Reklamı Kapat

Eğitimde aile faktörü

Bir toplumun temeli ailedir. Aile, medeniyetlerin inşası yolunda ilk adımın karşılığıdır. İstikametin ne yöne doğru olacağının ilk adımı. Bir milleti millet yapan değerleri yaşatacak bireylerin yetiştiği yegâne ortamdır. Aile, anne, baba ve çocuklardan oluşur fakat dede, nine, amca, dayı, hala, teyze ve yakın akrabalarla tamamlanır. Aile tanımı yapılırken sadece çekirdek ailenin üzerinde durulması doğru değildir. Mesela okul öncesi dönemde başta dede ve ninelerimiz olmak üzere yakın akrabaların çocuklar üzerindeki eğitime dair katkısı anaokullarından az değildir. Hatta aile fertleri yeterli bilince sahipse informel eğitim okul öncesinde ailede daha kıymetlidir. Burada ilkokul öncesi bir yıl süren anaokulundan bahsediyorum. Okul öncesi eğitim, öğretim günümüz dünyasında ekonomik etkenlerin yani kapitalizmin temel dinamikleri doğrultusunda farklı bir şekilde kurgulanmıştır. Yoksa 5 yaşında bir evladımızı genelde 3-5 yıllık bir anaokulu öğretmeni mi yoksa en az 50 yılını devirmiş bir dede ya da nine mi daha iyi eğitebilir. Kurumsal olarak öğretim faaliyetleri daha yetkin olabilir ama okul öncesi dönemde asıl ihtiyaç olan temel eğitim konuları daha çok aile, eş, dost, akraba arasında verilebilmektedir.

Uzmanlar çocukların kişilik gelişiminin neredeyse %70’e yakınının 0-6 yaş aralığında gerçekleştiğinden bahsetmektedir. Yani çocuğun anne-babayı sürekli takip ettiği ve taklit ettiği yıllar. Zihinler boş birer levha iken ilmek ilmek işlenen dönem. Konuşmalar, davranışlar, ses tonu, bakışlar, kavgalar, tepkiler ve bütün bunları takip eden pırıl pırıl zihinler. Uzmanların görüşüne bakmadan da düşünüldüğünde gayet mantıklı gibi. Bir inşaatın temellerinin atıldığı zamanlar ya da bir fidanın dikilmek, bir tohumun ekilmek için toprağının hazır edildiği zamanlar gibi. Sonrası, öncesindeki hazırlıklara bağlı olarak yürüyen bir süreç. Bir insan yetiştirmenin değeri ve günümüz aile yapısının içinde bulunduğu durum. Maalesef içinden geçtiğimiz dönemde bir takım sebeplerden dolayı çalışan anneler, kreşlere terk edilen çocuklar, büyük şehirlerin bireysel yaşantısı, dededen, nineden yoksun yetişen çocukların hüzünlü dünyasını inşa ediyor. Özellikle çalışan, dolayısıyla yorgun anneler, geçim sıkıntısı ve benzeri sebeplerden stresli babalar çocuklarımıza gereken ilgi ve alakanın gösterilmesi hususunda en büyük zorlukları yaşıyorlar.

İmkân sahibi ailelerde ise farklı problemler gözlemleniyor. Maddi dünyaya terk edilen ve yapayalnız yetişen çocuklar. Her istediği yapılan, istediği her şeye ulaşan ve hazzın girdabında boğulan yeni bir nesil. İstek ve arzularının esiri olan ve ilerleyen yıllarda içinden çıkılamayacak problemlerin temellendirildiği aileler. Aile eğitim hayatının temelidir. Anne-baba sevgisinin çocuklara hissettirilmesi gereken ilk evre. Eğitimin temelleri ahlâk merkezli oturtulmazsa ileride çocuklarımızın sahip olacakları bilim onların iyiliğine değil kötülüğüne sebep olacaktır. Eğitimin temelleri ailede atılır ve bu temelin harcı sevgi ile karılır, ahlâk ve maneviyat ile harmanlanır, helal ve haram ayrımı ile olgunlaşır, yaşantı ve örneklik ile şekillenir. Ailede çocuklar ile gönül köprüleri kurulmalı ve sağlam bir iletişim oluşturulmalıdır. Ailenin çocuklar için güven alanı ve huzur ortamı olduğu çocuklara hissettirilmelidir aksi halde ilerleyen yıllarda huzuru ve mutluluğu sürekli dışarıda ve başkalarında arayan çocuklarla karşılaşırsınız.

Anne-babanın çocuklara hayat boyu rehberlik edebilmesi için bu durumun daha çocuk yaşlarda güven ortamı içerisinde yani ailede işlenmesi gerekmektedir. Anne ve babalar çocuklarını araştırmalı, keşfetmeli ve çocukların özelliklerini dikkate alarak yetiştirmelidir. Bir anne-babanın bilmesi gereken en temel kaide, dünyanın en önemli işinin bir insan yetiştirmek olduğudur. Bu işin temelleri de ailede atılmaktadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?