Eğitim-Öğretim Krizin Neresinde?

Covid-19 bütün yaşam biçimini değiştirecek bir etki ile hayat rutinini baştan aşağı dizayn ediyor. Bu değişim temel olarak küresel sistemin gövdesini yeniden dönüştürecek veya yep yeni bir sistemi beraberinde getirecek gibi görünüyor. Özellikle salgın hızla yayılırken başta ülkelerin sağlık sistemleri olmak üzere birçok konu konuşuluyor, tartışılıyor. Kriz yönetiminden, ekonomiye, ekonomiden sosyal hayata varana kadar her şey farklı boyutlarıyla ele alınıyor. Bunlar ister komplo teorileriyle, ister reality show boyutu ile isterse bilimsel boyutu ile konuşulsun şayet sadece bunlar konuşma düzeyinde ya da güncel siyasi polemiklere meze yapılacak şekilde olursa bu değişimin çok uzağında kalınacağı görülüyor. Ne acı ki konuşulan konular arasında eğitim-öğretime pek yer kalmıyor. Oysa eğitim-öğretim bu değişimin en can alıcı kırılma noktasını oluşturacağa benziyor. Çünkü eğitim-öğretim geleceğin nasıl olacağını belirleyecek temel unsurdur.

Elbette ki günlük hayatın içerisinde insanların yaşadıkları tedirginlik, korunma içgüdüsü ve diğer kaygıların öne çıktığı yerde bu belki de görmezden gelinebilecek bir konu olarak düşünülebilir ama sürecin ön görülenden daha uzun olacağı varsayıldığından belki de elde bekleyen en büyük problem kalemini de eğitim-öğretim teşkil ediyor. Bu noktada 27 Şubat’ta kişisel bloğunda bu konuya değinen Prof. Dr. Yong Zhao şu soruyu ortaya bırakarak belki de bu konunun daha çok konuşulması, düşünülmesi için ön açtı: “Coronavirus salgını bir yıl sürerse küresel ve yerel eğitim sistemlerimize ne olurdu?”*  Sorunun arkasından çok sayıda yorum geldi ve hatta bu konuyu tartışmak için birkaç akademisyen bir araya gelerek bir video konferans gerçekleştirdi.

Gözlemlediğim kadarıyla bu konunun şuan için bizim gündem maddelerimiz içerisinde bir yerinin olmadığı görünüyor. Oysa bu konu aciliyet arz ediyor ve üzerine duygularla değil, profesyonelce düşünülüp uzun vadeli çözümler, plan ve projeler geliştirilmesini bekliyor. Çünkü 2019 yılı itibarı ile MEB verilerine bakacak olursak** 18 milyon 108 bin 860 öğrenci bulunuyor. Bütün bunları düşünürken ebeveynleri ve eğitimcileri de göz önünde bulundurursak ortaya çıkan rakam nüfusun büyük bir çoğunluğunu ilgilendiriyor. Okulun ve eğitimin biçiminin yönünün ve alternatiflerinin konuşulduğu bir noktada Dr. Zhao’nun da dediği gibi aslında bu kriz ortamı bu konu üzerine gidilmesi için önemli bir “fırsat” sunuyor.

Şayet bu fırsatı değerlendirilebilirse hem yeni döneme daha güçlü bir şekilde hazırlanılabilir. Eğitim-öğretimin bu denli önem arz ettiği bir noktada teknoloji en temel araç olmuştur. Teknolojinin başat aktör olacağı bu dönemde eğitim-öğretim bunun ana taşıyıcısı olacaktır. Bu bakımdan artık binaların, hantal organizasyonların sadece resmi bir öğretinin peşinden giden bütün eğitim-öğretim anlayışları sürecin dışarısında kalacaktır. Artık geleneksel eğitim-öğretim anlayışlarının gelişen yeni teknoloji alt yapılı anlayışlara uyum sağlayabildikleri oranda varlıklarını devam ettirebileceklerdir. Bugün evden eğitimin dahi konuşulamadığı bir noktada bu tarz bir değişim için ümit etmek riskli olsa da gelecek için değer. Elbette ki konu bir köşe yazısının sınırları içerisinde ancak bu kadar ele alınabilir. Lakin bu yazı konunun uzmanlarına, paydaşlarına hatırlatıcı bir misyon taşıyabilir. Nihayetinde bugün bütün dünya da hayat durmuş ve her şey online/sanal bir şekilde yürürken bu noktada manevra yapmaya olan ihtiyacı açık etmek istiyorum. Hoşça bakın zatınıza…

 

* http://zhaolearning.com/2020/02/27/what-if-schools-are-closed-for-more-than-a-year-due-to-the-new-coronavirus-covid-19/

**http://sgb.meb.gov.tr/www/icerik_goruntule.php?KNO=361

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?