Reklamı Kapat

Metodoloji

“Günah Keçisi” Olmaktan Kurtulmak
Yaz-boz oynayanların başarısı, kendisine çizilen resim kadardır. Müslümanlar kendilerine çizilen resmin farkına varmadan “nereye” ulaşacaklarını bulamazlar. Bu yüzden bugüne kadar “doğu-batı, kuzey-güney, gelişmiş-az gelişmiş, gelişmiş-gelişmekte olan” gibi tasniflerle alınan yol, günah keçilerinin aldığı yol olmuştur. Bu günahtan kurtulmak, başkalarının ideolojilerinin uzantısı olmadan ve karar mekanizmasında yer almadan “kendi olmak” derdini taşımakla mümkündür.


“Yol-Yordam” Arayışı
Kendine göre bir “kalkınma ve modernleşme”ye yönelik fikirlerimiz, metotlarımız ve çabalarımız tarih boyunca olmuştur. Bu doğrultuda duyarlı, ümitli ve kararlı insanlar, “nereye bu gidiş, nereye kadar” sorusuna yeniden cevap bulmuş ve “ne imişiz”i anlatmak yerine “ne olacağımız”ı göstermişlerdir. Çünkü her dönemin kendine has metodolojisinin oluşturulması, dönemin sorumlularının üzerinde bir görevdir, bir arayıştır.


Metodoloji, yol-yordam arayışıdır. Taşınacak “yük”ün farkına varıp, oluşturulacak “kuvvet”in hesaplanmasıdır. Bir “dayanak” oluşturarak; yük ile yük kolu mesafesini, kuvvet ile kuvvet kolu mesafesiyle karşılamaktır. Bulunduğu gerçeklerden soyutlanmadan, bilakis ortamda bulunan patlamaya hazır bombaları kimsenin kılına bile zarar vermeden etkisiz hale getirme refleksidir. Bunun için meselelerin köküne inerek öğrenme alışkanlığı şekillendirmek ve bu sayede bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirmelerle yeni yordamlar geliştirmek kaçınılmazdır.


“Sorumlu Birey” Sayısını Artırmak!
Yaşanan krizlerin çözümü ve iyi bir geleceğin inşası için gerekli olan azim, özgüven, metot ve ilkelere dair ilmi/siyasi müktesebatı hakkıyla tanımak ve öğrenmek mecburiyetindeyiz. Bu açıdan ilk 50 yılın müktesebatı, ikinci 50 yılın en büyük kazanımı olacaktır. Fikriyatımızı daha donanımlı ve uygulanabilir hale getirmek için onu destekleyici yeni kuruluşlar tasarlamak, yeni etkileşimler kurmak gerekiyor.
Bugüne kadar “teşkilatlanma” metodu ve “sivil toplum” zekâsı ile “kaldıraç etkisi” oluşturulan Milli Görüş, tezini hayata daha güçlü aktarmak ve somutlaştırmak için yeni metotlara kafa yormalıdır. İnsanca bir hayatın, dünyanın, düşünme, duyma, yaşama biçimlerinin yeniden hayat bulmasını sağlayacak alternatifler sunmalıdır. İletişim teknolojilerini “müjdeleyici” ve dijitalleşmeyi “kolaylaştırıcı” unsurlar olarak değerlendirmeliyiz. Elbette kendi kışımızı bahara çevirecek “ilkeler” ve “kurallar” peşinde…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?