Nasıl Bir Yeni Dünya Düzeni?

Korona ile mücadelede can kaybı giderek artarken genellikle koronadan sonra dünyanın hali tartışılmaya başlandı. Özellikle de sürekli olarak koronadan sonra yeni bir dünya düzeni oluşacağı ısrarla vurgulanıyor. Bir başka ifadeyle ısrarla vurgulanan husus artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı belirtiliyor. Bir bakıma pek çok bilim adamı salgının ardından ortaya çıkacak durumu kısaca, koronadan önce, koronadan sonra olarak nitelendirileceğini ileri sürüyorlar. Gerçekten bu salgın dünya üzerinde böyle bir nitelendirmeyi gündeme getirecek bir tahribata yol açacak mı, ya da mevcut dünya düzenini kökünden sarsacak, insanlar yeni bir dünya düzeni arayışına girecekler mi bunu zaman gösterecek. Bu bilinmezliğe rağmen salgının sona ermesinin ardından uzun yıllar telafisi için çalışılacak bir tahribat ile karşı karşıya kalacağımızı söylemek yanlış olmaz. Fakat ortaya çıkacak böyle bir durumu, “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” cümlesini bir bilimsel gerçek gibi sıkça tekrarlıyorlar. Halbuki bu cümlenin ardından söylenen sözlerinin, oluşacağı tahmin edilen yeni dünya düzeninin içinin doldurulması gerekiyor. Söz gelimi yeni dünya düzeninden maksat birtakım ülkelerde yeniden sosyalist sisteme mi dönüleceği kastediliyor? Ya da küresel sermayenin kontrolündeki mevcut kapitalist düzenin yerine nasıl bir sistemin alacağının ortaya konulması gerekmez mi?

Mesela, yetkili ağızlardan, “Yeni dünya düzeninde yerimizi almak için çok çalışmalıyız” cümlesi sıkça tekrarlanırken nasıl bir dünya düzeni için çok çalışmamız gerektiğinin açıklığa kavuşturulması, eğer toplumlardan bir fedakarlık beklenecekse bunun ne karşılığında olacağını toplumun bilmesi gerekmez mi?

Yeni bir dünya düzeni söylemini siyasi hayatımıza ilk getiren Lider Rahmetli Necmettin Erbakan Hocam olmuştu. Ancak, Erbakan Hoca bu yeni dünya düzeni kavramının içini doldurmuş, mevcut sömürüye dayanan, küresel sermaye sahiplerinin dünyanın tüm zenginliklerini sömürmesini önlemek için, öncelikli olarak İslam ülkeleri arasında yeni bir birliğinin oluşması, bu yeni birliğin ortak bir para biriminin, ortak bir savunma örgütünün, yine ortak bir kültürel iş birliği örgütünün, bir başka deyişle mevcut olan sadece küresel sermaye sahiplerinin sömürüsünü korumaya yönelik Birleşmiş Milletler Örgütü’nün karşısına İslam Birleşmiş Milletleri’nin kurulması gerektiğini söylemiş ve bunu dünya üzerinde adil bir düzenin hakim olması olarak nitelendirmişti. Ancak, korona salgınının oluşturduğu panikle midir bilinmez her bilim adamı yeni bir dünya düzeninin oluşacağına kesin olarak inanmışçasına bir tahminlerini tekrarlıyorlar ama bu yeni dünya düzeninin ne anlama geldiği nedense hiç izah edilmiyor. Halbuki bu konuda uzun yıllar çalışılarak ortaya çıkartılmış adil yeni bir dünya düzeninin tüm bilimsel alt yapısı hazırdır. Bu da sadece siyasi söylemlerden ibaret bırakılmamış, pek çok bilim adamı yeni adil dünya düzenini bütün hatları ile ortaya koymuşlardı. Ne var ki, günümüzde yeni bir dünya düzeninin kaçınılmaz olduğunu söyleyenler iddialarını sadece bir söylemden ibaret bırakmayı tercih ediyorlar.

Kaldı ki, yeni bir dünya düzeninin oluşması için ille de korona salgınının oluşturduğu tahribata gerek yoktu. Dünyada tam bir köle düzeni uygulanıyor, bir takım ülkeler ve küresel güçler üretime hiçbir katkıda bulunmadan sahip oldukları para birimi ile adeta üretmeden ve çalışmadan dünyanın zenginliklerini sömürüyorlardı. Ne var ki; yeni dünya düzenini hatırlamak için korona salgınına kadar beklendi. Beklendi de ne oldu? Dile getirdiklerini, yeni dünya düzeninin içi dolduruldu mu? Bu soruya evet demek mümkün değil. Böyle olunca da salgının ardından mevcut bozuk düzenin tahribatına son vererek yeni bir düzen önerilmiyor, sadece yeni düzenin adından söz ediliyor. Böyle olunca da bir takım insanlar boş bir hayale sürükleniyor, daha doğrusu salgının oluşturduğu moral bozukluğundan toplumları kurtarmak için meçhul bir yeni düzenden söz ediliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?