Reklamı Kapat

Hücrelerimiz dile gelmeli

Cami görevlisi, öğle namazına yetişemeyince, cami önünde ezan bekleyen cemaat, birbirlerine bakarken, Galatalı musikişinas Ermeni asıllı …efendi oradan geçerken cemaatten biri onu tanır ve görevlinin gelemediğini, ezan okuyacak biri olmadığını ve sesinin güzel olduğunu bir ezan okumasını rica eder.
….Efendi de onları kırmamak için minareye çıkar ve ezanı okumaya başlar.


Allah-u ekberler’den sonra birinci Eşhedüyü de okur ama ikinci Eşhedü de Muhammed aleyhisselamın peygamberliğini kabul etmiş olacağından yüksek sesle, “Eşhedü enne Muhammeden rasülüllah” dedikten sonra içinden, “Derler” dermiş.


Yani bunu ben söylemiyorum, Müslümanlar böyle söyler anlamında “derler” dermiş.
Biz de buna benzer bir hayat yaşıyoruz.


Her gün Bismillahirrahmanirrahim diye besmeleyle işine, aşına, ibadetine başlayan insanlarımızın bir kısmı, davranışlarıyla söylediklerinin aksini yaparlar.


İşte o aksini yapma işlemi, “Derler” anlamına yakın bir ifadedir.
Yakın zamana kadar Ankara ilahiyatta bazı öğretim üyeleri mastır ve doktora öğrencisi cümlesi içinde “Sevgili Peygamberimiz”, “Muhammed aleyhisselam”, “Hazreti Muhammed” gibi ifadeleri kaldırtıp yalnız, yalın olarak, “Muhammed diyor ki” gibi kullanacaklarını ve böylece tarafsız davranacaklarını söylüyordu.
Yöneticilerimiz ve ekonomi okutanlarımız, kendileri Müslüman oldukları halde kapitalist ekonomiyi öğrendiklerinden paranın dağınık ellerde değil iyi kullanabilecek ellerde olması mantığıyla 80 milyon insanımızın  hakkını gasp ederek  80 insana tahsis ederler ve Müslüman kalabilmek için kapitalistler böyle, “Derler”.


Sağlam din eğitiminin ana kitabı  Kur’n-ı Kerim ve Sevgili Peygamberimizin sünneti seniyyesidir.
İslami eserleri okuyup sular seller gibi ezberlemek ve imtihanda en üst notu almak da önemli değil.
Sofradaki bütün yemekleri silip süpüren adam gibi mide fesadına uğrar.


Yediğini hazmetmeden yiyen için Sevgili Peygamberimiz hastalanacağını haber verdiği gibi Kur’an-ı Kerim’in de okunuşu vardır.


“İnsanlara dura dura okuyasın diye biz Kur’ân’ı (ayet, ayet) ayırdık ve onu parça parça indirdik.
De ki: Siz ona ister iman edin, ister iman etmeyin. Şüphesiz daha önce kendilerine ilim verilenler üzerine okunduğu zaman çenelerinin üzerine kapanarak secde ederler.’ (Secde ayeti.)


Ağlayarak çeneleri üzerine kapanırlar ve (Kur’ân) onların huşuunu (saygıyla ürpermelerini) artırır.” (İsra süresi ayet 17/106-109).


“Kâfirler dediler ki: ‘Kur’ân birden, topluca indirilmeli değil miydi.’ Senin kalbine yerleştirmemiz için (böyle parça parça indirdik). Ve onu tertil üzere (harflerin çıkışına dikkat ederek, manası anlaşılır olarak, anlaşılanı uygulayarak ağır ağır) okuduk.” (Furkan süresi ayet 25/32)


“Allah, sözün en güzelini (ayetleri) birbirine uyumlu, yer yer tekrarlanan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların derileri ondan (ayetlerden) ürperir. Sonra onların tüyleri ve kalpleri Allah’ın zikrinde yumuşar. İşte bu Allah’ın hidayetidir. Onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah kimi sapıtırsa ona yol gösterecek yoktur.” (Zümer süresi ayet 39/23).


Okuduğum kitap, Allah celle celalhün kelamıdır diye hiç elinize aldığınızda ürperdiniz mi?
En sevdiğinizden veya en korktuğunuzdan gelen bir mektubu okurken kendinizi nasıl hissedersiniz?
Kur’an-ı Kerim’i yavaş yavaş okurken ayetler, bahar mevsiminde suyun ağaçlara tırmandığı gibi, en uç dallarda bile çiçeğe dönüştüğü gibi, ayetlerde inkârı kokusunu bile silip iman iklimine dönüştürmeli.


Yanlışları doğruyla silmeli. Kötü huyları iyiyle değiştirmeli.Kur’an-ı Kerim’de  Rabbimizin güzel isimleri 4842 defa geçmekte. Rabbimize   işaret eden  O, Onu, Ona, Ondan,  Sen, Seni, Senden, Sana gibi zamirler bu rakama dâhil değildir. Yine Kur’an-ı Kerim’de şeytan kelimesi çoğuluyla birlikte 88 defa geçmekte.


Kur’an’ın kalbi olan Yasin Suresi’nin  60-61. ayetlerinde Rabbimiz, “Ey Ademin çocukları  ben size: ‘Şeytana tapmayın, çünkü o size  apaçık bir düşmandır, yalnız bana ibadet edin’ diye  ahd vermedim mi? İşte doğru yol budur” buyurur.


1400 yıldır Müslümanlar Yasin Suresi’ni okuyorlar. Şeytana tapmıyorlar. Allah’a ibadet ediyorlar.
Allah’ın kullarının bir damla kanını  yeryüzünün bütün  hazinelerinden değerli buluyorlar.
Bir ressamın eserine  kara kalemle bir çizik atılınca değer kaybettiği gibi  Allah’ın yarattığı insanın  tenine bir çizik çizmedikleri gibi  şahsiyetini  rencide edecek   bir kara leke  bulaştırmazlar.


Sekiz milyar insanın hiçbirinin hakkının kendi lokmasında olmaması için gayret gösterir.
Özetle, İslami eğitimimiz, Kur’an’ın bütün emir ve yasaklarının, Sevgili Peygamberimizin anladığı ve uyguladığı şekilde hayatımıza öyle nakşetmeliyiz ki her hücremizden birini laboratuarda inceleseler, Müslüman olduğumuzu, kimseye haksızlık etmediğimizi, yalan demediğimizi, haram yemediğimizi, adalet ve güzel ahlak üzere olduğumuzu, dilimiz değil, hücrelerimiz bile söylemeli.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?