Bir havuz problemi “biz işimize mi bakalım”

“Biz işimize bakalım” ne demek? Koşulları dikkate almaksızın ve daha önemlisi koşulları oluşturan insanı dikkate almaksızın “biz işimize bakalım” ne anlam ifade eder?

Bu aralar etrafımda sürekli bu cümleyi duyar oldum. Peşinen şunu ifade edeyim: Bu cümleyi sürekli kullanmak sığ bir havuzda büyük hayaller kurduğu sahile ulaşmak için yüzme gayreti demektir. Yüzdüğü yerin okyanus değil havuz olduğunu, suyun yeterli olmadığını ve oluşacak dalganın sahili varamayacağını ısrarla görmezden gelmektir. Bulunduğu havuzun eksiklikleri dile getirildiğinde “biz işimize bakalım” deyip meseleyi yani bulunduğu havuzu bir yönden anlamlı bir yönden anlamsız kılmaktır. Anlamlı kılmaktır “başka havuzda yaşama şansımız yok” demeye geliyor mesele, anlamsız kılmaktır zira “başka gidecek yerimiz yok demek zaten zihnen meselenin bittiği ve aslında bir yere gidilmese de bir yerden gidildiği anlamına” gelir.

Sosyal yapılar insan üzerine kurulur. İnsan ise aklı ve bedeni üzerine kurulur. Akla din dilinde ruh derler. Yani insanın bedeni ve aklı yeterli ya da ikna olmadığı sürece bir eylemde bulunması mümkün değildir. İnsandan mezkûr eylemi beklemek ise adaletsizliktir. Konumuz sosyal meseleler ya da insana dair meseleler olunca beden kavramı maddi olana döner ve imkân kavramı ile özdeşleşir. Yani kişi bütün imkânını kullanmadığı sürece bir şeyleri eksik bırakmıştır. Aynı zamanda kişiden imkânından fazlasını beklemek ya da istemek ise adaletsizliktir. Maddi imkân ya da kapasite denince vakit, nakit, güç ve gayret her ne gerekli ise kişinin hak bildiği yolda sarf etmesi anlaşılır.

Gelelim akli imkâna… Yani akli olarak kişi bir şeyi makul görmüyor, kabullenmiyor ya da yeterli bulmuyor ise “gidecek başka yer yüzecek başka havuz yok” deyip sabit mi durmalıdır? Yoksa havuzu değişmeli ya da yüzmeyi terk mi etmelidir?

Akli olarak mutmain olmamış bir birey ikircikli hâl içerisinde olur. Bulunduğu değer dünyasını sadece hamasetle yahut düşünmeme gayreti ile devam ettirebilir. Aklınız ya da daha genel ve halk dili ile bir işe gönlünüz yok ise o işte bereket olmaz. Yani kişinin bir konuda ikna olması lazım ki aynı konuda kesin bir gayret içerisine girsin. Yani “biz işimize bakalım” demekle olmuyor.

Biz işimize bakalım demek işin doğru olduğu anlamını içerir. Evet, işimiz kulluk. Bu cihetle işimiz doğru peki adresimizin doğru olduğunun garantisi nedir? Zira “biz işimize bakalım” demek adresin yanlış ya da eksik olduğunu zımnen kabul etmek anlamına gelmiyor mu? Yani “süreçler istediğimiz gibi gitmiyor doğru da yapmıyoruz ya da karar sahipleri doğru yapmıyorlar ama biz işimize bakalım” demek sadece alışkanlıklarımızı terk edememek anlamına gelmiyor mu?

İş kulluk ise kulluğun milyonlarca hatta milyarlarca yolu ve imkânı var. Bu yol ve imkânlardan sadece birini mutlaklaştırmak neden bu kadar gerekli? Hatta satır arasında mutlaklaştırılan yolun yanlışlığa düştüğü iması varken neden ille de bu havuzda yüzmek zorundayız diye sormak gerekmiyor mu? 

Yüzmeye çalıştığımız havuzun suyunun bizleri kaldıramayacak kadar az olduğu gerçeğini ne vakit kabul edeceğiz? Evet, havuzun suyu bizleri kaldıramayacak kadar azaldı. Bu nokta da insanlara “siz yüzmenize bakın” diyemeyiz. Dememiz gerek şey, “Ey insanlar su bulun ya da bütün su kaçaklarını kapatın bu cüsse bu havuzda yüzmez. Eğer su bulamıyor iseniz ya da birileri size havuzdaki kaçakları kapama izni vermiyor ise o zaman yüzmeyi bırakın ya da havuzu terk edin zira kafanız gözünüz yarılacak” olmalı değil midir?

Havuzdan çıkmak kolay olmadığı gibi yeni bir havuzu yapmak da kolay değil bunu biliyorum. Yeni bir havuzu yapacağım iddiası ile bütün mahalle eksik, susuz ve bereketsiz havuzlarla doldu. Yeni bir havuz yapmak teklifi bu durumda abes hatta kaçış görünüyor. O zaman ya havuz yapma ısrarımızdan vazgeçeceğiz ve kendimize bir şekilde dolu havuz arayacağız ya da önceliğimizi havuzun kaçaklarını kapamaya, içini boşaltan yanlış yaklaşımların terk edilmesini sağlamaya, nihayetinde havuza su doldurmaya vereceğiz.  Dikkat buyurun havuza su taşımak en son işimiz olmalı.

Havuz delik ve birileri sürekli havuzdan su kaçırıyor ise kimse havuza yeni su getirmeyi konuşmamalıdır. Şu çalışmayı yapalım şu kadar kanal açalım her kanalın başına bir halka kuralım oralardan gelen her sudan havuzu dolduralım demek akıllıca değil. Öncelikli olarak havuzu bakıma almamız gerekiyor. Efendim, havuzun bakımından biz sorumlu değiliz diyenleri birkaç gün sonra yok olup gidecek suları havuza taşımanın sorumluluğunu almamaya davet ediyorum.

İnsanlığın içerisinde rahatça yüzeceği havuzun duvarları hakikat tuğlaları ile yeniden örülmeli, harcı iman nuru ile karılmalıdır. Havuzun giderli adalet tıpası ile sınırlandırılmalı, havuza gelecek olan sular Anadolu irfanı ile birbirine kavuşmalıdır. Aksi durumda havuza aktarılan her su pınarı heba olacaktır. Evet, biz işimize bakalım ancak bizim işimiz şu saatte havuza su taşımak değil havuzu derin ve temelden bir tadilata almak olmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İdris Cevahir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Mustafa Arslan - Yüreğine sağlık Cevahir bey.

Bir termal otel odasındaki küçücük havuzunda yüzenlere Milli Görüş okyanusunu anlatmaya devam

Onlar "işinize bakın" desin dursunlar

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 30 Nisan 11:54


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?