Siyasette ittifak hesapları

Malum Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte partiler arası ittifaklar siyasal gündemin değişmez maddeleri arasına giriverdi.
Son günlerde de gerek iktidarın gerekse muhalefetin gündeminde ittifak tartışmaları ağırlık kazandı.
Cumhur ve Millet İttifakı kalıcı olacak mı, yoksa yeni ittifak senaryoları mı hazırlanıyor, ya da ittifak partileri arasında yer değişmeleri mi olacak?
Bu soruların net bir cevabı yok, ancak çeşitli tahminlerde bulunmak mümkün.
Ancak önce bunun için ittifakın mantığını hatırlamak gerekiyor. Partiler niçin ittifak yaparlar?
Siyasi partilerin başka partilerle ittifak etmesi durumu esasında bir tercih meselesi değildir. Tam aksine partiler siyasal sistemin adeta zorlaması ile bir araya gelmektedir.
Bu durum hem seçim öncesi ittifaklar için hem de parlamento ya da hükümet ittifakları için geçerlidir. Nitekim Türkiye’de de bugünkü manada bir ittifak mantığı, 50+1 salt çoğunluk sistemine geçişin bir getirisidir. Keza parlamento çatısı altında partileri bir araya getiren şey de tek başlarına yeteri çoğunluğu sağlayamamaları durumudur.
Bu anlamda bir ülkede partilerin sayısı, ulusal gelenekler ama en önemlisi de seçim sistemi ittifakların mevcudiyetine ve yönüne etki eder.
Partileri bir araya getiren temel etken; zannedildiği gibi birbirlerine fikri yakınlıkları olmayabilir. Nihayetinde bir strateji ortaya konmaktadır. Bu strateji seçim kazanmaya dönük olabileceği gibi bilerek kaybetmeyi de içerebilir.
Ya etme, bir parti niye kaybetmeye uğraşsın demeyin sakın. Bunun örnekleri siyasi hayatta fazlasıyla görülmektedir. “En kötüyü destekleme” taktiği olarak nitelenen bu yaklaşım; partinin özünü koruma refleksi ile açıklanabilir. Örneğin sayısal olarak az desteğe sahip sol bir parti, diğer güçlü bir sol parti ile ittifak yaptığında onun içinde erime ihtimalinden korkarak sağ ittifakın içinde yer alabilir. Bunu yaparken parti disiplinini sağlaması yeterli olacaktır. Zira bu sayede hem sağ ittifakın gücünden yararlanarak sandalye sahibi olacaktır hem de sol parti olmasından ötürü kendi tabanını motive edebilecektir. Sağ ittifakın içinde erimek gibi endişesi olmayacaktır, malum.
Mesela geçen seçimlerde Büyük Birlik Partisi’nin ve Saadet Partisi’nin durumu bunu doğrular bir nitelik arz etmektedir. İttifakta yer alan ama logosuna yer verilmeyen BBP’nin varlığı neredeyse unutuldu.
Buna karşılık Millet İttifakı’na kendi logosuyla dahil olan Saadet Partisi, aldığı oyun çok üzerinde bir siyasal ağırlığa sahiptir. Bugün Saadet Partisi’nin herhangi bir açıklaması Türkiye gündeminde karşılık bulmaktadır.
Seçim öncesi kurulan bir ittifak, seçimden sonra da parlamento içinde ya da hükümette devam eder mi, ya da etmeli mi?
Burada partilerin merkeziyeti ve disiplini devreye girer, zira ittifakın ömrü partilerin aynı oranda birleşmeyi devam ettirme isteği ile orantılı gidecektir.
Koalisyon ile ittifak arasındaki fark da böyledir. Büyük ümitlerle ve propagandalarla oluşturulan ittifaklar kısa sürede dağılabilirken zayıf bir temelde kurulan koalisyonlar daha uzun ömürlü olabilmektedir. Seçim öncesi kurulan ittifakların devamında gelen bir parlamento ya da hükümet ittifakının elbette çok daha etkili ve uzun ömürlü olması beklenir.
Ancak uzun ömürlü ittifakların eninde sonunda partilerin yapılarına etki ettiği unutulmamalıdır. Avrupa’da sosyalist partilerin liberalleşme eğilimi göstermelerinde olduğu gibi, partiler arasında etkileşimler olacaktır.
İttifak üyeleri arasında ideoloji ve eğilim farklılıkları, sosyolojik taban farklılıkları bu anlamda dikkatle izlenmelidir.
Pandemi süreciyle birlikte iç bünyelerine daha fazla yoğunlaşan partiler, şu sıralar yeni ittifak senaryolarını masaya yatırıyorlar muhtemelen. Geçen seçimlerin muhasebesini yapmak, ittifakın kar-zarar bilançosunu ortaya koymak bu senaryoları tetikleyecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Gündoğmuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?