Reklamı Kapat

Faydasız ilim cehaletten kötüdür

Bismillahirrahmanirrahim;

âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Büyük âlimlerden birine; ilim, ne zaman cehaletten kötü olur diye sorulmuş. Âlim de; “İlmin gereğine uygun iş görülmediği vakit, ilim cehaletten kötüdür” cevabını vermiş. İlim sahipleri dünyevileştikleri, ilimlerini çok değersiz dünya çıkarı için, zalim yöneticilerin rızası istikametinde kullandıklarında, ilme en korkunç ihaneti yapmış olurlar. İlmin bu yanlış kullanımından dolayı karada ve denizde düzen bozulur, büyük felaketler, bela ve musibetler, bulaşıcı hastalıklar ortaya çıkar. İlmi gayesi dışında şer amaçlar için kullanan âlimler, hem kendileri sapar, hem de peşlerine takılan insan kitlelerini saptırırlar. Bu durum; ilmi cehalete çevirir ve bir cahilin yapacağı tahribatı, dünyacı ilim adamlarına yaptırır. İlim adamlarının en temel görevi, insanlığı tehdit eden bütün kötülükler ile mücadele etmektir. Eğer onlar kötülükler ile mücadele etmezler ise, zulmün, cehaletin, faizin, içkinin, kumarın, zinanın, israfın, adaletsizliğin ve hukuksuzluğun yayılmasına katkı sağlamış olurlar. İlim adamları bir yandan kötülükler ile mücadele ederken, diğer yandan insanları huzura erdirecek bir iyilikler düzenini ve saadet sarayını inşa etmeleri gerekir. İlim adamları; Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya nasıl kurulur, çalışmasını yapmak durumundadırlar. İlim adamları böyle bir derdi taşımadıkları zaman Kur’an’ın tanımıyla “kitap yüklü merkepler” konumuna düşerler. İslam; çözüm dinidir. İlim adamlarının işi; İslam’ın sunduğu bu çözümleri fıkha dönüştürmek, insanlığı materyalizm, faizci kapitalizm hastalığından kurtaracak Adil Düzen ilacını üretmektir. Faizci kapitalizmin ömrünü uzatacak fetvalar vermek, ilim adamlığını ayağa düşürmektir. Kur’an; âlimleri Allah’tan hakikaten korkan kimseler olarak tanımlar. Allah’tan korkan kimseler, her işlerinde Allah’ın rızası olan İslam’ı gözetirler. Âlimler, adil devlet başkanlarının yolunu aydınlatan fenerler gibi olmak zorundadırlar. Âlimler, kibirli yöneticilerin itibar ettikleri azgınlık ve zulüm düzeninin ömrünü uzatmaya çalışan pansumancı gibi olamazlar. Allah rahman ve rahimdir. Ancak izzetlidir, kudretlidir ve intikam sahibidir. Allah, dünyada kullarını cezalandırmaz, uyarır, uyarılara aldırış etmeden kötülükte ısrar eden toplulukları da helak eder. Eşcinsellik sebebiyle Lut kavmini helak ettiği gibi.

TUZAK KURANLAR

Şeytan ve adamlarının görevi, insanları barış yolundan uzaklaştırmak için kötülük tuzakları kurmaktır. Böylelikle her ülkede büyüklük taslayan varlıklı, küstah ve şımarık insanlar, oranın en kötü ve en zalim kişileri olurlar ve orada hile ve entrikalar çevirip dururlar. Kendini beğenmiş kibirli yöneticiler, yaptıkları her işin doğru olduğunu zanneder, öğüt ve uyarılara kulak vermezler. Bu yüzden de, sürekli fesada ve yıkıma koşarlar. Oysa bu yaptıkları hile ve entrikalarla ancak kendilerini tuzağa düşürmüş olurlar, fakat bunun farkında da olmazlar. Hakka ve haklılığa karşı kötülüğün tuzağını kuranlar, bunları dahi Allah’ın onlara sunduğu bir imkân ve irade ile yaparlar. Bu hayat, başka türlü bir hak batıl mücadelesi imtihanı olmaz. Nahl 45: “Peki, zulüm düzenlerini sürdürebilmek için sinsice plânlar kuran bu inkârcılar, Allah’ın kendilerini bir gün yerin dibine geçirmeyeceğinden, ya da hiç ummadıkları bir yerden başlarına korkunç bir azabın gelmeyeceğinden nasıl emin olabiliyorlar?” Zalimler; dünyanın her yerinde refah ve zenginlikle şımarmış bir hâlde gezip dolaşırlarken Allah onları, ufacık bir virüs ile yakalıyor, kendi kudretini onlara gösteriveriyor. Bugün dünyayı esir alan COVİD-19 salgınını değerlendirirken, işin ilahi boyutunu da hesaba katmak gerekir. Bu ilahi boyut, hesaba katılmadan, insanlığı helak olmaya götüren, şirk, faiz, içki, kumar, zina, zulüm, materyalist ahlak ve eğitim gibi kötülüklerden insanlık âlemi olarak derin bir pişmanlık duymadan, biz bu felaketin yıkıcı etkisinden kendimizi koruyamayız. İnkârcı zalimler; Allah’ı yok sayıyorlar, ancak kendilerini de, yok saydıkları Allah’ın yaratmış olduğunu unutuyorlar. İlim adamlarının bir vazifesi de; Allah Teâlâ’yı, hak bir ilah olarak bütün insanlığa doğru bir şekilde anlatmaktır. İslam Allah’tandır ve tek çözümdür. İslam’ı da yine âlimler insanlığa tanıtacaktır.

