Reklamı Kapat

Yusuf b. İsmail en-Nebhani ve görüşleri

Son devrin önemli İslâm/Ehl-i Sünnet âlimlerinden Yusuf b. İsmail en-Nebhânî, 1849 yılında Beyrut’un Hayfa kazasına bağlı İczim’de doğdu. İlk tahsilini babası Şeyh İsmail en-Nebhânî’den aldıktan sonra ilim öğrenmek üzere 1866’da Mısır’da Câmiü’l-Ezher’e (Ezher Üniversitesi) kaydoldu ve 1872 yılında bitirdi. Burada ileride fikren mücadeleye girişeceği Muhammed Abduh’la tanıştı. Şeyh İbrahim es-Sekkâ eş-Şafi’den özel ders görerek icazet aldı. “Hâdi’l-mürîd ila turui’l-esânîd” adlı eserinde hayatı hakkında muhtasar bilgi verdikten sonra ilim aldığı hocalarının adını detaylı bir şekilde anlatmaktadır.


İslâm âlimi Nebhânî, yüksek tahsilinden sonra 1873’te Beyrut’a dönerek Akkâ’da Cezzâr Ahmed Paşa Camii’nde ders verdi. Bir süre Şam’da bulundu ve burada es-Seyyid eş-Şerif Mahmud Efendi’den icazet aldı.


1876’da İstanbul’a geldi ve burada Arapça el-Cevâib gazetesinin müdürlüğünü yaptı. Batı’da Arap milliyetçiliğini körükleyen yayınlara karşı Osmanlı Devleti’nin yanında yer aldı ve el-Cevâib gazetesinde bunlarla mücadele etti. Bir ara Beyrut’a geri dönse de 1880 yılında İstanbul’a tekrar döndü ve Sultan Abdülhamid-i Sânî’nin yakın çevresinde yer aldı.


1883’te Lazkiye, 1888’de Kudüs Ceza Mahkemesi reisliğine atandı. Aynı yıl Beyrut Yüksek Hukuk Mahkemesi reisi oldu. Sultan Abdülhamid-i Sânî’nin hal’i ve İttihat ve Terakki Partisi’nin iktidara gelmesiyle görevinden alındı. 1909 yılında Medine’ye göç ederek birçok talebe yetiştirdi. Bu arada önemli eserler kaleme aldı. 1916 tarihinde Medine’den ayrılarak İczim köyüne döndü. 1932 yılında dâr-ı bekaya irtihal etti.


Nebhânî hazret, İslâm âleminin Batı karşısında “mağlubiyet psikolojisi”ne yenik düştüğü bir dönemde yaşamış; Cemaleddin Afganî, Muhammed Abduh ve Reşid Rıza gibi dinde reformistleri eleştirmiş, Batılılaşma cereyanına karşı çıkmıştır.


Sadece dinde reformistlerle değil, Selefi çizgideki Mahmud Şükrî el-Âlûsî ile de mücadele etmiştir. “Şevâhidü’l-Hakk fî’l-istiğâse bi-seyyidi’l-halk” adlı eserinde Peygamber Efendimizin (s.a.v.) mezarını ziyaret ve maneviyatından yardım talep etmenin cevazını yazmış, Selefilerin mezar ziyaretiyle alakalı görüşlerini eleştirmiştir. Bu eser Bilecik eski Müftüsü Mehmed Emre tarafından “Şevâhidü’l-Hakk’dan Vehhâbilere Cevaplar” adıyla Türkçeye tercüme edilerek yayınlanmıştır.


Yusuf b. İsmail en-Nebhânî, Osmanlı Devleti’nin İslâm’a yaptığı hizmetlerini takdir etmiş, hilafeti ve Sultan II. Abdülhamit’in politikalarını ve ümmetin onun etrafında birleşmesi fikrini savunmuştur. “Hulâsetü’l-beyân fî ba’dı meâsiri mevlânâ es-Sultân Abdilhamîd es-sânî ve ecdâdihî âli Osmân” eseri buna misaldir.
Nebhânî merhumun özellikle Peygamber Efendimize (s.a.v.) sevgisi yazdığı eserlerde göze çarpar. Peygamberimizin sünnetine bağlılığı, O’na salât-u selâm getirme ve kabrini ziyaret konularındaki eserleri bunun göstergesidir. Nebhânî, “el-Fezâilu’l-Muhammediye” adlı kitabında Peygamber Efendimizin (s.a.v.) faziletlerini, “Hüccetullah ale’l-âlemin fî mucizâti seyyidi’l-mürselin” adlı eserinde Peygamberimizin mucizelerinin üstünlüğünü, “el-Kasidetu’r-râ’iyyetu’r-râiyetu’s-suğra fî zemmi’l-bid’ati ve ehliha ve medhü’s-sünneti’l-ğarrâ” da sünneti medh ve bid’atleri zemmetmektedir. “Müferricü’l-kürûb ve müferrihu’l-kulûb” adlı eserinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve diğer peygamberlerden rivayet edilen zikirleri, “Câmi’us-senâ alellâh” adlı eserde sahabe ve âlimlere övgüleri, “Câmi’u Kerâmâti’l-Evliyâ” adlı eserinde ise binin üzerinde mutasavvıfın hayatını anlatmıştır. Eser, Türkçeye “Veliler ve Kerametleri” adıyla tercüme edilmiştir.


Nebhânî, “Akaid, Fıkıh, Hadis, Siyer ve Şemâil, Dua ve Ezkâr”a dâir yetmişin üzerinde kıymetli eser vermiştir. “Hüccetullah ale’l-âlemin fî mucizâti seyyidi’l-mürselin” adlı eseri “Peygamber Efendimizin Mucizeleri” adıyla neşredilerek Milli Gazete okurlarına hediye edilmiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?