeye kalkışılıyor. Bu “linççilerin” elinde “hukukî dayanak” var. Neymiş o? İstanbul Sözleşmesi. 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan ve 1 Ağustos 2014’te ülkemizde de yürürlüğe giren sözleşme. Bu sözleşmeye göre; LGBT’liler (lezbiyen, gay, biseksüel, transgender) hukukî dayanağa kavuşmuşlardı. Buna dayanarak artık kadın kadına, erkek erkeğe evlilik yapabiliyor ve bunu sosyal medyada paylaşıyorlardı. Bu fiillere işleyenlere hukuken bir cezaî müeyyide uygulanamayacaktı. Tıpkı zina fiillerini işleyenlere bir cezaî yaptırım yapılamayacağı gibi… Zira zina da suç olmaktan çıkarılmıştı.

Tuhaflık şurada: Bizden zinanın suç olmaktan çıkarılmasını isteyen ve 2005’te kabul edilen yeni TCK’ya “suç olarak” konulmamasını talep eden, İstanbul Sözleşmesi’nin mimarlığını yapan, 18 yaşından küçük kızlarla evlenenlerin en ağır şekilde cezalandırılmasını talep eden, süt bankası kurulmasını isteyen ve daha yığınla bu ülke insanlarının inancına ters uygulamaları isteyen AB (Avrupa Birliği) idi. Ülkemizde ise AB’nin talepleri “ete kemiğe büründürülmekte” yani kanun haline getirilmekteydi. Oysa biz henüz AB üyesi değildik. Bizi kabul etmemişlerdi. Biz bizi kabul etmeyenlerin taleplerini kabul etmekteydik. Ve bu talepler bizi müthiş sancılandırmaktaydı. İki milyondan fazla erkeğe evden uzaklaştırma cezası verilmişti. Boşanmalar müthiş artmıştı. Evlilik nispeti azalmıştı.

                                                    *** 

Siz şu tuhaflığa bakın, MHP listesinden seçilen Kaynaşlı Belediye Başkanı Birol Şahin, Milli Kadın Veleybol Takımı’nın Tokyo’da olimpiyatlara katılma hakkı elde etmesi üzerine düşüncelerini şu şekilde ifade etmişti: “Allah-u Teala’nın örtünün vücut hatlarınız belli olmasın emrine karşı çıkarak, açılıp saçılacaksın, kendini teşhir edeceksin sonra da Tokyo’ya gidiyoruz diye sevineceksin. Dünya şampiyonu olsan ne yazar. Müslüman kadın adap ve hayâ sahibidir. Yaptığı her işte Allah rızası gözetir. Dinimize göre kadınlar kendi aralarında spor yapabilirler. Erkekler huzurunda açık saçık olarak değil.” Vay sen misin bunu söyleyen, Belediye Başkanı’nı en çok partisi MHP tenkit etti. Kamuoyunun büyük takdirini alan Birol Şahin ise geri adım atmadı, tıpkı şimdi Diyanet İşleri Başkanı’nın dediği gibi, “Ben özür dilenecek bir şey yapmadım. Kur’an’ın hükümlerini söyledim” dedi. Ancak MHP bu değerli belediye başkanını partiden ihraç etti. Bu şekilde bir tepki gösteren MHP yönetimi, Meclis’te galiz şekilde küfürler savuran, hatta Allah-u Teâlâ’ya da küfreden bir milletvekiline “resmî” bir tepki göstermemişti. Bu da tuhaf bir durumdu…

                                                   ***

Koronavirüsten dolayı camilerimiz aylarca kapalı kaldı. Sonunda plajlar, AVM’ler açıldıktan sonra açıldı, ancak iki vakit için. Plajlarda, AVM’lerde, metroda, uçakta, sosyal mesafe yok, ancak camide var, hem de neredeyse iki misli. Cuma günü de hakeza öyle ve daha camie giremedik. Bu gidişle zihinlere, “namaz iki vakit” imajı yerleşirse, bunun vebalini kim üstlenecek? Bu durumlar pandemiden ziyade pandomimi tedai ettiriyor. Arkadaş, biz beş vakit namazımızı camide kılmak istiyoruz. Cuma namazımızı da camiin içinde… Tuhaf olmayı ve tuhaf davranmayı bırakın!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?