Reklamı Kapat

Ahmet Tekdal: Her daim beyefendi ve nazik

Birkaç yıl önceydi…


Cep telefonum çaldı.


Arayan Ahmet Tekdal’dı.


İmam Hatip Lisesi’nden öğretmenim merhum Rıfkı Kaymaz anısına yayınlanan kitabı sordu ve, “Bu kitaptan bana da temin edebilir misiniz?” dedi. “Rıfkı Bey’le tanışıklığımız uzun yıllara dayanıyor. Merhum Kaymaz, candan, samimi, ihlâslı, çalışkan bir arkadaşımızdı. Kitapta sizin de yazınızı gördüm. Bir tane de bana sağlayabilirseniz mutlu olurum” ifadelerini de ekleyerek... 2010 yılının Şubat ayında Hakk’ın rahmetine kavuşan Rıfkı Kaymaz’ın anısına, bilahare Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Rıfkı Kaymaz Kitabı hazırlanmıştı.


Bu telefon üzerine Milli Gazete Ankara Bürosu’nu arayarak arkadaşlardan bu kitabı Türkiye Yazarlar Birliği’nden (TYB) temin etmelerini rica ettim ve kitabı Ahmet Tekdal Bey’e ulaştırdık. Çok mutlu olmuştu…


***


Ahmet Tekdal, dün Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Erbakan Hocamızın siyasi yasaklı yıllarında Milli Görüş’ün MNP ve MSP’den sonra üçüncü siyasi partisi Refah Partisi’nin kurucusuydu, Genel Başkanlığı’nı yaptı. Son olarak Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesiydi.


***


Ahmet Tekdal denilince zihnimde uyanan hep şunlar oldu;
* Her daim beyefendi.
* Her daim nazik.
* Her daim beyaz gömlek ve takım elbiseli.
* Çocuklarına oldukça düşkün.
* Misafirperver ve ağa tabiatlı.
* İşini iyi yapan, karınca misali çalışkan.
* Doğru ve dürüst bir kişilik.


***


Ahmet Tekdal ile alakalı bir yığın anı ve hatıra gözlerimin önünde şu an uçuşuyor. O anılara da bu köşede mümkün olduğunca yer vermek istiyorum.
Uzun yıllardır tanıdığım oğlu, sevgili Ömer Tekdal ve ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Allah (c.c.) rahmet eylesin. Peygamberimiz Efendimize (s.a.v.) komşu olsun, inşallah… Âmin.

Bayram sabah neler yaşadım..

Sabah erkenden kalktım…
Minarede köy imamı o yanık sesiyle müminleri sabah namazına davet ediyordu; ‘Essalâtü hayrün minen nevm-Namaz uykudan hayırlıdır.’


Sabah namazından sonra yatmadım… Zaten yatsam bile kısa bir süre sonra yeniden kalkmak zorunda kalacaktım. Zira birazdan bayram namazı başlayacaktı.


Sünnet olduğu üzere en yeni elbiseler…
Gardıroba baktım; beyaz bir gömlek, siyah bir pantolon… Oldum olası siyah pantolonları severim, belki de öğrencilik dönemlerimden kalma bir alışkanlık, çabuk kirlenmesin, lekeleri hemen göstermesin diye! Uygun bir çorap… Uygun dediysem bazı çoraplar zor giyiliyor, güç çıkarılıyor. Artık alırken de dikkat ediyorum, elastiği olan çoraplar olmalı…

Ve sabah köy yerinde ne de olsa hava oldukça serin, bu giysilere uygun bir mont. İncesinden olmayan…
Hazır mıyım? A evet, Peygamberimiz Efendimize (s.a.v.) bu dünyada sevdirilen üç şeyden biri olan güzel koku. Camiye gidiyorsan güzel giyinip güzel kokular sürüneceksin. Hac vazifesini deruhte etmeye gittiğimizde Mekke’den aldığım o enfes kokular neredeydi? Ha, şuracıkta…


Mayıs ayındayız, camiye giden yollar da haliyle hafiften çamurlu. Ev camiye yakın ama terlik günün anlam ve önemine uygun düşmez, en iyisi mütevazı bir ayakkabı…


Ve işte camideyim… Caminin en arka bölümüne sıralanan çocuklar bir başka heyecanlı… Saçlarını ıslatarak taramışlar, en yeni elbiselerini giymişler.


