Mümine oruç kalkandır

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Yaşayan müminler, Müslümanlar olarak bir Ramazan ayına daha girmiş olduk. Ramazan ayı; Kur’an, oruç, cihat, infak, adalet, rahmet, merhamet ve bereket ayı olarak tanımlanan muazzam bir aydır. İçinde bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’ni bulunduran bu ay Allah’ın kullarına özel bir ikramıdır. Farz olan orucu bu ayda tutarız. Allah, oruç için, “İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim” buyurmuştur. Peygamberimiz ise; “oruç kalkandır” diyerek, bu ibadetin manevi etkisini kısaca dile getirmiştir. Oruç, inkârcıya, müşrike, münafığa, fasık ve facire değil mümine kalkandır. Peygamberimiz bu gerçeği, “Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır” şeklinde ifade etmiştir. Evet, oruç insanı bütün batıllardan, yanlış işlerden, kin ve nefretten, kavgadan koruyan bir kalkandır. Peygamberimiz, “Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin. Muhammed’in canı kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır” buyurmuştur. Müminin bütün çabası, dünya hayatında Allah’ın rızasını kazanmak, böylelikle ebedi saadete nail olmaktır. Oruç ibadeti, mümini bu saadete taşıyan ibadetlerdendir. Peygamberimizin şu hadisi bu gerçeği beyan eder: “Allah yolunda çift sadaka veren kimse, cennetin muhtelif kapılarından; ‘ey Allah’ın şuurlu kulu, burada hayır ve bereket vardır’ diye çağırılır. Namaz ehli olanlar namaz kapısından, cihat ehli olanlar cihat kapısından, oruç ehli olanlar reyyân kapısından, kim de sadaka; yani zekât ve infak ehlinden ise sadaka kapısından cennete girmeye davet edilirler.” Mümin, bütün bu nimetlerin hepsini birlikte işlemeye sadece Ramazan ayında nail olur. İşte biz böyle bir ayın içindeyiz. Allah, hepimizi hakkını vererek, bu ayı ihya edenlerden eylesin.

Allah'ın düzeni

İnsanlar, Allah’a kulluk etsinler, yolunda yürüsünler, düzenine tabi olsunlar, razı olacağı işleri yapsınlar ve böylece ebedi saadete nail olsunlar diye yaratılmıştır. Yaratılış hikmetine uygun davranan, hayatın her alanı ile ilgili sorumluluklarını yerine getirenler sadece Allah’ın mümin kullarıdır. Allah’ın düzeni bir bütün olarak İslam’dır. İslam, kendi içinde dört düzenden oluşur. 1. Din ve Ahlak düzeni: Biz müminler Allah’ı hak ilah olarak bilir, O’na ibadet eder ve sığınırız. Kur’an ahlakına tabi olur, ahkâmına uyarız. 2. İlim düzeni: Müminlerin itibar ettiği ilim, Kur’an ve sünnettir. İnancımıza göre, kâinatın yaratılış sırları ve bütün ilimlerin temel esasları Kur’an’da mevcuttur. Onun için, “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir” buyrulmuştur. 3. Adil ekonomik ve iktisat düzeni: Allah yerde ve gökte olanların hepsini, yararlansınlar diye insanların emrine vermiştir. “Yiyiniz, içiniz ancak israf etmeyiniz” esası, bu düzenin şiarıdır. Bu düzende, emek sömürüsü, haksız kazanç, sermayenin sadece belli bir kesim arasında dolaşan bir devlet olması olmaz. Bunun için ticaret helal, faiz, kumar, haksız kazanç haram kılmıştır. Müminlerin faizci kapitalist düzene rızası olmaz. 4. Adil hukuk ve siyaset düzeni: Allah mülkü adalet üzere ikame etmiştir. Adalet, beşerin hukukunu muhafaza etmektir. Siyaset ise, Allah’ın insanlara telkin ettiği hak ve adalet esasları doğrultusunda hizmet etme işidir. Bu düzen İslam’ın adil düzenidir ve buna uyan saadet bulur, uymayan ise zulme uğrar. Allah’ın hükmü, her zaman tecelli eder.

Samimiyet

Allah, kullarında samimiyet ve ciddiyet ister. İnsanlık âlemi olarak bir koronavirüs salgınına muhatap olduk ve bu yılki Ramazan’a bu salgının gölgesinde girdik. Biz insanlık olarak, denizde ve karada hak ile bina edilmiş adalet ve hikmet düzenini bozduk ve bunun faturasını İslam ve insanlık âlemi olarak, ağır bir şekilde birlikte ödüyoruz. Allah’ın rahmeti gazabını geçer ama kâinattaki adalet ve hikmet düzenini bozmaya koşan azgınları da gazabıyla yakalayıp helak eder. Allah’ın âdeti böyledir. Biz müminler, Allah’ın rahmetinden ümit kesemeyiz ama gazabından da emin olamayız. Peygamberimizin, “Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezse,  Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez” hadisi, bizi samimi olmaya davet ediyor. Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan ayı kim için böyledir? Halimize bir bakalım. Allah, faizi, içkiyi, kumarı, yalanı, zulmü, haram lokmayı, zinayı, adam kayırmayı, kin ve nefreti, israfı ve bütün kötülükleri yasaklamışken, biz adı Müslüman tuhaf bir ümmet olarak bu kötülüklerin tamamını fert, toplum ve iktidar olarak hala işlemeye devam ediyoruz. Adı Müslüman olan bizlerin gündeminde İslam’ın adil düzeni diye bir mesele yoktur. Allah da bize verdiği bütün nimetleri bir koronavirüs ile elimizden geri alıyor, hâlâ uyanmıyoruz. Bu zamana kadar düzene karışmayan bir İslam ile bugüne geldik, bu günden sonra cuması olmayan, camileri boş, sadece minarelerde okunan ezanlar ve dualarla yetinen, ibadetleri sıfırlanmış yeni bir İslam ile uyutulmaya devam edileceğiz. Böyle bir toplum için Ramazan, rahmet, mağfiret ve kurtuluş, oruç ise kalkan olabilir mi? Allah; İslam yolunda yürüyen, hata yaptığı zaman tövbe eden, bütün insanlığın saadeti için cihat eden şuurlu bir Müslüman topluluğa hidayet eder ve rahmetiyle kuşatır. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?