Anlayana!

Anlayana sivrisinek saz!

Anlamayana koronavirüs bile az!

Tüm dünya söz konusu virüsün tehdidi altında ama siyaset dünyamız “kısır çekişmeleri” bir türlü aşamıyor. Özlenen hoşgörü ortamı bir türlü sağlanamıyor. Siyaset dünyasında “hoşgörü sahibi” olmak yerine “şüphe sahibi” olmak tercih ediliyor.

Yine “birbirine güvenme” yerine “birbirinden işkillenme” yolu seçiliyor. Bu yüzden de iktidar sözcüleri muhalefeti kucaklayamıyor. Muhalefet sözcüleri de iktidarı sürekli eleştirmeyi sürdürüyor.

Muhalefetin koronavirüsün tehdidi altındaki vatandaşlara yardımcı olması sahiplenilmiyor. Acaba iktidar sözcüleri muhalefetin gayretleri karşısında “şöyle konuşmuş” olsaydı kıyamet mi kopardı?

“Yerel yönetimde görevli arkadaşlar topladıkları bağışlar ve aldıkları önlemler ile merkezi yönetime büyük ölçüde yardımcı oluyorlar, bu nedenle kendilerine teşekkür ederiz!”

Evet, iktidar sözcüleri böyle konuşsalar kıyamet kopmazdı!

Aksine böyle konuşmadıkları için kıyamet koptu kopacak!

Ya da muhalefet iktidarın attığı kimi adımlara destek vermiş olsa ne kaybederdi? Elbette bir şey kaybetmezdi çünkü destek verilmediği için şimdi çok şey kaybediliyor.

Bir büyük musibet karşısında el ve gönül birliği yapılacağı yerde yine kamplaşma ve kutuplaşma yolu seçilince kıyamet kopmaz da ne olur?

Siyaset dünyamızdaki bu sıkıntının temelini “şüphe” ve “işkillenme” üzerine kurulu anlayış oluşturuyor.

Muhalifleri siyasi rakip olarak görme yerine sanki düşmanmış gibi görünce böyle bir sonuç kaçınılmaz oluyor.

Ne acıdır ki koronavirüs gibi büyük musibet bile kendimize gelmemize yardımcı olamıyor.

Eskiler “anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az” demişler. Yazımızın başında bu söylemi biraz değiştirerek kullandık ve “anlayana sivrisinek saz, anlamayana koronavirüs bile az” dedik.

İçinden geçtiğimiz günlerin hoşgörü ve kucaklaşmaya ihtiyaç duyan günler olduğunu biliyoruz.

Ve bu inceliğin herkes tarafından idrak edilmiş olmasını diliyoruz. İnanıyoruz ki koronavirüs gibi musibetler gelip geçicidir.

Ama bizim gözümüzü daha çok her daim geçerli olan karşılıklı hoşgörüsüzlük ve kutuplaşma anlayışı korkutuyor.

“Azcık hoşgörü çok şeyi değiştirebilir” diye düşünüyoruz.

İktidar da muhalefet de söylemlerinde buna çok dikkat etmeli diyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?