Âlimlerin yapmadığı bu görevi bugün Milli Görüş ve Saadet Partisi yapmaya çalışıyor.

FAYDALI İLİM

Faydalı ilim, insanlığın meselelerine çözün üreten ilimdir. Peygamberimiz “faydasız ilimden” Allah’a sığınmıştır. Faydalı ilim; insanı yok olmaya götüren materyalist ahlak ve eğitimin dayattığı cahili değerleri, İslâm’ın bütün insanlığı kuşatıcı hak, adalet ve merhamet gibi değerleriyle değiştirmeyi hedefleyen ilimdir. Faydalı ilmin temel kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Baş Öğretmeni ise Peygamber efendimizdir. Bir ilim insanı, faydalı ilmin sahibi olmalıdır. Peygamberimiz: “Kıyamet günü, insanlardan azabı en şiddetli olan, ilmi kendisine fayda vermeyen âlimdir” buyurmuştur. İtikat ve düzen olarak İslam’ın yaşanmasına engel olan şer güçlere karşı, mazlum Müslümanların ve toplulukların yanında yerini almadıkça hiçbir ilim adamı sorumluluktan kurtulamaz. İlim adamı; hakkı ve adaleti koruyup yaşatmakla, halk da, itikat ve düzen olarak İslam’ı öğrenmek için âlimlere müracaat etmekle mükelleftir. Açık bir gerçektir ki, millet içinde iki sınıf insanın düzelmesi, milletin düzelmesidir. Onların bozulması, milletin bozulup bozguna uğramasıdır. Bunlar; egemen yöneticiler ve ilim adamlarıdır. Egemen yöneticiler ve âlimler, mümin ve Adil Düzen taraftarı olduğu müddetçe millet, adalet üzere olur, huzur ve saadet bulur. Egemen yöneticiler zalim, âlimler de zulümde onların yardımcı memurları olurlarsa, millet bozguna uğrar. Milletimiz, yaklaşık son yüz elli yıldır bu korkunç felâketi yaşamaktadır. Siyasetten ekonomiye, eğitimden hukuka ve sanayiden teknolojiye, iç politikadan dış politikaya bütün sosyal ve insani konular şuurlu âlimlerin ilgi alanıdır. Sorumluluğunun ve görevinin farkında olan âlim, bu konularla ilgilenir ve çözüm üretir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Kendini Anlatamayan - Hocam ilahiyat mezunları son günlerde evlerine çekildi Ev araba telefon borsa döviz lüks yaşam sevdasına düştüler Dinin tebliği sadece toplantılarda dillerde doladsiyor Ayrıca çalışmalarımızı anlatabilmek için izin istediğimizde değişik bahanelerle bürokrasiyi asamiyoruz Sanatçılar geldiği zaman açılan tiyatro salonları biz konferans veya gösteri için müracaat ettiğimizde yüzümüze kapanıyor Dinin özünün anlatılması yerine insanların saçı sakalı boyası kınası dışı tırnağı elbisesinin ayakkabısının rengi ile ilgili fetvalarla uğraşıyor Ticaret hukuku miras nikah akdi ana baba hakları yetim hakkı kaybettiğimiz ahlaki değerler kimsenin umurunda değil işin manevi boyutuna bakan yok sabahtan akşama doğru mal mulk makam mevki san şöhret üzerine yapiliyor Biz anlatmak istiyoruz bir yılda iki saatlik konuşma için izin alamadık Birde bu konularla alay eden bunları küçük gören müslümanlar var

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Nisan 19:20
02

Koray - @Kendini Anlatamayan 01 nolu yoruma cevabı: Rabbim çabalarınızı takdir eder inşaAllah.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 15:29


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?