Sadece umreden gelenler mi kabahatli?

Adını verip şimdi burada ayrıca töhmet altına sokmak istemiyorum…

Geçenlerde bir arıza dolayısıyla önemli bir kurumumuzun teknikerini çağırdık.

Arıza dediysem belki birkaç yıllık bir maceradan bahsediyorum. Adamları çağır, ara, ne yaparsan yap gelmiyorlar! Ama bu korona günleri dolayısıyla 7/24 evde olduğumuz için, “Hadi gelme de görelim, bin defa arayacağım…” diye tutturdum!

Aradım ve sonunda o önemli kuruluşumuzun teknikeri geldi.

Gayet güzel; maskesi, eldiveni… Tedbirler harika… Olması gereken de bu zaten.

Gelen görevliye kapıda terlik uzattım. “Teşekkür ederim ama galoşumu giymek zorundayım, kurallar böyle! Buradaki işim bittikten sonra galoşu çöpe atacağım…”

Öyle hoşuma gitti ki! Bu da gayet güzel ve de olumlu. “Tabi ya, olması gereken bu!” diye düşündüm.

Ama o da ne!

Elinde bir A-4 kâğıt… Eskiden okullarda hani çoktan seçmeli (test usulü yapılan ve en çok sevdiğimiz) sınavlarda teksir dağıtırlardı. Sararmış kâğıtlarda yazılar da tam net olmaz ama yine de okunurdu. Esasen hoş bir yanı da vardı. En azından ucuzundan kullanıldığı için kâğıtlar da sarı renk ağırlıklı idi ve gözü de yormuyordu.

Tekniker, elindeki A-4 kâğıdı kapıda, galoşunu giymeden önce uzattı; “İmzalar mısınız?”

Baktım, Türkçe, İngilizce ve Arapçadan oluşan bir metin. Her bir dilde 3-5 satır var. İmzalamadan önce şöyle hızla bir göz gezdirdim. Şu sorular dikkatimi çekti;

* “Son zamanlarda sürekli bir öksürüğünüz var mıydı?”

* “Son zamanlarda yüksek bir ateşiniz var mı?”

* “Son dönemde nefes darlığınız oldu mu?”

Korona belirtileri var mı yok mu, öğrenmek istiyordu, kurum!

Tamam, dedim kendi kendime. Bunların hiçbiri de Rabbime şükürler olsun ki bizde yok. Ayrıca, kimsede de olmasın! Bizim Anadolu’da genel bir deyimdir, hani; “Allah (c.c.) düşmanıma bile vermesin!” Âmin. 

Tam imzalayacaktım ki orada bir ibare dikkatimi çekti;

* “Yakın zamanda umre ziyareti yaptınız mı?”

Yukarıdaki sorular neyse de, yani, öksürüğü, yüksek ateşi ve nefes darlığı olan birinin evine girmek, o ortamda çalışmak gerçekten de risk!

Bunu anlarım ama, “Yakın zamanda umre ziyareti yaptınız mı?” sorusunu tam olarak idrak edemedim!

* Tamam, umreden gelenlerde koronaya rastlanmadı mı? Rastlandı, doğru!

* Tamam, umreden gelenlerden bazılarının korona salgınının yayılmasında etkisi olmadı mı? Oldu, doğru!

* Tamam, umreden gelenler karantinaya alınmadı mı? Doğru alındı ve de alınması da gerekirdi, ayrıca! Devletin bu anlamda aldığı tedbirlerin, önlemlerin de desteklenmesi gerektiği düşüncesindeyim.

Ama şu soruya da dikkatlerinizi çekmek istiyorum;

* Tamam da arkadaş! Bu süreçte, yani korona salgını ortaya çıktığında umreden yurda gelen sayısı 1 ise, diğer ülkelerden yurdumuza gelenlerin sayısı belki 10, belki de 20.

Yani, umreden gelenlerin belki 20 katı daha kişi, diğer ülkelerden ülkemize giriş yaptı.

