Aramızdaki Somalili

Giderek daha bir küresel köye dönüşmekte yeryüzü. Geçen gün Afgan gençleri yazmıştım. İsveç’te rastladığım Rinkeby şehrindeki Somali Gettosu. Paris’te Eiffel’in önünde deri çanta, saat satan Afrikalı gençler. Karadeniz’de çay toplayan Senegalli işçiler. Osmanlı hatıralarından mı, ille de Somali. Mülteci oldukları ülkelerde okuyan, kariyer yapan Somalili kızlar, önemli görevlere gelmekte. Sokağımda oturan master öğrencisi Somalili Abdullah’ın simasında da ülkesinin hüznü vardı.

Somali’nin başına gelen tüm bu kaosun sebebi merkezi bir hükümetinin, güçlü kurumlarının olmayışı. Sömürgecilik sonrasındaki Cumhuriyet dönemine, 1969’da darbe vuran diktatör Siyad Barre’nin ülkeyi tepeden inme devrimlerle, bilimsel sosyalizmi halka dayatmasıyla kurulan otorite; ülkeyi düzlüğe çıkaramadı. Başka bir darbeyle 91 yılında son buldu, o zamandan beri; ülke başarısız devlet skalasının üst basamaklarını tırmanmaktadır. İslamiyet’in ilk inananları olduklarını söyleyip, müşriklerin zulmünden Habeş kralının hoşgörüsüne sığınan sahabeye kucak açmış Somali; dönemin en büyük devletlerinden biri idi. Osmanlı’nın Portekiz sömürgeciliğine karşı yardım ettiği Somali daha sonra toparlanamamış; İngiltere, Fransa, İtalya, Etiyopya aralarında 5 parçaya bölüp yönettiler. Irk, din gözetmeksizin çizdikleri sınırlar; sömürgecilik sonrasında Somali’de çatışmaların ana nedenlerinden biri olmuştur.

Ancak belirtmekte yarar var ki her şey dış güçlerin oyunu olmamakta, Somali’deki kabilecilik anlayışı; yani bir klana bağlılığın Somali devletine bağlılıktan üstün tutulması neticesinde ülkenin parçalı hali çatışmaların kaynağını oluşturmaktadır. Klan yapısı deyip geçmemek lazım, Peygamberimiz, son mesajını Veda Hutbesi’nde verirken; kabileciliği lanetlemiş, bizi uyarmıştı. Somali’nin sadece sosyokültürel yapısı değil aynı zamanda siyasi yapısı da 4,5 klan temsiline göre yasama ve yürütme organlarında temsil edilmektedir. Hawiye, Darod, Dir ve Rahanweyn (Digil Mirifle) 4 büyük klan olarak temsil edilme hakkına sahipken diğerleri 0,5 oranında temsil edilmektedir.(1) Bunun yanı sıra Batı’nın toksik atıklarını buraya atması, yasal olmayan balıkçılık yapmasına tepki duyan Somalililerin, deniz haydutluğuna giriştiğine dair iddialar mevcuttur.(2)

11 Eylül sonrasında ABD’nin ortaya attığı “terörizmle savaş adında” yapılan dış müdahaleler de, ülkenin başarısız devlet olarak istikrarsız bir çizgide ilerlemesine neden olmaktadır. Somali’de yıllar sonra göreceli de olsa barışı sağlayabilen İslam Mahkemeleri Örgütü’nü baltalamak, ülkenin toparlanan devletler grubuna girmesini istemeyen ezeli rakip Etiyopya, ABD’nin terörizmle mücadele kavramıyla ülkeyi işgale kalkışmıştır. İslam Mahkemeleri Birliği, birçok klandan oluşan ılımlı bir İslam anlayışına sahipken, Etiyopya’nın ülkeyi işgal etmesi örgütü dağıtmış, radikal olan yahut bu savaşla radikalleşen, ülkeyi savunmak adına devletin bıraktığı güç boşluğunu doldurmaya çalışan el-Şebab gibi terör örgütleri ortaya çıkmıştır. Burada dikkati çeken husus; “terörizmle savaş” kavramının İslamcılara karşı kullanılmasıdır. Somali için milliyetçilerden bahsetmek mümkün değildir, İslam ülke için vazgeçilmez bir unsurdur. Somali’de herkes kendini Müslüman olarak tanımlar, İslami geleneklere saygı duyar ve klan yapısına sadakatiyle tanınır.

Somali’nin geleceğine yönelik yapılan konferanslarda, savaş ağaları ya da Etiyopya’ya yakın klanlar hâkimken; İslamcılar bu konferanslardan dışlanmakta, sorunun temeli olan devlet kurumlarının eksikliği ve başarısızlığına değinilmemekte, sorunlar yüzeysel olarak ele alınmakta, bir konferansta alınan kararlar uygulanmadan diğeri yapılmakta, ülke dışında Somali için kararlar alınmaktadır. ABD desteğiyle kurulan geçiş hükümetinde de İslamcılar yer bulamamaktadır. Somali Somalilerindir, bütün Somalileri içeren yapıcı bir uluslararası destekle ve barış eğitimiyle(3) Somali bir gün başarısız devlet indekslerinde, alt basamaklarda yerini alacaktır.

(1) Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Resmi Web sitesi, Somali’nin Siyasi Görünümü http://www.mfa.gov.tr/somali-siyasi-gorunumu.tr.mfa [Erişim 12.06.2020]
(2) Business and Human Rights Research Center https://www.business-humanrights.org/en/somalia-toxic-radioactive-waste-containers-dumped-by-multinationals-were-broken-open-by-tsunami-linked-to-illness-among-locals [Erişim 12.06.2020]
(3) Afyare Abdi Elmi, Somali; Kimlik İslami Hareketler ve Barış, Açılım Yayınları, 43.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?