Gene Ayasofya

Bu defa, belki son defa AK Parti’de hâlâ varlığını koruyan bir avuç insanın hatırına, gündeme taşınmakta olan bu mevzu da inşallah diğerleri gibi olmaz. 

Diğer meseleler derken şunları kastediyoruz; “başörtüsü” gibi çözülüp sulandırılan veya sulandırılmasına göz yumulan, İstanbul Sözleşmesi gibi çözüme yanaşılmayan veya “idamlar” meselesi gibi hiç çözülmeyen fakat toplumun gazını alma hususunda istismar edilmeye devam edilen bir meseleye dönüşmesin?

Ayasofya konusu da diğerleri gibi devlet meselesi olarak addedilen ve öyle gösterilen bir mesele olarak bakılmasın sakın! Bu mesele de birçok konuda olduğu gibi bir yerlere havale edilmesin!

Yazılıp çizilenlere bakılırsa bu iş tamam gibi. Hürriyet’ten Abdülkadir Selvi’nin makalesinde konu ile alakalı yazı oldukça önemli sayılabilir. Yeni Şafak gazetesi ve birçok gazete, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuyla alakalı yapmış olduğu açıklamayı haber yaptı (08.06.2020). İşte, bunlara bakarak mevcut durumun heyecan uyandıracak bir şekilde takip edildiği söylenebilir.

Şimdi, gelelim Ayasofya meselesine…

Ayasofya’yı değerli kılan; fethin sembolü olmakla birlikte üstünü örten kubbedir. Biz bu konuyu biraz açmak isteriz. Kubbe, bir semboldür. Yerküreyi göklerle birleştiren bir sembol. Onun içindir ki, gök kubbe Türkçemize ait güzel bir sözcüktür.

Ayasofya, mimari olarak Roma İmparatorluğu’nun bir başarısı olarak addedilebilir. Doğu’nun Batı’yı ezen bir mimari yapıya sahip olmasıyla ayrıca ünlenmiştir Ayasofya. Bir de Ayasofya, “hilal” ile “haç”ın mücadelesinin simgesidir.

CHP’nin özellikle bu konudaki sicili bozuk. CHP’li İstanbul Milletvekili TBMM grubunda konuşma yaparken izleme talihsizliğinde bulunanlar için tam bir garabet olduğunu söylemek mümkün.

Konu Ayasofya olunca Necip Fazıl Kısakürek’i anmadan geçilemez. Tabiî bu bağlamda Osman Yüksel Serdengeşti’yi de...

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ayasofya ile alakalı yaptığı açıklamayı da tebrik etmek gerekir.

Daha yukarıdaki satırlarla bunlar birbirleri ile çelişir gibi düşünenler de çıkabilir. Ancak, okuyucu takdir edecektir ki, AK Parti’yi ayakta tutan kadronun icraatı böyle; iki ileri bir geri. Veya her daim geri vites.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadrettin Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?