Reklamı Kapat

Sosyal medya ve değerlerimizle alay

“Dört erkek haktır”, “Her kadına 20 Nuri” ve benzeri ifadeler dindar görünümlü birileri tarafından sosyal medya ortamında paylaşılıyor.


Geçtiğimiz hafta içinde sosyal medya hesaplarına #erkeklerhaddinibilsin başlıklı bir tabela oluşturuldu (hashtag açıldı).
Ne var ki bu etikette, erkekleri aşağılayıcı ve iğneleyici mesaj vermekten çok dini değerlerle alay edildi.
Yüz kızartıcı ifadelerin de olduğu olayın failleri ateist ya da deistlerden çok dindar tesettürlü hanımefendilerdi.
Ne yaptılar? Peygamberimize isnat edilen kadınlarla ilgili pek çok hadisi alaya alarak “kadın” kelimesini silip yerine “erkek” kelimesini koydular.


Hadis olarak bilinen bu ifadelerin sıhhati, kaynağı, yorumu, vürut bağlamı ve verdiği mesaj gibi hususları bir kenara bırakalım.


Bu konuların uzmanları tarafından tartışıldığı mecralar var. Merak edenler buralardan konunun ayrıntılarına ulaşabilirler.
Dindar görünümlü hanımefendilerin bu tavırları İslam dininin kaynaklarıyla düpedüz alay etmektir. Bu cüreti nereden buluyorlar, hayret verici bir durum.


Sosyal medyanın kontrolsüz ortamının, paylaşılan şeyleri masumlaştırmadığını belirtmeliyiz.
Tamamen tepkisel ve bazen de savunmacı bu yaklaşımın, atışmaya dönüşmesinin ne dine ne de dindarlara fayda vermeyeceği bilinmelidir.


İçinde bulunduğumuz süreçte insanların, bu değerleri temsil ettiği düşünülen -sözüm ona “ehl-i sünnet hamisi” kesilen- bazı insanlara duyulan tepkinin bir neticesi olsa da sosyal medya kullanımı çok önemli bir iştir. Ve ciddi bir sorumluluk istemektedir.

Kişinin her duyduğu sözü veya videoyu ya da dini alaya alan herhangi bir paylaşımı kabul edilemez.
İşin içerisinde kul hakkına yol açan ve belki de kişiyi dinden uzaklaştıran tavırların olması da dikkat gerektiren bir husustur. “Kişiye, yalan olarak, her duyduğunu anlatması yeter!” (Müslim).


Elbette şu gerçek göz ardı edilmemelidir. Peygamberimiz kadınlara ne kadar çok haddini bilsin demişse erkeklere de o kadar demiştir.


Din sadece kadına uyarılar içeren bir içerikle indirilmemiştir. Kadın-erkek diye yan yana ifade edilen birçok ayet ve hadis mevcuttur ki buralarda Müslümanlar birçok konuda ortak ifadelerle uyarılmaktadır.

Dini alaya almak

Bütün bunları bir kenara, Peygamber sözünü alaya almak ve dalga geçmek, toplumsal yozlaşmanın “dindar bilinç” üzerinde oluşturduğu derin tahribatın bir sonucu olarak okunmalıdır.


Peygamberimizin sözleri asla masada meze edilecek, ulu orta yerde tartışılacak bir şey değildir.
Ayrıca bu sözlerle kadınlara ayar verme gafletinde bulunan sözüm ona Müslüman erkeklerin de Allah indinde sorumlu oldukları unutulmamalıdır.


Kültürümüzde, geleneğimizde ve günümüzde kadın-erkek ilişkileri, münasebetleri bellidir.
Erkek veya kadın olmak biyolojik ve psikolojik farklılıkları içerse de dinen sorumlu olma noktasında bir ayrım söz konusu değildir.


Bununla birlikte eski putperest kavimlerin kadını aşağılayan geleneklerini sanki İslam’ın bir parçası gibi göstermek de dini tahrif etmekten başka bir şey değildir.


İslam dinini alaya alanlarla ilgili Kur’an-ı Kerim›de pek çok ifade vardır. Bunlar içerisinde Müslümanları uyarırken küfrün en şiddetli biçimi olarak dini ve dini değerleri alaya almak gösterilmektedir. (Âl-i İmrân, 3/186; Müzzemmil, 73/10; Tâhâ, 20/130).


Normal inkârdan başka en şiddetli biçimi olarak alay gösterilmektedir. Nitekim bunun bir münafıklık ve küfrün çeşidi olduğu da açık seçik ortadadır.


Müslümanlara düşen görev her ne şartta olursa olsun kimliklerine ve inançlarına sahip çıkmak, değerlerine bağlı kalmaktır. Bu konudaki boşboğazlık ve yersiz ifadeler asla kabul edilemez.


Bütün bunların üzerine ilgililerden hesap sorulması için emniyeti, savcılığı göreve çağıran ilahiyatçı hocalarımıza da; ülkedeki adaletsizliği, hak ihlallerini, yolsuzluğu, medyada dillendirilen her türlü yalan ve iftirayı, toplumu içten içe yok eden uyuşturucu, fuhuş ve cinayet gibi olayları çözmesi için de göreve davet etmeye çağırıyoruz.


Son olarak mezkûr alaycı şahıslar; yaptıkları hatadan nedamet duyduklarından, Allah’tan korktuklarından ya da Kur’an ve sünnet söylüyor diye değil de bu fikirlerin hamisi olan İslamcı feminist dernek yöneticisinin, “İş sınırı aştı, zarar vermeye başladı, durun!” ikazı üzerine paylaşımlarını kestiler. Bu da işin başka trajik tarafı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Necmettin Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?