Bir hukukçunun feryadı

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Yaratan Allah’a tazimi, yaratılmış insana şefkati dikkate almayan iktidarların bütün icraatları, sonunda topluma çile ve ıstırap olarak geri dönüyor. Biz Milli Görüşçüler olarak bu ülkede, “İslamsız saadet olmaz” gerçeğini yaklaşık elli yıldır ifade ediyoruz. Son çıkarılan infaz yasası da yine inancımızın hak ve adalet ölçüleri dikkate alınmadan hazırlanmıştır, gerçek mağdurlar içeride tutulmuş, mala ve cana karşı suç işlemiş olanlar da genellikle tahliye edilmiştir. Bu infaz yasası ile ilgili olarak bir hukukçunun feryadına birlikte kulak verelim: “…Güncel bir konu olması hasebiyle kanunlarımız hakkında gördüklerimi, doğru bildiklerimi aktarmak isterim, zira hâlâ yürürlükteki kanunlar marifetiyle büyük bir zulüm yapılıyor. Geleceğimiz ve milletimiz, günden güne koronavirüs musibetinden daha büyük belaya doğru sürükleniyor ve ifsat ediliyor. Bu durum dinimize, adalete, vicdana, hak ve ahlaka uygun düşmüyor. Son yürürlüğe giren infaz yasasıyla terör, uyuşturucu, adam öldürme, cinsel saldırı suçu failleri istisna tutularak başta hırsızlık ve dolandırıcılık gibi -hatta mafya babası olduğu herkesçe malum kişi de dâhil- diğer suç mahkûmlarına indirim yapılarak tahliye edildikleri halde, zina etmemek, harama düşmemek için Allah’ın emriyle, rıza ile erken yaşta evlenen, çoluk çocuk sahibi olmuş binlerce baba hâlâ cezaevindeler ve bu yasadan yararlandırılmadılar. Çünkü mevcut kanuna göre bu kişiler ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçunu işlemiş sayılıyor. Düşünün bir baba, mevcut kanuna göre; -dinen evli olduğu ve mubah bir ilişkiden meydana gelen çocuğunun annesi- eşinin istismarcısı, tecavüzcüsü sayılıyor.

BENZER BİR DURUM

Benzer bir durum, aile içi şiddet olayları içinde geçerlidir. Kadına şiddet diye aileyi mahvettiler. Kadın, aile içerisinde yaşadığı olayın sıcaklığı, gurur incinmesi gibi nedenlerin etkisiyle kolluğa/savcılığa başvuruyor, sonra kocasıyla barışsa dahi görülmekte olan dava düşmüyor. Bu nedenle, olay sürekli aile gündeminde kalıyor, erkek eşini ‘hayırsız ve kendisini el âleme rezil eden eş’ olarak değerlendirip boşanma davası açıyor veya gayri meşru ilişkiye, zinaya sürükleniyor ve sonunda ufacık bir sebeple başlayan kavga yürürlükteki kanunlar yüzünden boşanma ile sonuçlanıyor ve bir aile göz göre göre dağılıyor. Ülkemizin geleceği çocuklar ise baba terbiyesinden mahrum kalıyor ve kötü yollara düşüyor. Kadını koruyalım derken koca bir aile dağıtılıyor. İşin acı tarafı ‘eşe karşı kasten yaralama’ eylemini gerçekleştiren kişi, eşi kendisini affettiği halde terör ve benzeri suç faili gibi sayılarak infaz indiriminden yararlandırılmamıştır. Cidden bu kadarı artık zulümdür. Devlet adaletle ayakta durur. Buna göz yumarsak, ne bizim ne de devletimizin iki yakası bir araya gelmez.

