Her gün itikâftı Ramazan…

Salgın sürecinde bayram. İtikaf gibi Ramazan. Başa gelmedik bir deneyim yaşadı insanlık. Her şey daha öncekilerden farklıydı. Sosyal hayat, iş alanları, yürüyüş parkurları, ibadetler yeniden yorumlandı.
Home ofis hayata geçti. Akla gelmeyen bir trajedi yaşandı, virüsle hayatını kaybedenler oldu. Can evinden vurulup işini kaybedenler arttı. Küçük esnaf ekmeğinden oldu.
Dükkânlar açılmadı. Camiler kapalı kaldı. Sokaklar yasaklandı. Eğlence yerleri kapısına kilit vurdu. Arafta kaldı insanlar, ne camiye gidebildi.
Ne meyhaneye. Evlere tıkıştırıldılar. Kötü mekânlarda para akıtan güruh, vaktini kötü kişilere değil evladı ıyaline ayırdı. Alışveriş merkezlerinin kapalı olması en büyük kazançtı.
İnsanlar mağaza gezmeye harcayacakları vakti, aileleriyle geçirdi. Dahası ağaçlar, kuşlar, börtü böcek, çiçekler, çocuklar, beşerin ciğeri bayram etti. Araçlar, yollara saldırmayınca egzoz dumanlarından azade doğa arındı, hava temizlendi.
Camilerin kapanması hüzün elbet, ne ki mabetleri yalnız bırakanlar için acıklı bir ironiydi. Sokak sevdalılarını, ev de cezbetti. Kitaba sarıldı, okudu, öğrendi.Yemek pişirmenin mutluluk kodu olduğunu, işyerinden uzak kadınlar, ancak fark etti.
Dostlarla ya da aile olarak toplanılan iftarlardan ayrılık buruk geldi biraz. İnsanlar evlerde daha fazla tefekküre büründü. Torunlar, dedeler, büyükanneler, birlikte güzel anılar biriktirdi.
Öyle ya büyükannelerin günleri, spor salonları, tur gezileri de yasaklanmıştı. Fakat ille de salgında oruç. Her gün itikâf lezzetinde geçti Ramazan.
İnsanlar kendileri ile baş başa kaldılar, düşündüler, muhasebe yaptılar, hayırlı kararlar aldılar. Yeni süreç çok daha verimli olmalı. Sudan çıkmış balık gibi salgın sonrası sokaklara dağılmamalılar.
Bu muhasebeden sonra eldeki değerlerin kıymetini bilip yollara saldırmadan, kırıp dökmeden, havayı nasıl temiz tutabiliriz, onun çaresini düşünmeliyiz. Suyu israf etmeden, dünya serüvenimizde ihtiyaç sahiplerini akıldan çıkarmadan, insanca bir durum alışla mazlumlara hep yakın mesafede durmalıyız.
Kavuşacağımız camiler, iki aydan fazladır kapalı, rutubet kokmuştur; havalandırılıp, halılarının profesyonel ekiplerce yıkanıp temizlenmesi, cemaat şuurunun, kardeşlik bilincinin cami merkezli hayatlardan başlatılması elzemdir. İnsanların kalplerini kırmadan, düşmanlığın karanlık suratını bir tebessüm ile aydınlatarak. Yenilenen yaşamları, saygı ve merhametle kozalayarak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?