Reklamı Kapat

Zikrimiz cihat, cihadımız zikirdir

Yeryüzünün tamamı, 365 gün, her yirmi dört saat, zikir mekanı ve zamanıdır.
Arabada, trende, gemide, uçakta 24 saat zikir devam eder.
Zikir, Allah’ın yarattığı bu dünya üzerinde, Allah’ın yarattığı ayakların nereye basacağını ayarlayan akıl ve yine Allah’ın yarattığı akılla, Allah’ın koyduğu kurallara göre yaşamanın adıdır zikir.
Kur’an-ı Kerim’in bir adı zikirdir.
Onun ayetlerini dille okumak zikirdir. Her ayetin doğrudan delalet ettiği emir ve yasaklara uymak, her ayetin işaret ettiğini, delalet ettiğini ve de iktiza ettiğini yerine getirmek zikirdir.
Rabbimizin belirlediği, Sevgili Peygamberimizin uyguladığı ve bize örnek olanları hiç değiştirmeden yapmak zikirdir.
Namaz gibi tenimiz ve dilimizle yaptığımız zikirler vardır.
Zekat ve sadaka gibi, malımızla yaptığımız zikirler vardır.
Hac gibi, tenimiz, malımız ve dilimizle yaptığımız zikirlerimiz vardır.
Hac gibi Arafat, Mina, Müzdelife, Harem gibi mekana mahsus/özel ibadetlerimiz olduğu gibi dünyanın her tarafında yapılabilen zikirlerimiz vardır.
Sevgili Peygamberimiz:
“Yeryüzü temiz ve temizleyici olarak bana mescid kılındı” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Teyemmüm, bab 1)
Necis olmayan her yerde namaz kılınıp Allah’a zikir yapılabilir ama yeryüzünün bir yerinde bir mecsid/cami yapılmışsa en değerli en faziletli yer orasıdır.
Çünkü mescid olarak çevrilen yer o bölge halkının günde beş vakit bir araya geldiği, omuz omuza verdiği, aynı yöne dönme eğitiminden geçtiği ve mescidden çıkınca sosyal hayatta yalnız Allah ve Resulüne itaat edileceğinin öğretildiği yerlerdir.
Şehrin en merkezi yerine mescidler yapılmış ve şehir ona göre düzenlenmiş.
Fatih Camii’ni, Sultanahmet Camii’ni ve o camiye çıkan yolları düşünün.
Topkapı Sarayı’nı düşünün.
Cihan fatihinin, evi, cami merkezli.
Ordunun, eğitimin, sosyal ihtiyaçların karşılandığı kışla, medrese, sağlık merkezi aşhane…nin kapıları mescid etrafına açılır.
Ezanla günde beş vakitte otuz defa “Allah-ü ekber/En büyük Allah’tır” diye nida edildiğinde kışladakiler, medresedekiler ve bütün işyerlerinde ve evlerdekiler Allah-ü ekber/en büyük Allah’tır” eğitimiyle toplu zikir yaparlarken dünyada kendisini Firavun, Karun, Nemrut, Ebucehil yerine koyanların adı onların yüreğinde sivrisinek pisliği kadar yer tutmaz olur.
Sevgili Peygamberimiz:
“Ezanı işitince siz de müezzinin dediğini tekrarlayın” buyurmuş. (Müslim, Sahih, K. Salat babü istihbab’il-kavl 7)
Bu hadise göre hareket edersek İstanbul’da on beş milyonun üzerindeki bütün Müslümanlar, üç bin camiden yükselen ezanları tekrarlarsak İstanbul toplu zikir yapmış olur.
Akif, merhum, İstiklal Marşı’nda:
“Bu ezanlar -ki şehâdetleri dînin temeli-
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli” derken İstanbul ve ezanın okunduğu her yerde Müslümanların da katılımıyla bir zikir iniltisi olacağına işaret edivermiş…
“Zikir” deyince yalnız tesbih ve namaz akla gelmesin.
Bunlar zikirdir ve en önemlileridir ama cemaatle namaz kılmak için, helalinden rızkını kazanmak için evden çıkan Müslüman’ın her adımı zikir kabul edilip sevap hanesine kaydedilir.
Yolda giderken karşıdan gelene selam vermek veya verilen selamı almak zikirdir.
Selamı alıp-verirken gülümsemek zikirdir.
Yolda giderken işini yapmakta zorlanana el atıvermek zikirdir.
İki kişi kavga ediyorsa, aralarına girip arayı buluvermek zikirdir.
Aslında siz, namaz kılmak için gidiyorsunuz.
Yolda insanlara ve arabalara zorluk çıkaran bir engeli kaldırıvermek zikirdir.
Sevgili Peygamberimizin, “Yolda eziyet veren bir şeyi kaldırmak, imandandır” hadisine uyarak sevap almak zikirdir.
Ve bunların hepsini günlük hayatımızın hava gibi, su gibi olmazsa olmazı haline getirip tepeden tırnağa edep halinde elbise gibi giyersek uykumuz ibadet olur ve biz, 24 saat zikir halinde oluruz.
Bu halimiz, birilerine sirayet ederse, o da bizim cihadımız olur.
Şu anda yaşayan her insanın gönlüne, o gönlü yaratanın sevgisinin girmesi, hayatını nasıl tabiat kanunlarına göre ayarlıyorsa, iman ve ibadet/kulluk görevini de yine yaratanın kitabı Kur’an ve sünnete göre ayarlaması için yapılan 99 çeşit faaliyetler zikir ve cihat olduğu gibi, kudurmuş köpek gibi insanlara saldıran, ülkeleri soyup, insanlarını katledene haddini bildirmek de zikirdir ve cihattır.
Cihadın yüzüncü manası, zalimlerin zulmüne son vermek için silahtan başka yol kalmamışsa “Ben yapacağımı yaptım” deyip kenara çekilmek yok ve bin tane koyunun otlakta kuzularıyla beraber neşe için otlamasını engelleyen bir kurdu, kuzuyla kardeşçe yaşamasını sağlamak için 99 yol denendikten sonra başarılı olunmazsa kurdu etkisiz hale getirmenin adına “Cihat” dendiği gibi zikirlerin en efdalı da denir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?