Reklamı Kapat

Beşyüzüncü Yazı

Beşyüz kere sıkıdüzen. Beşyüz kere. Beşyüz. Bu kelime burada duracak şu cümle şöyle olacak. Beşyüz kere düşünme ve ifade. Yaşanacak ve yaşatılacak. Beş yüz kere dünyayı, ülkeyi, kendini düşünme. Kendinden çıkıp kendine varılacak. Beş yüz kere insanı, hayatı, tabiatı ve sonsuz Allah’ı algılama. Sonsuz kere yaşanılacak.

On yıl bitti dile kolay. Hayır dile de kolay değil. Dile getirilen kolay dile getirilmiyor. Kendine özgü özel üst yapısı var. Gece gündüz demeden oku oku oku. Geceler başka yerde başka şekilde oluyor olabilir. Kitap okunmadan geçirilen gün, gün sayılmıyor bizde. Kendi kendince. Zorunluluk değil. Okuma tutkusuyla yaşama biçimi. Yazma tutkusuyla yaşam şekli. Kitaba ve kaleme verilen derin değer. Yazarak yaşamanın yaşayarak yazmanın hürmeti ve sessizliği. Evin bir odasının kütüphane odası olması. Diğer insanlara tuhaf gelebilir geliyor da zaten. Diğer insanlara merhamet edelim.

Yazarak yaşamak bir tercih değil. Kaderdir. Nasip. Daha ilkokulda harfleri söker sökmez şiir yazmaya başlamak tercih olmasa gerek. Tercih insan aklı tarafından tasarlanarak meydana getirilmiş olandır. Yazmada çoğu zaman akıl fazla bir işe yaramaz. Akıllı insanlar yazmazlar. Onlar akıllıdır, sadece akıllı. Okumazlar da hem. Çünkü yazmak ve okumak kısa yol değil. Düşünün günlerce gecelerce kitap okumak sadece akılla olacak iş değil. Yüksek duygunun aklı yukarı çekmesidir bu. Duygu ve düşüncenin aklı terbiye edişi.

Kelimeler birer alet değil. Hayatta canlı karşılığı olan birer nüans. Ne kadar karşılığı varsa o kadar canlı. Ne kadar canlıysa o kadar karşılığı var. Yaşanmıştır ya da yaşanacaktır. Bir kelimeyle insan hayatı değişiyor. Bir kelimeyle insanların hayatı değişiyor. Burada harflerden müteşekkil bir tasarım değil söz konusu olan. Sesi, müziği, duygusu, hareketi vardır. Yazılmadan da etkiler. Görüntüsü bile ön planda olmayabilir. Elbette görüntü dünyadaki var olma biçimi bakımından önemli. Somut bir teknik lazım. Tekniği tekniğe kaydırmadan lazım. Sanat diyoruz buna. Biçim ve biçemin yazana özgü duruşuna. Her şey bittikten sonra ortaya çıkan benzersiz yapıya. Özgün yapı özgün söyleyişle meydana gelmiş üst tonlama.

Kimsenin bakmadığı pencereden bakmak. Bu bakışı elde etmenin yolu kendine ait fikrin olması. Fikir duyguyla elde edilir akılla ayakta tutulur. Duygulanmadan inanmanın mümkünü yok. Sadece akılla inanmaya çalışanlar yolu ya yarıda bırakır ya da yoldan dünyalığa sapar. Dünyalık yüzeyseldir. Günübirlik. Akşam var sabah yok. Bir fikir edinmek ve bir fikri olmak bir günde elde edilen değil, bir günlük olan değil. Tüketilemez olanı bulmak. Zamana dayanması için zamandan ötesini ifade etmesi şart. Olay anında duran o andan bütün zamanlara varan bir bakış derinliği. Genel geçer olanlara inmeden geçmeyenleri yaşama ve yazma. Zor bir hayat. Hayatın esası ve esaslısı.

Hayatın herkes için zorlukları vardır. Okuyan ve yazana hayatın herkes için olan zorluklarıyla birlikte kendine özgü zorlukları var. İki kere zorluk yani. Her insan yiyor içiyor uyuyor, yiyip içmek uyumak için para kazanması lazım kazanıyor yiyor içiyor uyuyor. Okuyan ve yazan para kazanması lazım kazanıyor yiyor içiyor uyumuyor. Uyumuyor. Aynı saatte kalkıyor ama aynı saatte yatmıyor. Herkes oturup rahatına bakabilir ama okuyan ve yazan yürümek zorunda. Yolda olması gerekir. Yol yoldan çıkmışsa yolu da tutup kendine getirir. Kendini kendine getirir.

Okumakta olduğunuz bu yazı Milli Gazete köşe yazarı şair Cafer Keklikçi’nin beşyüzüncü köşe yazısı. Köşe yazarlığında geçtiğimiz Haziran (20 Haziran 2009-20 Haziran 2019) ayında on yıl bitti, onbirinci yılda. Cafer Keklikçi kim? Şair ve yazar.

Ölene kadar yazmayı düşünüyor!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?