Neden diğer ülkelerin ismi, cismi sayılmaz ve zikredilmezken sadece ve yalnızca ‘umre’ciler tehlike olarak gösteriliyor?

İmza altına alınan bu belgede ‘umre’cileri hiç zikretmeden de, ‘En son yurtdışından ne zaman döndünüz? Hangi tarihte, hangi ülkeden dönüş yaptınız?’ sorusu yöneltilemez miydi?

***

Son soru: Burada, “fırsat bu fırsat!” diyerek, kutsal beldelere yönelik bir ‘algı’ operasyonu var mıdır, yok mudur?

Peki, ya sizce?

HER EVE 3 MİLLİ GAZETE

Yılların Milli Görüş sevdalısı, neredeyse yarım asırdır Milli Gazete okuru ve abonesi olan Mustafa Başboğa mesaj yolladı. Okuyalım mı;

* “Milli Gazete’nin çıkış tarihi 12 Ocak 1973. Rahmetli Erbakan Hocamın verdiği isim Hak Geldi Batıl Zail Oldu. Yarım asırdır bunun mücadelesini veriyoruz. Hak davalarda zorluklar güne, zamana, çağlara has değildir. Milli Görüşçü arkadaşlara çağrımdır; tüm teşkilatlarımız, il, ilçe ve belde teşkilatlarımız hep beraber bu zor zamanı aşmamız için gayret gösterelim. 1 Milli Gazete yerine 3 gazete alalım, abone olalım. Fazladan aldığımız Milli Gazete’leri de yakınlarımıza, akrabalarımıza verelim. Gücü olmayan arkadaşlarımıza…

Teşkilatlarımızın yardımları ile bu zorlu günleri aşacağız, inşallah. Bizler, içinizden biri olarak, Balıkesir Erdek İlçe Teşkilatı olarak, bunu başlatmış bulunuyoruz. Teşkilatımıza gelenlere bir Milli Gazete hediye ediyoruz. Arzu edenlere işyeri ve evinde de bu hizmeti başlatmak arzusundayız. Bu kadar önemli bir görevimiz olduğunu düşünüyorum…

Esselamüaleyküm ve rahmetullah…”

GÖZÜ YAŞLI RAMAZAN!

* Mahyalar ağlamaklı.

* Camiler sessiz.

* Teravihler mahzun.

* Ramazan geceleri ıssız.

* Teravihten sonra çay muhabbetleri, sohbetleri tatsız.

* Öyle sahura kadar küçük sandalyelerde, salaş çay ocaklarında, duvar diplerinde tatlı muhabbetler yok artık.

* Yok ama olur, inşaallahü Teâla diyelim.

n Kabe, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa kapalı.

***

Yine de ve her şeye rağmen tüm okurlarımın ve cemi ümmetin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyorum. Oruçlarımız mübarek olsun!

MESAJ PANOSU

Selamünaleyküm Adnan Bey.

Bildiğiniz gibi Dömeke Muharebesi Osmanlı’nın gerçek manada kazandığı tek zaferdir. 1897 yılında Müşir Ethem Paşa komutasındaki Osmanlı orduları kısa sürede Atina önlerine kadar ilerledi. Rusya ve İngiltere’nin baskısıyla geri çekilmek zorunda kalsak da dosta düşmana iyi bir ayar verdik. Bildiğiniz gibi yakın tarihimizde Dömeke Muharebesi ve Kuttulammare Zaferi hep görmezden gelinmiş yok sayılmaya çalışılmıştır. 17 Nisan bu zaferin yıldönümü idi.

Cenab-ı Hak şehitlerimize rahmetiyle muamele eylesin.

Bilindiği gibi Dömeke, Orta Yunanistan’da, Teselya Ovası’na bakan küçük bir kasabadır. Sizlerle de paylaşayım istedim. (Kadir İriş)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Serdar - Umreden gelenlerin büyük çogunluğu karantinaya alınmadan yurda dagıldılar. En büyük zafiyet bu oldu maalesef...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Nisan 09:52


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?