Reklamı Kapat

Ahmet Tekdal’ın ardından gurbette daüssılaya tutulanlara

Ana-baba evinden ayrılmayan, ana kuzusu olarak kalır, evlenip evlenemez.
Kaynağından ayrılmayan su, ciğerler söndüremez, ağaçlarda çiçeğe, dallarda meyveye dönüşemez.
Kozasından uçmayan, kelebek olamaz.
Yayından ayrılmayan ok, hedefine varamaz.
İninden çıkmayan aslan avlanamaz.


Dalından ayrılmayan gül, gülyağı şişelerini göremez, güzellere sürülemez.
Çamurdan ayrılmayan elmas, ellerde, gerdanlarda ve kulaklarda yurt tutamazdı.
Sular, gökyüzüne ağıp sonra yağmasa olduğu yerde kokardı ve önce kendini zehirler sonra etrafını zehirlerdi.

Arılar kovanlarından çıkmasa bin bir çeşit çiçekten bal alamazdı biz de bal yiyemezdik.
Gurbet yolcuları olmasaydı, dünya nimetlerini bizim vadinin nimetleri kadar zannederdik.
Dağın arkasına gitmesek dünyayı tek ufuklu zannederdik.


Milyonlarca ufuk görenler ufkumuzu genişletirler.
İmam Buhari, Buhara, Semerkant, Şam, Bağdat, Basra, Kufe, Mısır, Mekke, Medine’ye çıktığı için, gurbetin temiz havası, taze ilmi, nurlu simalarıyla buluştuğu için hâlâ her gün binlerce kere rahmetle anılmaya devam ediyor.


Köyünde, kasabasında, şehrinde dikiş tutturamamış, başarılı olamamışsanız hemen gurbete çıkın ve “Garip kuşun yuvasını Allah yapar”, “Gariplerin yardımcısı Allah’tır” deyin yola koyulun.
Gurbette garip olmak zordur demeyin.


Hepimiz garibiz zaten. Anayurdumuz olan cennetten uzakta yaşıyoruz.
Cennet özlemiyle “daüssıla” hastalığı, binlerce hastalığı engelleyen en önemli koruyucudur.
Hazırlığımızı tamamlayınca ana yurdumuza döneceğiz.


Gurbette uzun kalanlar, oraların cazibesine kapılanlar anavatanı zamanla unuturlar.
Cahiller arasında yaşayan bir ilim adamı, kendi mahallesinde olsa bile gurbette sayılır.
Kaba-saba adamlar arasındaki sanatçı, kendi şehrinde olsa da garip kabul edilir.
İnkârcılar arasında kalan bir Müslüman, vahşi hayvanlar arasında kalandan daha zor durumdadır.
Kargalar arasında kalmış bülbül gibi, yarasalara yem olmuş ateş böceği gibiler.


Sevgili Peygamberimiz, bu zor hayatı Mekke’de kendi evinde yaşayan Müslümanlar için:
“İslâm garip başladı tekrar yine garip olarak dönecektir” di¬yor. (Müslim, Sahih, K. İman bab 67, İbni Mace Sünen, K. Fiten). Ne anlıyorsunuz bundan?
“Gariplere müjdeler olsun” buyurmuş. (Müslim, Sahih hadis 145).


Beyhaki’nin Şuab’ül İman’da 9888 nolu Mürsel hadisinde mümin insan gurbette ölse ve hiç ağlayanı da olmasa yine garip sayılmayacağını ifade eder. Çünkü gök ve yerin o mümin için ağlayacağını söyler.
Kurtubi, Dühan süresinin 29’ncu ayetinin tefsirinde bu hadisi naklettikten sonra gök ve yerin kâfirlere değil müminlere ağlayacağını söyler.


“Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde” diyen şairin içinden neler geçerdi kim bilir?
Aynı yatakta yatıp da doğuyla batı arası kadar uzak yaşayanlara acıyın siz.
Ama hep sılaya doğru bakanlar, vatan üzerine türküler söyleyenler ve her gün dönüş hazırlığı yapanlar, “İrciıııı/dön Rabbine” (Fecr süresi 28) emrine uyanlar vatan sevgisini imandan sayarlar.
Gurbetin güzellerini görünce Rabbini unutanları da Rabbin unutmuş muamelesi yapacağını bildirir. (Tevbe 67).


Hepimizde asıl vatanımız olan cennetin özlemi vardır.
Bu dünyada ister handa ister külhanda, ister sarayda ister köprü altında yaşasak her ikisi de gurbettir.
Gurbet acısını dindirecek ilaç yoktur. “Lokman hekim gelse yaram azdırır” demiş şair.
Bir başkası da, “Derdim bana derman imiş” demiş.
Asıl vatana dönüş hazırlığında kusur işlemeyelim.


Sahabe kabirlerinin çoğunluğu Mekke ve Medine dışındadırlar.
Onlar cennete dönüş hazırlığı yapmak için tebliğe çıkmışlardı.
Gurbette olanlar daha fazla iş üretirler ve hedefe daha çabuk varırlar.
Ok, yaydan ayrılınca hedefine varırmış.


Bu gurbet dünyasını ebedi sananlar kaybederler. Hedefe varamazlar.
Altın madeni gurbete çıkıp iki bin derecelik kazanlarda kaynamaktan korkarsa, Kapalıçarşı’da vitrinlerde diğer madenlere hava atamazlardı ve çamur içinde yaşamaya devam ederlerdi.
13.06.2007 Çarşamba günü Milli Gazete’de yayınlanan bu makalemi okuduğu gün tebrik için arayıp nezaket, fesahat, belagat, incelik ve zarafet kokan kelimelerle beni sevindiren, Ahmet Tekdal beyefendinin gurbetten asli vatanı olan inşallah cennete intikali nedeniyle sevdiği bu makaleyi tekrarladım.
Allah rahmet eylesin, yakınlarına sabır ve iki dünya güzelliği versin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?