Reklamı Kapat

Murat Erol’u niçin severiz?

Murat Erol tefekkür sahibi yazarlarımızdan. Tefekkürsüz yazar mı olur demeyin. Sadece etrafınıza bakmanız yeterli. Murat Erol’la sanırım bir kere yüz yüze karşılaştık. Suratını ve de siluetini unuttum, lakin sireti hep aklımda. Derin düşünce sahibi, yerli ve de kendini unutturmayan bir tarafı var. Notlar dergisine emeğini unutmak mümkün değil. Beraber birçok dergide de yazdık. Yerlilikle ilgili yazdıkları Yerlilik Düşüncesi adıyla kitaplaştı. Mekânla sınırlı bir yerlilik değil onunkisi; uçsuz bucaksız bir vatan. Yazdığı dergi ve gazetelere baktığımızda onun yerlilikten neyi kastettiğini daha iyi anlıyoruz. Mevlana’nın pergel metaforuna yakın bir yerlilik. Murat Erol’u sevmemizin onun Yozgat-Yerköylü olmasıyla ya da Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirmesiyle hiçbir ilgisi yok. Evet, onunla bir sene Sağduyu gazetesinde aynı sayfada yazdık. Lakin o izafi bir yakınlık. Murat Erol’a muhabbetimizin bir sebebi yazdığı yazılara yabancılaşmayan bir yazar olmasıdır. Kendisi yazdıklarına yabancılaşmadığı gibi yazdıkları da hiçbir zaman başını alıp bir yerlere gitmemiştir. İkinci sebebi yazdığı mevkutelerin isminin işaret ettiği ahlâk ve düsturlara her zaman riayetkâr olmasıdır. Mesela Sağduyu’da yazıp sağduyusunu kaybetmemek, Millî Gazete’de yazıp sahih anlamda millîlikle rabıtasını hiç kesmemesi gibi. İnsan eve çekildiğinde hafızası da tazelenip temizleniyormuş meğer. Sokağı arkada bırakınca insan asli belleğine geri dönmesi ne güzel!

RAMAZAN GELİYOR, O HALDE NE YAPALIM?

Öncelikle ağırlıklarımızı atalım. (Geç yatıp erken kalkalım.)

Daha önce düşünmediğimiz kadar düşünelim, sade kendimizi değil, komşumuzu, uzaktakini ve de başkasını da. (Düşündükten sonra en asude yere taşınalım.)

Bu sene ramazan izole günlerine rastladı. Bunu daha bir imkâna dönüştürelim. (Karantina günlerini inziva vakitlerine dönüştürelim.)

Herkes anahtarı kendi elinde olan hapishaneden, daha önce mahkûm edip içeri tıktığı en az üç kişiyi salıversin. (Genel af nefsinize zor geliyorsa, kısmî af çıkarın.)

Her gün aranızın çok iyi olmadığı birini telefonla arayarak hâl hatır sorun. Bunun çok aktüel bir nefis terbiye metodu olduğunu bilmiyor olamazsınız. (Gururunuz neyse de kırın şu kibrinizi!)

Hep eksik ve olumsuz yönünü gördüğünüz birisi hakkında iki günde bir olumlu twit atın. (Atacak twitiniz yoksa hakkında bildiğiniz güzellikleri konuşarak etrafa yayın; hem ne de olsa bu da bir yayın.)

Kur’an okuyun, okuduğunuz Kur’an’dan sizi ziyadesiyle etkileyen ayetleri bir yere not edin. (Hem böylelikle Kur’an’ın anlaşılmak için okunduğu gerçeğiyle yeniden buluşmuş olursunuz.)

Etrafınızda yoksul olup olmadığı, bir günlük ihtiyacını karşılayamayacak insanların bulunup bulunmadığı ihtimalini düşünün. (Yok deyip de işin içinden sıyrılmayın.)

Muhabbetlerinizde yönünüzü doğaya dönün. (Allah’ın kevnî ayetlerinin de olduğunu unutmamış olursunuz.)

Televizyonlardan -özellikle iftar ve sahur programlarından- kendinizi izole edin. (Korkmayın bir şey kaçırmış olmazsınız. İlla da bir şey dinlemek isterseniz, kafanızı dinleyin.)

İftara bir iki saat kala oruç oruç ne okunur diye düşünüyorsanız Oruç Aruoba’nın Meşe Fısıltıları ve Doğançay’ın Çınarları şiir kitaplarını okuyabilirsiniz. (Şayet sahuru beklerken gecenin kıyısında bir şeyler okuyayım diyorsanız Halime Toros’un Sahurda Gelen Erkekler öykü kitabını okuyabilirsiniz.)

Gecenin en sessiz derinliğinde dua edin. (Duanıza harfleri ve de kelimeleri bulaştırmayın.)

Gün ortasına doğru fena şekilde acıktığınızı hissettiğinizde ne kadar zayıf ve de aciz olduğunuzu düşünün. O çok istediğiniz karın doyuracak şeyleri kısa sürede midenize indirip nasıl yediğiniz şeylerden hızla uzaklaşacağınızı düşünün. (İnsan yememeyi içmemeyi kendi iradesiyle başardığı oranda kendine karşı zafer kazanmış olur.)

Eliniz kalem tutuyorsa mutlaka Ramazan Günlüğü adıyla bir ay boyunca günlük tutun. Sokağa çıkmanın orucuyla, Ramazan’ın nefsi tezkiye orucunu birlikte yaşayan sizlersiniz. Sizin hikâyenizi niye bir başkası yazsın, siz yazın. (Oruç tuttuğum yetmiyor mu bir de günlük mü tutacağım demeyin sakın!)

Çocukları sevindirin. Bu günlerde para ve harçlık işlerine yaramayacaktır. Onlara başka harcamalar yapın. Mesela, onlar için vakit harcayın! (Birlikte resim yapabilir, kitap okuyabilir, hatta kütüphanenizi birlikte düzenleyebilirsiniz.)

Ha, unutmadan bu fakirin (Hüseyin Akın) YouTube kanalından “ufaktan eğitim” videolarını izlemeyi unutmayın. (Kanala abone de olabilirsiniz, şimdi kalkıp abone mi? Abooo o ne?! Demeye falan kalkmayın!)

Sağlık ve afiyet içerisinde hayırlı bir ramazan ayı diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hayati Otyakmaz - Güzel bir yazı.. Kaleminize ve yüreğinize sağlık değerli kardeşim Hüseyin Akın Beyefendi!

Hayırlı Ramazan-ı Şerifler.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 23 Nisan 14:55


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?