Reklamı Kapat

Müslüman’ca dikelmek

Arzu ve istekler, dualar, temenniler, beklentiler, insanoğlunun tarih boyunca büyük bir kısmının tercih ettiği kestirme yollar. Bunlara daha birçoğunu ekleyebilirsiniz. Yapmaktan, terlemekten, sorumluluk yüklenmekten daha kolay olan ne varsa. İsteriz ki sorunlar kendiliğinden çözülsün ya da güçlü liderler el atsın veyahut da ilahi bir yardım gelsin ötelerden. Tabi ters giden her şeye de en şiddetli şekilde kızalım, sesimiz yükselsin, en fazla bağırabilenimiz alkışlara boğulsun. Suçu kime atacağımızı, kimleri itham edeceğimizi hep çok iyi bildik. İlahi olanı anlamadık, bilgiye sahip olamadık, sırf heyecan ve dış motivasyonlar ile arkadan itilerek, önden çekilerek iki ileri bir geri yol almaya çalıştık, yani aslında çalışmadık, zorlandık. Temelde aksiyonu gerektiren hakiki bilgi ve inanç olmadığı için etkenler tükendiğinde biz de tükendik ve sıklıkla, çoğumuz yarı yolda kaldık.

Bu zorlu süreçte bir kısmımız inancının arkasına saklanarak tembellik etti, bir kısmımız da bilgi, teknoloji, Batı dünyası karşısında ezile büzüle inancından uzaklaştı. Genellikle çok azımız hakikati kuşanabildi, orta yol ehli olabildi. İnancımızın bilgiyi kapsadığını, kâmil ve şamil bir dine sahip olduğumuzu anlamakta hep zorlandık. Yeryüzündeki Batılı toplumların ilimde, fende önümüzde olmasını kendi tembelliğimiz dışında her yere bağladık. İşte bu akıldan yoksun sığ dünyamız Müslüman topraklarının öz evlatlarını birer birer deizmin kucağına itti. Bu katliamdaki en büyük pay ise şüphesiz elinden Kur’an, dilinden ayet ve hadisler düşmeyen, vatan diyerek yatıp, millet diyerek kalkan ve aynı zamanda ihaleye fesat karıştıran, yolsuzluğu cihat aşkıyla yürüten, torpili, adam kayırmacılığını nitelikli insan kıyımına dönüştüren, bu dünya için ahiretini tehlikeye atacak en büyük günahları işleyen hızlı mücahitlere aitti.

Müslümanlar, muhafazakâr oldu, dindar oldu, İslâmcı oldu, milliyetçi muhafazakâr oldu, ilerici, gerici, modern oldu ama gel gelelim bir şuurlu Müslüman olamadı. Tanımın merkezinde kalarak ek bir sıfatla Müslüman’ın sahip olması gereken sadece şuurdu. Olması gerekene bağlı, olmaması gerekene karşı, inandığı gibi dosdoğru, dimdik, elif gibi bir adam olabilmekti şuurlu Müslüman olmak. “Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır” diye diye her defasında yeniden başlayan mücahitler, az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti, döndü dolaştı ve yine şuursuzluğun çeşmesine yanaştı. Avuç avuç, kana kana doyamadılar şuursuzluk çeşmesinin alık alık akan suyuna.

Biraz ondan biraz bundan ekleyelim, şurası kalsın burasından bahsetmeyelim diye kuşa çevirdikleri inancın artık İslâm dininden başka bir şey haline geldiğini fark etmediler. Hadi dedik ki zaman geçti, olmadı, fark etmediler, şimdi acaba bir şeyler anlaşılmış mıdır? Yok, maalesef, anladık ve gördük ki hiçbir şey değişmemiş, hiçbir şey değişmiyor. Aynı olan bir şey varsa bizim iyi niyetimiz oldu. Biz hep iyi niyetimizi koruduk. Sabırla, yıllarca konuştuk, anlattık, zaman zaman kızdık, örnekler verdik, ispat ettik, kıyas yaptık, akıl yürüttük ama yine de değişen pek bir şey olmadı. Bizde üzerimize düşeni yapmanın huzuru, onlarda da kırıp döktüklerinin acısı kaldı.

Müslümanlar evlatlarını, bilim, teknoloji, sosyoloji, felsefe putlarına kurban vermek zorunda mı? Kendi ellerimizle ve imkânlarımızla yetiştirdiğimiz evlatlarımızı kara deliklere süpürme şaşkınlığımızdan ne zaman kurtuluruz acaba? “Ya Rab yok mu bu karanlık gecenin sabahı” diye haykıranlar ne zaman yerini ellerinde kandillerle kör karanlığa doğru koşanlara bırakır ki? Olsun, biz yine de her şeye rağmen Allah’tan (c.c.) ümidimizi kesecek değiliz çünkü yanaklarımıza doğru süzülen alın terimiz, herkese yetecek sevgimiz var.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Sarıgöllü Ali AÇAR - Üstat tespitler tam yerinde isabetli belki de imanımız zayıftı. Belki de cenabı hak bizleri imtihanı bu şekilde uygun gördü. Yüreğine sağlık Allah razı olsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 21:43


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?