Sohbet tadında vaaz… Senede iki kez kılındığı için bayram namazının nasıl kılınacağına dair imam efendinin vecibeleri son bir kez hatırlatmaları…


Ve imam hutbede… Tekbirler, tekbirler… Kısa tutulan hutbede imam efendi çok önemli bir hastalığımızdan bahis açtı; gıybet. “Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının! Şüphesiz zannın bazısı günahtır; (birbirinizin kusurunu inceden inceye) araştırmayın; bazınız bazınızı gıybet etmesin! Sizden bir kimse, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! O halde Allah’tan sakının! Şüphe yok ki Allah, Tevvabdır (tevbeleri çok kabul eden). Rahim’dir (çok merhamet eden).” (Hucurat, 12).

***


Bayram namazından hemen sonra… Cemaat dağılmadı. Ramazan Bayramı, elbette müminler Ramazan ayı boyunca yapamadıkları enfes bir sabah kahvaltısını ailece birlikte yapacaklar. Ama sırada önemli bir Anadolu geleneği var; imam başta olmak üzere hep birlikte köy mezarlığına gidip önce geçmişlerimize Kur’an-ı Kerim okumak ve dua etmek. Ardından da köy girişinde, çeşme başında bütün köylü ile bayramlaşmak… Sonrasında da birkaç aile bir araya gelerek kahvaltı yapmak… Şu kadarını ifade edeyim, bizi birbirimize daha bir bağlayan, bu köklü ve hoş Anadolu geleneği köylerimizde halen devam ediyor…
Eve geldiğimde, annemin köy tereyağı ve kümesten yeni getirdiği taze yumurtayla yaptığı nefis yumurta tabağının kokusu buram buram geliyordu, daha harmana girmeden… Mantarlı çukurdan toplanan ve ateşte kızartılan taze göbekli mantarlar da bir başka görünüyordu… Sahi, tam da mantar vaktiydi…
Şeker ve harçlık toplamak için ellerinde poşetlerle ev ev dolaşmaya çıkan çocukların şen şakrak sesleri geliyordu, kerpiç manzaralı köy sokaklarından…
Tarifi imkânsız güzel bir bayram sabahıydı… Kısacası, harika bir gündü…

Metindeki hataları lütfen bulunuz!

Gerçekten harika bir bayram günüydü…
Fakat ve de ey okur…
Bu yazıda bazı önemli hatalar var;
1) Bir defa bu Ramazan Bayramı’nda camiler ne yazık ki koronadan dolayı kapalıydı!
2) Camilerimizde -köyler dâhil- artık imam-müezzinler minareye çıkarak ezan okumuyorlar, ezanlar büyük çoğunlukla merkezi sisteme bağlı.
3) Boşaltıldığı için köylerde insan da yok! Ya da çok az. Dolayısıyla kümeslerde tavuk da yok. Köyde bulunanlar da artık ne yazık ki ekmek dâhil yumurtalarını bile marketten temin ediyor!


***

Yazıda birkaç hata daha var!
O hataların tespitini de siz okurlarıma havale ediyorum…
Bana yazar mısınız?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Gülizar Eraslan - Selamün aleyküm.

Bayram namazı tüm yurtta kısıtlama dan dolayı kılınamamıştır.

Hatta Çocuklar haftada bir sokağa çıktıkları için dolayısıyla bayram namazına katılamazlar.

Selam ve dua ile.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Haziran 15:51


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?