Reklamı Kapat

Uçuruma yuvarlanan ekonomi

Koronavirüs belasının etkilerinden kurtulabilmek, yeniden normal hayata dönebilmek ve rutinlerimizi yapabilmek hepimizin yürekten arzusu. Bunun için her akşam televizyon ekranlarından dört gözle beklediğimiz günlük korona rakamlarında vaka ve ölüm sayılarının sıfıra yaklaşması için ellerimizi duaya kaldırmış beklemekteyiz. Zira, evlerimizde çok sıkıldık… Çocuklarımız, 65 yaş üstü vatandaşlarımız kelimenin tam anlamıyla bu zorunlu kısıtlamadan bunaldı.
11 Mayıs itibariyle AVM’lerin açılması yönünde karar alındı, berberler ve kuaförler açıldı. Umarız, bu karar günlük vakaların artması yönünde yukarı yönlü bir grafik tablosunu önümüze çıkarmaz. Hafta sonları itibariyle sokağa çıkma kısıtlamasının bayrama kadar devam edeceği ifade edilmişti. Ramazan bayramında da arefe gününden (cumartesi) bayram bitimine kadar bu kısıtlama uygulanacak. Yanisi, büyüklerimizi ziyarete gidemeyeceğiz, tanıdıklarımızın, hısım ve akrabalarımızın bayramlarını telefonlarımızın “alo” sesleriyle kutlamak zorunda kalacağız. Hani bir türküde deniliyordu ya, “Bayram gelmiş neyime, anam anam garibem”…. Bayrama garip gireceğiz, bayramı garip kutlayacağız, özellikle bayramlarda sevdikleriyle kucaklaşmak, hasret gidermek için dört gözle bekleyen büyüklerimiz bugünlerde hasretleriyle baş başa kalacaklar.
Koronavirüs dolayısıyla ekonomik sıkıntı içine düşen, günlük kazançlarıyla işlerini çevirmeye çalışan cafe, kahvehane, spor salonu, restaurant, lokanta gibi işletmeler de normalleşme takvimlerine ne zaman döneceklerini merak etmekteler. Zira kısa çalışma ödeneği adı altında bazı sektörlere, bin dereden su getirildikten sonra aktarılan kaynaklar hiçbir derde merhem olamadı. Ücretsiz izne ayırılan ve kendilerine bin 170 lira gibi komedi bir rakam verilen mağdur vatandaşlarımızın gam ve tasa dolu evlerindeki hüzün iklimi gittikçe derinleşiyor.
Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, “3. Faz yardıma 6 milyon vatandaşımız müracaat etti” diyerek aslında toplumsal olarak muhtaçlığımızın ve mağduriyetimizin röntgenini ortaya koyuyor. Yaptıkları üç kuruşluk bu yardımlara bile başvurunun bu kadar yüksek olmasıyla geldiğimiz acı noktayı kendi ağzıyla itiraf ediyor.
Bizim altını çizmek istediğimiz bir başka husus ise bu belayı ekonomik olarak püskürtmek için hükümetin açıkladığı 240 milyar liralık kaynağın nerelere harcandığı? Hangi şartlarda kimlere kredi olarak aktarıldığı? Bir yandan devlet tarafından paket açıklanırken, bir yandan da Odalar ve Borsalar Birliği ise kendince uygun KOBİ’lerini özel bir bankanın kucağına itiyor. Madem devletin imkanları var, özel kaynakları var, o zaman Odalar ve Borsalar Birliği’nin bu “Nefes” kredisi ne menem bir iştir?
Her pazartesi kabine toplantısından sonra Türkiye’nin ekonomisinin güçlü (?) olduğunu, her şeyin güllük gülistanlık yolunda gittiğini gözümüzün içine bakarak anlatan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu garabet kredilendirme işlerini, 240 milyar liralık kaynağın nerelere aktarıldığını bize bir zahmet açıklaması gerekiyor.
Korona belası, zaten dip seviyelerde seyreden ekonomik tablomuzu tamamen çukura yuvarladı. 18 yıldır üretmeyen, elindeki verimli ve stratejik kurumları da satan, yeni fabrikalar açmayan hükümet, işsizliği yüzde 14, genç işsizliği de yüzde 25’lere fırlatan bir ekonomik faciayı ve bilançoyu önümüze koydu.
Daha şimdiden 45 milyar lira açık veren 2020 bütçesindeki deliğin nasıl kapanacağı konusunda yüce devletlulerimizin ağızlarını bıçak açmıyor. İhtimaldir ki, devlete para satarak ceplerini şişirmekten başka bir şey yapmayan rantiyer kesim, şimdi bu deliğin daha da büyümesini ve hazinenin dört gözle kucaklarına düşmesini beklemektedirler. Öyle değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?