BİLMENİ İSTEDİM

Bunları bilmeni istedim, belki farkındalık oluşturabilirsiniz diye bu görüşlerimi sizinle paylaşma gereğini duydum. Milli olmaktan bahsediyoruz ama maalesef bütün kanunlarımız hâlâ kuvveti üstün tutan AB’den alınmış kanunlar. Hakkı üstün tutan, adil ve mili bir nizama kavuşmak adına, tez elden gerekli kanuni düzenlemeleri hayata geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Allah’ın helal kıldığı bir evliliği suç saymanın vebalini düşünemiyorum bile. Maalesef iktidar bu konuda gevşek davranıyor, hâlâ AB ve kimi kadın derneklerinin tepkisinden çekiniyor, belki de münasip bir zamanını kolluyordur bilemiyorum!

BEKLENTİM

Beklentim; şahsınızın, Saadet Partisi’nin ve Genel Başkan’ınızın acilen erken yaşta evlilikten kaynaklı “çocuğun cinsel istismarı” suçundan ve kadına şiddetin önlenmesi olarak takdim edilen ‘eşe karşı kasten yaralama’ suçlarından ‘haksız olarak’ mahkûm olmuşların mağduriyetlerinin giderilmesi ve de her alanda adaletin sağlanması için yapılacak kanuni düzenlemelerle alakalı, farkındalık oluşturacak çalışmayı ve katkıyı istirham ederim. Allah’a emanet olunuz.” Bu, yüreği yanık bir hukukçunun feryadından başka bir şey değildir. Bizden, bu yanlışların düzeltilmesi için, farkındalık meydana getirecek etkin çalışmalar ve girişimler istiyor.

İKTİDARA

Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatıyla hem devletin başıdır ve tek başına hükümettir. Sayın Abdülhamit Gül ise bu hükümetin Adalet Bakanı’dır. İnancımıza göre; yönetmek anlamında siyaset; insanların dünya ve ahiret saadetlerini temin etmek maksadıyla yönetime talip olmaktır. Bizim müktesebatımızda siyaset; aynı zamanda adil yargılama ve cezalandırma işidir. Allah, her kulunu bulunduğu hâl ile imtihan ediyor. Bağrı yanık hukukçunun dile getirdiği mağduriyetler, mevcut iktidarın çıkardığı kanunlar sebebiyle olmuştur. Biz, telkinde bulunsak bile, bu işi düzeltecek olan, yine iktidarın kendisidir. Allah hepimize, özellikle iktidar sahiplerine adaleti emreder. Nahl 90: “Muhakkak ki Allah, adaleti; hak sahibine hakkını vermeyi, iyiliği; faydalı icraatta bulunmayı, akrabaya yardım etmeyi emreder. Şehevi fiilleri; mala, kadına, servet ve paraya karşı haram yönelişleri, münkeri; kötülüğü, cimriliği, israfı, haksızlığı, haddi aşmayı ve azgınlığı; baskı ve zulmü yasaklar…” Burada zikredilen esaslar adil bir iktidarın yol haritasıdır. İktidarlar bozulanı düzeltirlerse adil olurlar, yoksa zalim olurlar. “Biz bize yeteriz” söylemi doğrultusunda telkinimiz şunlardır. 1. Yapılan her işte mutlaka Allah’ın rızası gözetilmelidir. 2. AB dayatmasıyla çıkarılmış bütün yasalar, milli ve ahlaki değerlerimiz dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir. 3. Milletimizin faiz ve haksız vergi sarmalından kurtarılması için üreterek kalkındıran adil ekonomik düzene geçilmelidir. 4. Materyalist eğitim yerine, inancımızın benimsediği milli eğitime dönülmelidir. 5. Kin ve nefret dili yerine sevgi, şefkat ve merhamet dili kullanılmalıdır. 6. İyilikler emredilmeli, bütün kötülükler ile etkin olarak mücadele edilmelidir. 7. İnsan hakları ile insandır, emek başta olmak üzere bütün insan hakları güvence altına alınmalıdır. Bu da bizim katkımız olsun. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Cihadss - Peki korkup da ailesinin veya istismar edenin baskısıyla bu duruma düşenler yani istismara uğradıktan Sonra evliliğe zorla sürüklenenler nasıl ayırt edilecek.? Sormamak elde değil. Buna da bir cevap verirseniz sevinirim. Kaleminize sağlık

...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 05:12


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?