Reklamı Kapat

Yeni düzen…

Gelecekle ilgili tahminlerde bulunan fütüristler, analistler veya olan bitenden birtakım çıkarımlarda bulunan, öngörülerde bulunan komplo teorisyenleri, stratejistler ne der bilinmez ama yaşadığımız gelişmeler, dünyayı belli bir rotaya doğru sevk edecek gibi görünüyor. O rotanın hayırlı bir istikameti mi yoksa “tünelin ucundaki ışık” diye hızla gelen bir kamyonu mu işaret ettiğini yaşayarak görecektir insanlık muhtemelen. Bugünden yarına “cuk oturan” çıkarımlar, bu kadar belirsizliğin olduğu bir atmosferde pek de kolay olmasa gerek.

Küresel ölçekteki virüs salgınıyla birlikte allak bullak olan dünya, hem kurumsal olarak hem de kurulu mekanizmalar anlamında köklü bir değişimden geçecek belki de. Çokça zamandır bahsi geçen ve sermaye sahiplerinin pek de hevesli olduğu “esnek çalışma”, yani “çalıştığın kadar öde” modeli, önümüzdeki süreçte çokça konuşulabilir. İnsanların evde kaldığı ama “ekmek parası” nedeniyle haliyle çalışmayı da sürdürdüğü bir ortamda, “evden çalışma” adı altında “esnek çalışma”nın temelleri atıldı bile. Önümüzdeki süreçte çalışma şekilleri ve modellerinde gelenekselin yerini “yeni”nin aldığını görmemiz kuvvetle muhtemel sanki.

Ne zamandır, özellikle de küresel sistemin ağababalarının da teşvikiyle söz konusu edilen “küresel ısınma”, “iklim değişikliği” gibi konular, küresel salgın gerekçe gösterilerek daha da fazla hayatımızda yer edebilir. Elbette ki, doymak bilmez kar ve kazanç iştahlarının neden olduğu mahsurlar yerine, kuvvetle muhtemel gelişen ve gelişmekte olan ülkelerin başına çorap örecek şekilde bir gündem kirliliği beklenebilir küresel elitlerden.

Gıda güvenliği meselesinin salgının ardından dünyanın yeni “yumuşak karınlarından” birisi olacağını tahmin etmek için çok da zorlamaya gerek yok sanırım. İnsanların eskisi gibi gönül rahatlığıyla gıda tüketmek yerine ince eleyip sık dokuması, gıdaların kökenini, menşeini, yetişme koşullarını didik didik etmesini görmek olası. Son zamanların moda takıntılarından olan “organik” meselesinin de ötesine geçmesi muhtemel bir yeni toplumsal histeri önümüze çıkabilir. Elbette ki buna bağlı istismarlar da… 

Küresel gıda arzı meselesi, aynı petrol fiyatları gibi ülkelerin gündemini işgal eden bir başlığa dönüşebilir. Kendi kendine yeten ülkeler, bu aşamada adeta “petrol zengini” ülkeler gibi itibar görebilir.

Son on yıllarda sıklıkla duyduğumuz “gelecekte ülkeler su için savaşacak” önermesi de, belki de bu hassas süreçte gerçekleşebilir. Aynı gıda meselesi gibi, “temiz su” da ülkeler için stratejik bir ürün olarak ön plana çıkabilir.

Şekil değiştiren üretim ve çalışma ilişkileri misali, belki de ödeme biçimleri de farklı bir yöne doğru evrilebilir. Giderek etkisini artıran “kredi kartlı” ödemeler, artık “temassız” ödeme biçimlerine doğru dönüşürken, küresel ölçekte rezerv birimi olarak orta ve uzun vadede doların yerini bir başka ölçü biriminin alabileceği yorumları da yapılmaya başlandı bile. Kripto paralar mı, yoksa başka bir ödeme birimi mi, bilinmez ama küresel sistemin “gömlek değiştirebileceği” yabana atılmamalıdır.

Bütün bunlara ek olarak dünyanın bundan sonra eskisi kadar küresel olmayacağını veya olamayacağını da söylemek mümkün olabilir. Mal, sermaye ve insan hareketlerinde yaşanan sınırsız serbestleşme, belki de bir içe kapanma dönemiyle son bulacak. Herkes kendine yetmeye bakacak, küreselleşme öncesi döneme doğru bir gidiş olacak, kim bilir.

İster doğal yollardan isterse “insan eliyle” üretilerek dünyanın başına musallat olmuş olsun, bu küresel salgının küresel nizam da dahil birçok mekanizmayı değişip dönüştüreceğine dair birçok düşünce bulunuyor. Peşinen “yeni dünya düzenine hazır olacağız” demeden önce, bu işin sonuçlarının neler olabileceğine dair kafa yormak daha doğru olur sanki.     

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?