Reklamı Kapat

Kural tanımazları kurallara uydurmak

Ülkemizde her gün yeni vaka sayılarının artıyor olması ister istemez toplumu tedirgin ediyor. Çünkü vakaların artması, hastaların çoğalması, hastanelerin dolmaya başlaması ve ölümlerin artması anlamına geliyor. Daha öncede belirttiğim gibi koronavirüs vakalarının artmaya başlamasının ana sebebi toplumda azınlık bir kesimin ısrarla vurgulanan üç tedbiri dikkate almaması. Denebilir ki, bu kurallara uymayanların cezasını kendileri çeker. Ne var ki öyle olmuyor. Kural tanımazlardan çok kurallara uyanlar, söylenen tedbirleri harfiyen uygulayanlar zarar görüyor. En azından üç ayı aşkın eve hapsolanlar sokağa çıkma yasağının kaldırılması ile biraz nefes alabilecekleri düşüncesi ile rahatlarken, sokakta gördükleri kural tanımazlık sebebiyle oluşan manzara kendilerini yeniden evlerine hapsetmeye itiyor.

Bu arada hemen her gün Sağlık Bakanı başta olmak üzere tüm uzmanlar toplumu uyarıyor, özellikle maske takılması ve sosyal mesafenin korunmasının önemini vurguluyorlar. Tüm bunlara uyulmadığı takdirde salgının birdenbire hortladığını gösteren çeşitli vakalar ortaya çıkmasına rağmen kural tanımamazlık devam ediyor. Bu noktada kural tanımazları hizaya getirme görevi devlete ve emniyet güçlerine aittir. Çünkü bunu insanlar birbirilerini uyararak yapmaya çalışsalar da sonuç fazlaca değişmiyor. Kaldı ki, maske takmadan dolmuşa binen müşteriyi dolmuş şoförünün uyarması yeterli olabiliyor ama çoğu zaman bu tür uyarıları dikkate almayanlar da bulunuyor. Özellikle dışarıda yürüme halinde olanların birbirlerini uyarmaları lüzumsuz tepkilere yol açabiliyor. Söz gelimi maske takmamış bir kimseye bunu hatırlattığınızda rahatlıkla, “Sen takmışsın yeterli değil mi?” ya da, “Uzaktan git sana bulaşmasın” gibi anlamsız karşılıklar olabiliyor. Bu bakımdan, salgının yeniden harekete geçmesini engellemenin yolu emniyet güçlerinin ve ilgililerin bu işi sıkı bir takibi ve cezaların mutlaka uygulanması şart. Bu kural tanımazlara verilebilecek en ağır ceza nedir bilmiyorum ama bunların sebep oldukları hastalığın sonu ağır oluyor. Çünkü, bir başkasına bulaştırılan virüs o kişinin hayatına mal olabildiği gibi, uzunca süre hastanede yatmalarına sebep olabiliyor. Yani kurallara uymamazlık ciddi sonuçlar doğuruyor. Böyle olunca da emniyet güçlerinin bu işi aynı ciddiyetle takibi gerekiyor. Yani, kurallara uyulmasını sağlama işi sadece vatandaşa bırakılmaması gerekiyor. Çünkü vatandaşa bıraktığımızda kuralları ciddiye almayanlar ortadan kalkmıyor.

Söz gelimi 17 kişiden fazla alınmaması gereken bir minibüsten 35 kişi iniyorsa bunun bir para cezası ile geçiştirilmesi, kural tanımazları hizaya getirmiyor. Bu arada elbette 17 kişi alması gereken şoförün 35 kişi alması ne kadar suç ise göz göre göre bir minibüse 35 kişinin binmiş olması da yanlıştır. Bu noktada denebilir ki, insanlar işlerine yetişmek durumundalar. Eğer minibüslere 17 kişiden fazla insan bindirilmeyecekse diğer insanlar işlerine nasıl yetişecekler? Sanıyorum bu sorunun cevabını bulmak imkânsız değildir ve bu görev yöneticilere düşmektedir.

Elbette salgın ile birlikte tüm alışkanlıklarımız ve hayat tarzımız değişmiştir. Gözle görülmeyen bir virüs milyonlarca insanı teslim almış durumda. Ancak, soruna çözüm bulmak da imkânsız değildir. Çünkü Türkiye’de kısıtlamalar hafifletilince birdenbire vakalarda artış söz konusu olurken, aynı şartlarda Avrupa’da yeni vakalar azalıyor ve çeşitli ülkeler önlemleri gevşetmeye devam ediyor. İnsanımızın Avrupalılar kadar duyarsız olduğunu düşünmüyorum. İnsani hassasiyetler konusunda insanımızın duyarlılığından şüphem yok. Ne ve var ki, küçük bir grup adeta tedbirleri yok saymakta ısrar ediyor. O zaman bu azınlık gruba yönelik kural tanımazlığın cezasının katıksız uygulanması gerekiyor. Aksi halde kural tanımazlar, kurallara uymak hususunda ellerinden geleni yapanlar evlerinde çıkamaz hale geleceklerdir. Buna da kimsenin hakkı olmamalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?