Reklamı Kapat

İnsani ilişkilerde biz algısı

Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinde insanın yaşam istencine vurgu yapar. Yani insan önce yaşamını güvence altına almak ve varlığını sürdürmek ister. Hayatta kalabilmek için ise fiziki, duygusal ve manevi ihtiyaçlarını merkeze alır ve bu ihtiyaçlara ulaşmaya çalışır.
Viktor Frankl insanların yaşamlarını daha verimli hale getirebilmek için tutundukları hedeflere vurgu yapar. Frankl’in toplama kamplarında yaşayan insanların olayları anlamlandırma çabaları üzerinden geliştirdiği legoterapi ise bugün hâlâ kullanılmaktadır. Frankl insanların yaşam koşullarının en kötü olduğu durumlarda dahi kendilerince imkânlar üretebildiklerini ve bu vesile ile umutlarını kaybetmediklerini ileri sürer. Ancak bunun için kişinin değiştirmeye güç yetiremeyeceği şeyleri kabullenmesi ve kendisini hayata bağlayacak değerli hedefler belirlemesi gerekir.
İslam kültüründe geleceğe dair hedefler ve insani ilişkiler “ biz” olgusu üzerine kurulmuştur. Yani kişinin meşguliyeti ister ilmi ya da sanatsal bir faaliyet olsun, ister ticari bir çalışma olsun bir ayağında mutlaka diğerleri vardır, olmalıdır. Sahip olduğumuz her şeyde diğerlerinin hakları vardır. Müslüman “ben” duygusu ile hareket edemez etmemelidir, onun yüreği bütün insanlığı kucaklayacak kadar büyüktür…
İslam sadaka, zekât ve infak yoluyla insanları paylaşıma teşvik eder ve malı biriktirmenin önüne geçer. Dinimiz insanların sıkıntılarını gidermek, düşene el uzatmak, selamlaşmak, akraba ziyaretinde bulunmak gibi değerlere kuvvetle vurgu yapar ve bu davranışları över. Zira gündelik hayatta sıradan davranışlar olarak görülen bu değerler hem kişiyi bencillikten kurtarır hem de kişilerarası ilişkileri güçlendirir.
İnsan yavrusu ilk iletişimi anne ile kurar. Anne ile bütünleşen bebek ilk adımı attığında ilk sözcükleri sarf etmeye başladığında aslında yalnız olmadığını fark eder. Diğerleri ile aynı ortamda yaşamakta ve hayatı onlarla paylaşmaktadır. Çocuk aile ortamında anne baba ya da kardeşlerin eşyalarına zarar vermemeyi, onların haklarına saygı göstermeyi öğrenir ve biz duygusu ile hareket etmeye başlar. Okul çağına geldiğinde dış dünya ile tanışır ve burada sadece kendi haklarını değil diğerlerinin haklarını da korumakla sorumlu olduğunu öğrenir. Yaşamın ilk yıllarında ben odaklı bir hayat yaşayan çocuk diğerleri ile iletişime geçtikçe biz duygusuna sahip olur ve onların taleplerine ve haklarına karşı hassasiyet kazanır.
Çocuğun özgürce koşturmak, gürültü yapmak, derse geç kalmak, ödevlerini yapmamak, arkadaşına zarar vermek gibi istenmeyen talepleri vardır. Ancak o bu taleplerini muhakeme eder ve istenmeyen davranışları kontrol altında tutmayı başarır. Çocuk spontane olarak istediği her şeyi yapamayacağını deneyimleyerek öğrenir. Çocuk tek kişilik bir adada yaşamadığın bilincindedir ve kendisiyle aynı ortamda yaşayan onlarca insanın farkına varır, eylemlerini sergilerken bu insanların haklarını da dikkate alır. Çocuk davranışlarının kontrolünü yaparken sadece kendisini değil diğer insanların varlığını da düşünmek zorundadır.
İslam kültürü kişilerarası ilişkileri “biz” olgusu üzerinden şekillendirir. Fakat ne yazık ki günümüzde küresel kapitalist sistemin kuşatması altında yaşayan fertler eylemlerini sadece kendi talepleri üzerinden şekillendiriyor, diğerlerinin varlığını, haklarını ve taleplerini dikkate almıyor. Ben odaklı hücrelere hapsolan bu kişiler için diğerlerinin ne hissettiğin ne düşündüğünün hiçbir önemi yok. Issız adanın sakinleri hayatı kendi yörüngelerinde umursamaz bir tavırla yaşıyor ve diğerlerinin ayağına basarak geçiyorlar. Haklar noktasında hassasiyet taşımadıklarından insanların duygu ve düşüncelerini zerre kadar dahi dikkate almıyorlar. Ve biz beşer olmaktan insan olmaya geçiş yapamayan bu varlıklarla aynı ortamda yaşıyor ve aynı havayı soluyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?