Telafi eğitimi ve bedava maske

Tek gündem maddemiz koronavirüs haline geldi. Çünkü hayatın her noktasını etkileyen bir salgın ile karşı karşıyayız. Bu olağanüstü durumun mümkün olduğu kadar az tahribatla ve kısa sürede atlatılması için herkese görevler düşüyor. Özellikle de yönetici durumunda olanların serinkanlılıkla adımlar atmaları, kararlar almaları gerekiyor. Çünkü alınan bir yanlış kararın yanlışlığının anlaşılması ve yeni bir karar alınması ciddi sorunlara yol açabiliyor. Söz gelimi maske satışının yasaklanması fırsatçıların önünü keserken, aynı günlerde sokağa çıkanlardan mutlaka maske takmaları istenerek bir çelişkiye yol açıldı. Devlet herkese bedava maske dağıtacağı sözü verdi ama ülke çapında bir dağıtımın ön hazırlığı olmadığı için bir yandan insanlara bedava maske ulaştırılamazken, öbür yanda da para ile satılması engellendi. Buna engellendi demek ne kadar doğru bilmiyorum. Çünkü maske satışının bazı iş yerlerinde ya el altından yapıldığı ya da satışı yasaklananların kendi sattıklarından farklı olduğu ileri sürülerek satışa devam ediliyor. Böyle olunca da satın almak isteyen de, satan da bir çelişki ve tedirginlik yaşıyor.

Bu bakımdan satışın yasaklanmasından çok satış fiyatına bir sınır getirilmesi ve bunun denetiminin yapılması sanıyorum daha doğru olacaktı. Özellikle maske üretiminde sağlıksız şartlarda ve standartlara aykırı kaçak üretim yapanlarla ciddi bir mücadele olduğu görülüyor.

Yardım talebinde bulunan ülkelere başta maske olmak üzere tıbbi malzemeler gönderiyor olmaktan elbette mutluyuz. Ancak, içeride bu konunun net bir çözüme kavuşturulamamış olması üzücü oluyor. Çünkü başka ülkelere yardım yapabildiğimize göre özellikle maske üretimi konusunda bir sorun yok. Sorun sadece bedava verileceği belirtilen uygulamanın hayata geçirilmesinde yaşanıyor. Böyle bir dağıtımın kolay olmadığını biliyorum ama hiç olmazsa maskelerin satışının yasaklandığı açıklanırken ne tür maskelerin satışının yasak olduğu net bir şekilde belirlenirken, aynı zamanda da bedava dağıtımın tek elde toplanmasından çok söz gelimi mahalle muhtarları devreye sokulabilir, hatta belediyeler bu konuda görevlendirilebilirlerdi. Böylece bedava maske dağıtımı gecikmeden hayata geçirilebilirdi.

***

Salgının sona ermesi ile ilk ve ortaöğretimde telafi eğitimi yapılacağı, sınavların bu eğitim yılının ilk döneminde işlenen konularda yapılacağı açıklanarak belirsizlik önlenmişti. Ancak, üniversitelerde meselenin nasıl çözüme kavuşturulacağı hususunda farklı görüşler dile getirilirken belirsizlik son bulmamıştı. AK Parti Grubu, salgının ardından yükseköğretimde telafi eğitimin yapılmasını öngören yasal düzenlemeyi Meclis’e getirdi. Bugünlerde yasalaşacaktır. Böylece üniversite öğrencilerinin yaşadığı tedirginlik sona erecektir. Çünkü bazı üniversitelerde Perşembe (dün) söz konusu uzaktan eğitim sağlıklı olarak hayata geçememişti. Yaz aylarında telafi eğitimin gündeme gelmesi bu belirsizliğe son vermiş olacak. Özellikle üniversite son sınıf ikinci dönem öğrencileri ciddi bir stres yaşıyorlardı. Çünkü uzaktan eğitimin tam olarak hayata geçirilememiş olması, bu öğrencilerin sene kaybı ile yüz yüz gelmelerine sebep olmuştu.

Sonuç olarak içinde bulunduğumuz bu salgın döneminde herkesin ve her kesimin bir takım sıkıntılarla karşılaşmasının yadırganacak bir yanı yok. Ancak, alınan eksik kararların kısa zamanda düzeltilmesi yaşanacak kayıpları azaltacaktır. Bu bakımdan yükseköğretimde yaz aylarında telafi eğitimin yasal zemine oturtulması yararlı olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?