Şehadetinin birinci yıl dönümünde Muhammed Mursi

Mısır’ın seçilmiş ilk sivil ve meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin vefatının yıldönümünde Arap Baharı ile başlayan sürecin Müslümanlara fayda yerine daha da derin yaralara neden olduğu görülmektedir.

Mursi’nin vefatı İslam dünyasında büyük bir üzüntüye sebep olsa da yaşananlara bakınca hiç kimsenin bir ders almak gibi niyetinin olmadığına şahit olmaktayız.

Merhum Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, kuruluşundan itibaren zulme boyun eğmeyen, barışçı yollarla davetten hiçbir zaman vazgeçmeyen Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın önemli isimlerinden birisiydi.

Arap Baharı süreciyle birlikte yaşanan gelişmeler ve serbest seçimler neticesinde Mursi’nin cumhurbaşkanı seçilmesi, Mısır’da, Türkiye’de ve İslam âleminde umut ışığı olmuştu.  Ne var ki bir yıl gibi kısa süreden fazla işbaşında kalmasına müsaade edilmedi.

Nitekim tarih; hak ve toplum için yaşayanlara karşı, kendileri ve menfaatleri için yaşayanların mücadelesine sahne olmaktadır.

Mursi de bunun en önemli ve canlı örneklerinden biridir. Zira savunduğu hakikatler halen yaşamaktadır/yaşatılmaktadır.

Mursi’nin şehadeti kendisi için bir makamdır. İnanıyoruz ki o imtihanı başarıyla geçmiş ve yüce kata ulaşmıştır.

Zulme karşı hak yolda istikameti ve dik duruşu, ardında bıraktıkları için bir örnek olmuştur.

Mısır’ın ve İslam âleminin geleceğinde Muhammed Mursi “yoldaki işaretlerin” en önemlilerinden birisi haline gelmiştir.

Merhum Mursi, Müslümanların kardeşlik ruhuyla bir arada yaşamaları adına kendi hayatını feda etmiştir. Bu fedakârlık, ümit ediyoruz ki geride kalan Müslümanların dirilişlerine ve toparlanmalarına vesile olur.

Peki, geçen süre zarfında geride kalanlar ne yaptı?

Bağırıp-çağırarak hamasetle dış politikada bir yere varılamayacağını bilmek için müneccim olmaya gerek var mıydı?

 Öyle esip-kükreyenler, asıp-kesenler, mangalda kül bırakmayanlar, bugün sadece acı sonun ağıtını yakıyor ve görünen o ki şu günlerde de iyice gündemden düştü, unutuldu.

 Bugün için hâlâ Mısır zindanlarında zulüm görenler için harekete geçme fırsatı var, değerlendirelim. Yoksa bu gidişle daha çok gıyabi cenaze namazı kılarız.

İhvan-ı Müslimin üyesi daha binlerce Müslüman kardeşimiz hapiste tutulmaya devam ediliyor. İçeride binlerce Mursi var. Hepsi de aynı akıbeti bekliyor.

Bugüne düşen görev

Bugün yapılması gereken, geçmişi değil geleceği konuşmak olmalıdır. Geçmişin muhasebesi ancak ders almak içindir.

Günü kurtarma adına yapılan politikalardan vazgeçmeliyiz. Geleceği hakikate ve adalete uygun bir şekilde planlamalıyız.

Mesele, yaşananlardan tecrübe edinerek, ideallerimizden vazgeçmeden hedefe ilerlemektir.

Yolumuz kesildiği zamanda yeni yollar bulmalı ama asla barış yolundan vazgeçilmemelidir.

Toplumun dertlerini dile getirerek, toplumun sorunlarına çözüm üreterek yolumuza devam etmeliyiz.

Şehit Cumhurbaşkanı Mursi de yaşasaydı eminiz ki inandığı idealler uğruna bunu yapar; barışçıl yollardan yoluna devam ederdi.

Son not:

Kendi içinizde adaleti sağlayamaz, hak ve hukuku ilke edinemez, ekonominizi düzeltemezseniz; uzaktaki kardeşinize zerre faydanız dokunmaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Necmettin Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?