Koronavirüs tamam da, öncelik buraya verilmeli!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye'nin her şart altında üretime devam etmek, çarklarının dönmesini sağlamak zorunda olduğunu” belirterek, “gereken tedbirleri en sıkı şekilde alacaklarını” söyledi.

Üretime devam etmek anlamında atılan/atılacak adımların neler olduğunu/olacağını beklerken, Cumhurbaşkanı’nın bu söyleminin ehemmiyetine işaret etmek istiyorum.

Koronavirüsün daha ne kadar devam edeceğini bilmediğimiz bir ortamda önemli bir ifadeydi, bu.

Başından bu yana ‘üretim, üretim, üretim’ diyen Milli Görüş partileri… Milli Görüş’ün günümüzde yegâne temsilcisi Saadet Partisi’nin Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, güçlü bir ekonomik kalkınma için üretime dayalı yatırımlara ağırlık verilmesi gerektiğini hemen her konuşmasında belirtiyor; “Kalkınmanın yolu, yol yapmaktan, havaalanı inşa etmekten, yüksek binalar yapmaktan geçmiyor. Tarım, madencilik, gıda, enerji, silah ve sanayi savunma da bir bütün. Üretime odaklanırsanız o ülke kalkınır ve güçlenir. Milli gelir artarsa bizim de hassasiyetle üzerinde durduğumuz bunun adil bir şekilde dağıtılma konusu geliyor.” Önemsenmesi gereken, altı kalın harflerle çizilmesi lazım gelen oldukça güçlü bir vurgu bu.

İş dünyasından da bu alanda ümit verici açıklamalar geliyor.

Mesela, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker… Ali bey, güvenilir gıdaya ulaşmanın böylesine olağanüstü dönemlerde daha da kritik hale geldiğini hatırlattı ve, “Bizler, böyle bir ortamda işimizin başında olmayı, sorumlu ve bilinçli bir grup olarak üretmeyi, ürettiklerimizi dağıtmayı ve toplumumuza hizmet etmeyi sürdürüyoruz” dedi. Ve ekledi, Ali bey: "Şok marketler, bu dönemde hem adrese teslimat uygulamasıyla hem de açmayı planladığı yeni mağazalarla birlikte 5 bin kişiyi istihdam etmeyi de hedefliyoruz.”

Güzel gelişmeler bunlar…

Üretim denilince ilk akla gelen isimlerden biri de Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis. Mehmet Bey, koronavirüs ile gıda güvenliğinin birinci öncelik haline geldiğini, Türkiye’nin 4 mevsimi ve yerli tohumları ile yüksek bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti ve bir sonraki hasatta üretimin artırılmasının çok kritik olduğunu söyledi.

***

Koronovirüs yarın geçer gider…

Ama Türkiye’nin önceliğini, gözlerini, radarlarını bu alana çevirmesi elzem…

AYÇİÇEKLERİMİZ GÜNEŞ TOPLAMALI

* Daha çok ekmemiz lazım...

* Daha çok çapa yapmamız lazım...

* Daha çok biçmemiz lazım...

* Daha çok öğütmemiz lazım...

* Daha çok toprakla hemhal olmamız lazım...

* Toprağa daha bir aşkla sarılmamız lazım...

* Daha çok sulamamız lazım...

* Daha incelikle budama yapmamız lazım...

* Daha çok hasat etmemiz lazım...

* Şeftalimiz eskisinden daha güzel kokmalı...

* Domatesimiz eskisinden daha etli olmalı...

* Hıyarımızı yerken çatır çutur sesler çıkmalı...

* Patatesimiz arzın merkezinden adeta fışkırmalı...

* Başaklarımızın başı ağırlığını tartamayacak derecede eğik olmalı, olgun ve dolgun olmalı...

* Trakya güneşe doğru bakmalı, sapsarı...

* Ayçiçeklerimiz güneş toplamalı...

* Çay üreticisinin yüzü daha bir gülmeli...

* Fındıkta pazar bizim olmalı...

***

Yukarıdaki cümleleri elbette farklı alanlar ve branşlarla artırabiliriz.

Kısacası, üretim, üretim ve de üretim diyoruz…

KUDÜS ÇAĞRISI

Kudüs’e gitmiş, havasını solumuş, mübarek mekânları adımlamış, manevi havayı teneffüs etmiş, en önemlisi de Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın murabıtı Kudüslü kardeşlerimize dokunmuş birisi olarak bu satırları kaleme alıyorum.

Doğrudur; koronavirüs (Covid-19) tüm dünyayı en ağır şekliyle etkileyen yüzyılın en büyük felaketi. Ülkemiz de virüsün etkisini hisseden ülkeler arasında. Ülke olarak koronavirüsün ekonomik etkilerini azaltmak için toplum olarak elimizden geleni elbette yapıyoruz.

Ama bir hususun da altını çizmemiz elzem;

Mirasımız Derneği, bir yandan #BizBizeYeterizTürkiyem kampanyasına desteğini sürdürürken, bir yandan da ekonomileri koronavirüsün etkisiyle tükenme noktasına gelen, “Türkiye varsa biz varız” diyen Kudüslü kardeşlerimize el uzatmanın üzerindeki maddi-manevi sorumluluğunu üzerinde taşıyor.

Mirasımız Derneği, bu Ramazan ayında Kudüs’te planladığı iftar ve sahur organizasyonlarını ne yazık ki yapamıyor. Ancak, Kudüs’teki temsilci ve ekipleri aracılığı ile ekonomik anlamda neredeyse nefes alamaz hale gelen ihtiyaç sahibi Kudüslü kardeşlerimizin evlerine kumanya çalışmasına ara vermeden devam ediyor. Yaşanılan olağanüstü durum nedeniyle her ay mutat kumanya dağıtımı yapılan ailelerin dışında Ramazan ayı kampanyasını bir ay öne alarak Kudüs’te daha çok Müslüman’ın evine ulaşmaya gayret gösteriyor.

Evet, Mirasımız Derneği’nin de önceliği, elbette Türkiye.

Bunun yanı sıra şu mesajın da önemine dikkat çekiyor dernek; “Farkında olduğumuz bir şey de 400 yıl Osmanlı’nın hizmet ettiği Kudüs halkının Türkiye’den başka kimsesi olmadığıdır. Kudüslü kardeşlerimiz ‘Türkiye varsa biz varız’ çağrısında bulunuyorlar.”

Dernek, bu çerçevede Kudüs’teki mevcut duruma dikkat çekecek ve sosyal farkındalık oluşturacak bir kampanyaya hazırlanıyor. Farkındalık meydana getirmek için kısa videolar, Mirasımız Derneği’nin Facebook, Instagram ve Twitter hesaplarında, “Kudüs’e dokun, berekete ortak ol” çağrısı ile paylaşılacak.

Kısacası; mübarek Ramazan ayı ve öncesinde Kudüslü kardeşlerimiz Türkiye'den de uzanacak eli bekliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?