Reklamı Kapat

İnsanlığın geleceği

Değişen ve dönüşen bir insanlık var. Kendine ait olmayan bir yerde. Ya da kendi dünyasında değil. Yeryüzüne yayılan insanlığın, ürettikleri ile paylaşımları arasında dengesizlikler bulunuyor.
Emek veren insanların alın terleri ve kazançları birbiriyle örtüşmüyor. Kurulu düzen ve sistem insan ruhunu sömürüyor. İnsanı iliklerine kadar tüketiyor. Uçurumlar büyüyor. Bankalar ve kartlı sistemler insanların geleceğini ipotek altına alıyor. İşleyen bir faiz çarkı var. Para sahipleri veya paraya yön verenler, çekip çevirenler tezgâhlarını sağlam kuruyorlar. Sistemin dışına çıkma gibi bir çaba da görünmüyor. Müslümanlar buna dâhil.


Ev, araba, mülk sahibi olmak için bankalara zorunlu kılınıyor insanlar. İnsanlar gelecekte ne olacağını bilmeden ağır yüklerin altına giriyor. Kapitalizm ve onun türevlerinin birbirlerinden farkları yok. Küçük ayrıntıları bulunuyor. Müslümanlar için en sıkıntılı olanı faiz ve tüketim ile bağımlı ve bağışıklı kılınmalarıdır. Faiz oranının düşük olup olmaması önemli değil. Önemli olan bu çarkın ve tuzağın içine düşmedir.


İnsanlığın geleceğine yön olması gereken Müslümanlar kendilerine bile yön ve öncü olamıyorlar. Önlerine sürülenleri kabulleniyor ve benimsiyorlar. Sakınmayı da düşünmüyorlar. Asıl sorun burada. Verili sistemi güçlendiriyorlar. Ne yazık ki insanlık kimi durmalara mecbur ediliyor.
Ceplerindeki kredi kartlarını kırıp atsalar aç kalmayacakları gibi ölmeyecekler de. Pandemi dönemi insanlığa bir şeyleri öğretti en azından.


Soygun sistemi. Varlıklı olmayanların manevi baskı altında tutulmalarıdır bu durum. Varlıklı olanların ya da ceplerine düzenli para girenlerin ise tüketim ve kart bağımlılığı insanı manevi bilinç ve duygudan uzaklaştırıyor. Asıl sorun bilinç sorunudur. Bir Müslüman’ın faizin azı ve çoğu karşısındaki esnekliği asıl düşündürücü olanı. Haramın da dozları bulunuyor demek ki. Az olanı çok olanı. Sistemin içinde, sistemi özümseme, itirazı olmama ve teslim olma. Onu giderecek çabalar yerine mevcut sistem ve durumun özümsenmesini sağlamak. İtiraz seslerinin olmayışı ve kabullenişi de bunu gösteriyor.


Müslüman yöneticilerin başta bulunması bunu daha kolaylaştırıyor sistem veya kapitalizm açısından. Sermaye veya uluslararası güçlerle çatışmaya girmeme ve onların yoluna kapılma gibi bir çaba görünüyor. Mevcut durum ile bağışıklık kazanılınca kendilerine göre rahat bir nefes alıyorlar. Çarkın suyunda gitme duygusundan başka bir şey değildir bu durum.


Dünyayı çekip çeviren yöneten kapitalizm ve onların uydusu olanların dünyasında yaşıyoruz veya yaşanıyor. Büyük bir dalga insanları etkisiz kılıyor.


Bu durumlara karşı çıkılmamış, benimsenmesi için kanıksanan bir ruh hâli yaşatılıyor. Bahaneler, teviller, gerekçeler o kadar çok ki. Nereden bakarsanız bakın mutlaka buna bir durum veya şey yakıştırılıyor. Ondan kurtulmanın yolları aranmadığı gibi bir çaba da harcanmıyor.


İnsanların düşünmeye zamanları yok. Hele hele Müslümanların. Birbirleriyle boğuşmaktan, öfke ve kin salgılamaktan, ırkçılık yapmaktan, insanlara nefret ettirmekten, düşmanlık yaptırmaktan ne zaman bulabiliyorlar ne de asıl sorunlara vakitleri var.


Hele hele ne düşünenlere, yol gösterenlere, ne de öğüt verenlere, hakikatlere tahammülleri var. Nasılsa hazırda asıl savaşılması, mücadele edilmesi, boğuşulması gereken sorunlar var.


Müslüman’ın asıl sorunu her türlü haramdan uzak durması. En büyüğünden de en küçüğünden de. Hele felâketlere sürükleyenlerden çok daha uzakta kalma, mesafe koyma. Bilincini yeniden inancıyla tazeleme, kendinin farkına varma.


Bu koşullarda Müslüman kalma ve Müslüman’ca yaşama özel bir dikkat gerektiriyor. Bilinçli ve sahih Müslüman olma. İnsanlığın, kendinin Müslümanların hakkını gözetme bilinci gerek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?