Reklamı Kapat

Oyalamayın, açın

28 Mayıs Perşembe günü “İstanbul’un fethini anlamak” başlıklı yazımızda, “İstanbul’un fethini anlamak, ‘Hak geldi, batıl zail oldu’ ve ‘Bugün dininizi ikmal ettim ve sizden İslam diniyle razı oldum’ buyuran Allah’ın (c.c.) hükümlerini yerine getirmek, hilalin haça galebesini ortaya koymak için Ayasofya’yı camiye çeviren cennetmekân Fatih Sultan Mehmet Hanı anlayabilmektir” demiştik.


Cennetmekân Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fetheder fethetmez yüzyıllarca çan sesinin yankılandığı Ayasofya’yı camiye dönüştürmüş ve hilalin haç galebesini ortaya koyma niyetini yansıttığı ve kılıç hakkının ortaya çıktığı bu mabetle ilgili olarak bir vakfiyeyi bize miras bırakmıştır... Ve bu vakfiyesinde şunları yazmıştır: “İşte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah’ın, Peygamberin, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunları işittikten sonra hâlâ bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır. Allah’ın azabı onlaradır. Allah işitendir, bilendir.” Ne yazık ki, asırlar boyu minarelerinden ezan sesi dinmeyen Ayasofya Camii, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürüldü… Ve yıllarca sürecek bir hüzün iklimi başlamış oldu. Çok daha önemlisi, vakfiyesi açık açık ortadayken burayı müzeye dönüştürenlerin üzerinde yıllardır Fatih Sultan Mehmet’in “açıkça” yazdığı bedduası devam etmektedir. Kuşkusuz Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine en çok Bizans artığı, Haçlı zihniyeti Avrupalılar sevinmişti. Zira en son ve hak din İslam’ın bayrağı olan ezanın bu kutlu mabedin minarelerinden sökülüp alınması onların sevinçlerini muhakkak ki ayyuka çıkarmıştı.

Ayasofya’nın cami olmaktan çıkarılması kararının neden alındığı, neden müzeye dönüştürüldüğü o günden beri bir muamma olarak karşımızda duruyor. Neyin bedeliydi bu tasarruf? Neden apar topar böyle bir işe imza atılmıştı? Memleketin her köşesinde kiliseler yabancıların emrine amade olarak beklerken bu karar neyin nesiydi?


Geçtiğimiz günlerde yıllardır temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp daha sonra da unutturulan Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması konusu yine gündemimize düşüverdi. Vakta ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir çalışma yapın, getirin” diye talimat vermiş…


Bu mevzu şimdi Danıştay’ın önündeymiş… Ve 2 Temmuz’da neyin ne olacağı belli olacakmış! Diyelim ki, Danıştay, “Olmaz” dedi… Erdoğan ve avenesi, Ayasofya’nın cami olmasını dört gözle bekleyen bu millete ne diyecek?! “Biz girişimde bulunduk, ama uygun görülmedi” mi? Mademki bu mabet 1934 yılında Bakanlar Kurulu’yla dönüştürüldü… Neden siz de Bakanlar Kurulu’nda kapı gibi bir karar alıp Ayasofya’yı mahzunluğundan kurtarmıyorsunuz? 1934’teki Bakanlar Kurulu kararı, “Değiştirilemez, değiştirilmesi teklif bile edilemez” şeklinde bir karar mıdır? Size yol ve yöntem mi öğretelim? Bırakın bu oyalama ve topu taca atma taktiklerini!


Açın Ayasofya’yı ibadete, oyalamayın… Bu milletin yüreğini ferahlatın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?