Maskeli balo!

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) son bir açıklama yaparak kararı Bilim Kurulu, Sağlık Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bırakacaklarını kısaca ifade etti. Bu açıklama ile TFF Başkanı Nihat Özdemir, “Futbol Tehlikeli Sulardır” yazımızda belirttiğimiz “kahraman” rolünden vazgeçmiş oldu.

Haaa zaten “şimdilik” ibaresini söylemiştik gibi manevra kelimelerini geçiniz efendim.

Eğer “seni en ufak bir aksi halde harcayacaklar” diye uyarmasaydık, sosyal ve spor medyasından, teknik adam ve futbolculardan tepkiler fazla yüksek volümlü olmasaydı ve yine kulüplerdeki son Covid-19 vakaları yaşanmasaydı “her şey yolunda” gidecekti.

Şimdi yine başa döndük. Çözümleri sıraladık, yazdık ve söyledik. İptal edilmesi başka bir sorunları getirir diye TFF görüş belirtti. Takımlar antrenmanlara başladı. Bırakalım bu iyi polis kötü polis oyunlarını net bir şeyler söyleyin.

Bakın basketbol ve voleybol bizim önerimiz doğrultusunda hareket ederek doğru adımlar atıyor. Şampiyonu her iki federasyon da tescil etmiyor. Voleybol küme düşürmüyor, fakat üst lige çıkmak için finale kalan 4 takımı da lige alıyor. Basketbol ise küme düşmeyi ve çıkmayı iptal etti. Yani bu sezonun şampiyonu ve küme düşenleri gelecek sezon belli olacak. Fakat tescilledikleri puan durumu ile Avrupa Kupaları’na giden takımları da belirlemiş oldular veya olacaklar. Voleybol daha rahat hareket ederken, basketbol sanırım gidecek takımları belirleme aşamasında tartışmalı günler yaşayacaktır. Fakat o kadar insanları ayrıştırıp, kamplaştırıp ve kutuplaştırdık ki gerçek “yerli ve milli”, “milliyetçilik” kavramlarını yaşayamadık. Şekilcilik ön planda olunca da ülke yararına ortak bir karar da veremiyoruz. Siyasetteki bu durum, spora ve sanata da yansıdı maalesef. Sporcu takım tutar gibi parti tutar mı? Sporun yöneticileri de keza aynı siyaset ile içi içe olur mu? Eğer şanlı bayrağımızı müsabaka, yarış ve karşılaşma sonrasında açıp, sevinç yaşıyor ve yaşatıyor isen birlerine yaranmak için birilerinin yanında yer alamazsın. Ülken adına başarılı olursun. Yani başka bir parti iktidarında bilinçli olarak başarısız işlere imza atamazsın. İşte bu durum ne zaman netleşir o zaman federasyonlar da Avrupa Kupaları’na doğru isimleri gönderir iken tartışma yaşamaz ve hemfikir olduğu takımlarda kulüpler ile ortak karar alabilirler. Bu yüzden artık kısır çekişmeleri bir yana bırakalım da doğru adımlar atalım!

Öte yandan, bu bağlamda kulüplere ne kadar, nasıl yardım yapılacak? TFF, TBF, TVF ve Gençlik ve Spor Bakanlığı bu bütçenin kaynağını nereden bulup aktaracak? Şu anda maçlar oynanmıyor yani bir yerlerden gelir elde edilemiyor. Kulüplere, gıda yardımı, maske yardımı gibi bir yardım veya cüzi bir nakdi yardım söz konusu değildir. Hatırı sayılır olmalıdır. Daha Sporda Şiddet Yasası’ndaki düzenlemeleri bir türlü yerine getiremeyen kulüplerimiz, liglerimiz mevcut. Devamlı ileri bir tarihe erteleniyor. Korona için alınacak tedbirleri kim yapacak? Kim finanse edecek? Oteller gibi her maça gelen takıma maske verilip, kolonya mı dökülecek? Ya da maçın belli dakikalarında verilen su molası gibi dezenfektan molası düdüğü mü çalacak?

Her türlü senaryolara hazırlıklıyız, alfabenin tüm harflerinden planlarımız var deniliyor. Fakat şu rapor, plan ve hazırlıkları henüz net bir şekilde görüp okuyamadık. Nasıl bir maliyet ve bu nasıl karşılanacak tekrar ediyorum belli değil. Herkes kendi güvenliğini almalı, kendi izolesini yapmalı, her takım kendi yağı ile kavrulmalı deniyor, fakat kimse elini taşın altına koymak için saklandıkların taşın altından çıkmıyor!

Biz yaza yaza, zaman zaman telefon veya sosyal medyadan gazeteci arkadaşlarla konuşa konuşa bir hâl olduk, yorulduk. Fakat sahipleri açıklama yapmaktan, topu sektirip karşı tarafa pas atmaktan yorulmadılar.

Her alanda bilim kurulları oluşturmalıyız. Dürüst, adaletli, ahlaklı, bilgili, liyakatli, sizden mi bizden mi sorularından uzak demokratik, şeffaf, ilgili her kesimden bu kurulları acilen kurmalıyız. Aksi takdirde korona sonrasında tekrar eden pandemi, felaket ve krizlerde yine panikleriz. Birileri kendi amaçları uğruna normal zamanlarda selam bile vermediği kişilerin gönüllü projelerinden kendilerine pay çıkartarak bir yerlere yaranmak adına “yumurtam sıcak” göz boyama hareketlerine hayran kalırız.

Bu yüzden her alanda olduğu gibi spor alanında da bilim kurulu ve başka kurullara ihtiyaç vardır. Birileri gerçekten samimi işler yaparken bazı uyanıklar buradan vazife çıkarabilirler. İşte bu kurullar bu tip “yumurtam sıcak” işlere ve kişilere de mani olabilirler. Biz spor medyası olarak eğer görev verilirse ister danışman, ister sahada olsun bu kurullarda çalışmak isteriz.

Özetle, şu maskeleri bir çıkartalım da maskeli balo bitsin derim. Samimi olanlar ile göz boyayıp, bencil ve menfaatçi adamlar ayrılsın derim. Net olun, açık olun, dürüst olun. Bu sahte yüzler gerçekten tak etti canımıza!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?