Maske takmak mecburi olsa yeter mi?

Virüs ile mücadelede alınması zorunlu olan maske takmak, sosyal mesafeyi korumak ve hijyene dikkat etmenin şart olduğu ısrarla vurgulanıyor ama bir türlü özellikle maske takılması ve sosyal mesafeye uyulması sağlanamıyor. Çünkü toplumun bir kesimi bu konuda duyarsızlığını sürdürüyor. Sürdürüyor da ne oluyor? Her gün yeni vakaların sayısı artıyor. Sürekli olarak bu gidişin hayra alamet olmadığı vurgulanıyor. Ne var ki, bir azınlık kesim bu uyarıları duymamakta, duysalar da duymazdan gelmeyi tercih ediyorlar. Öyle olunca da, salgından korunmak için ısrarla vurgulanan hususlara uyulması hususunda sonuç alınamıyor. Çünkü bir kesim maske takmamakta kararlı görünüyor. Artık niçin takmıyorlar sorusuna şahsen verecek cevap bulamıyorum. Çünkü bu işin makul bir cevabı yok.


Dikkat edilirse, her geçen gün maske takma mecburiyet getirilen il ve ilçelerin sayısı artıyor olmasına rağmen bu alınmış olan maske takma mecburiyeti de tam olarak işlemiyor. Bu noktada maske takmamakta direnenler tüm uyarıları duymazdan gelerek, bu davranışları ile sadece kendilerinin değil, diğer insanların da hayatlarını tehlikeye atıyorlar. Bu tavır eğer bilerek ve ısrarlı bir şekilde sergileniyorsa bilinmelidir ki, esnek davranışlarla sayıları çok az olsa da bir kısım insanları duyarlı davranmaya itmek mümkün görünmüyor. Böyle olunca medyada da teklif olarak yer aldığı gibi cezaların artırılması düşünülebilir. Çünkü basit gibi görünen bir vurdumduymazlığın sonucunda hayati tehlike gündeme geliyorsa, artık olay bir maske takıp takmanın ötesine geçiyor, insan sağlığını ve hayatını ilgilendiriyor demektir. Böyle olunca da ister istemez maske takma mecburiyetinin 81 ile yaygınlaştırılması ve maske takmamanın cezasının artırılması tartışılıyor. Hâlbuki bu tartışmalara hiç gerek olmamalı. Herkes işin ciddiyetini kavrayarak kurallara uyma konusunda hassas olmalı.


Bu noktada bir hususa dikkat çekmek istiyorum. O da, uzun süre maske takmanın çoğu kimseyi rahatsız ettiğini, maskesiz hayatın maskeli hayata göre daha rahat olduğunu bilmiyor değilim. Ancak, dilimizde, “Gülü seven dikenine katlanır” diye bir söz vardır. Çünkü gül dikensiz olmaz. Böyle olunca da gülün güzelliğinin ve koksunun tadını çıkarırken arada bir elimize diken batmaması için dikkatli olmak, battığı takdirde gül düşmanı olmanın anlamı yoktur. Çünkü toplum halinde yaşamanın hepimize zaman zaman yüklediği sorumluluklar vardır.


Artık salgının ikinci defa patlamasından korkulur oldu. Bunun için de yapılan açıklamalarda salgında yeni atağı önlemek için maske takmanın tüm ülkede mecburi hale getirilmesi ve cezaların artırılması gerektiği dile getiriliyor. Çünkü koronavirüs ile mücadelede normalleşme sürecinde maske ve mesafe kuralına uyulmamasının vaka sayılarını artırdığına dikkat çeken Sağlık Bakanı Koca net bir şekilde, “Virüsle mücadelede maskesiz mücadele edemeyiz” diyerek toplumu uyarıyor. Bu noktada 44 ilde maskesiz sokağa çıkmanın yasaklandığı, ancak sokaklar yine maske takmayanlar ve maskelerini çenelerine indirenlerle dolu olduğu da bir gerçek. Böyle olunca maskesiz sokağa çıkma yasağının yaygınlaştırılmasının gerekliliği kadar, yasağa uymayanların uyar hale getirilmesi çok daha önemli. Çünkü maskesiz dolaşanlar engellenemediği sürece sadece kurallara uyma konusunda titiz olanlar uyuyor, diğerleri uymuyor. O zaman da yasağın yaygınlaştırılmasının bir anlamı kalmıyor. Sanki yasaklar sadece kurullara uyanları ilgilendiriyor, diğerlerini ilgilendirmiyor görüntüsü çıkıyor. O zamanda insanın aklına birlikte yaşadıkları insanların sağlığına ve hayatına önem vermeyenleri kurallara uydurmak için yeni tedbirler alınması gerekiyorsa alınması lazım bu ise ülkeyi yönetenlerin görevidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?