Son kulisler!..

* Görevden alınan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’ın yerine atanan Adil Karaismailoğlu, eski Başbakan Binali Yıldırım gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde çalışma ekibindeki isimlerden birisi. Malum, bakanlığı döneminde M.Cahit Turhan’ın, eski Ulaştırma Bakanı olan Binali Yıldırım’ın ekibini tasfiye ettiği yolunda spekülasyonlar hep dillendirildi, bugüne kadar…

* Şimdi, soru şu; Binali Bey, Erdoğan’ın hemen yanında uzun yıllar önemli görevler üstlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni dönemde de önemli bir göreve getireceği uzun süredir konuşulan son Başbakan Binali Yıldırım’ın önü, bu atamadan sonra açılıyor mu, açılmıyor mu?

* Son bir kulis; Bakan Turhan’ın görevden alınacağı aylardır konuşuluyordu. Herkes yerine Binali Yıldırım gelecek diye bekliyordu. Ulaştırma Bakanlığı personeli bile ona göre vaziyet almıştı. Evet bakan alındı ama yerine beklenmeyen bir isim geldi. Dur bakalım n’olacak?

NEREDEN NEREYE?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde ilk büyük görevden alma gerçekleşti;

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bir gece yarısı görevden alınırken yerine Adil Karaismailoğlu atandı.

***

Bakanlığa atama kadar bakanlık görevinden alma da tek kalemde gerçekleşiyor, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde.

Eskiden nasıldı, peki? Bir bakan görevden nasıl alınırdı? Biraz da o yıllara gidip bakalım…

SADİ SOMUNCUOĞLU BAKANLIKTAN NASIL ALINDI?

TBMM’de MHP Grubu’nda olağanüstü bir hareketlilik vardı; acaba gerçekten de konuşulduğu gibi Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu cumhurbaşkanlığı için aday olacak mıydı?

MHP lideri Devlet Bahçeli, bu talebe şiddetle karşıydı. Somuncuoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı nedeniyle partisiyle ters düşünce krize neden olmuştu.

Adaylıktan çekilmeyen Somuncuoğlu, adaylık başvurusu yapmak üzere gittiği Meclis’in bahçesinde MHP’li milletvekillerince engellenmiş, makam arabası yumruklanmış ve başvuru dilekçesi de yırtılmıştı.

Somuncuoğlu’nun tartışmalı adaylığının engellenmesinde en büyük gerekçe, ‘töre’lerdi.

***

Bütün bu tartışmalardan sonra, Sadi Somuncuoğlu’nun bakanlıktan alınması ve MHP’den istifası isteniyordu.

Fakat bu nasıl gerçekleştirilecekti?

Kendi inisiyatifi ile istifasını verse her şey hallolacaktı. Ama Somuncuoğlu’nun hiç de öyle bir eğilimi yoktu!

Bu durumda Somuncuoğlu’nun bakanlıktan alınmasından başka çözüm yoktu.

Fakat bu da o kadar kolay değildi;

* Önce kararname hazırlandı. Bu kararname Başbakan Bülent Ecevit tarafından imzalandı.

* Kararname Köşk’e gönderildi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Somuncuoğlu’nun bakanlıktan alınmasına ilişkin kararnameyi onayladı.

* Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu, bakanlık görevinden alındı. Daha doğrusu azledildi.

Söz konusu kararnamede şöyle denildi: “Devlet Bakanı Aksaray Milletvekili Sadi Somuncuoğlu’nun Başbakan’ın önerisi üzerine bakanlık görevinden alınması, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 109. maddesi gereğince uygun görülmüştür.”

***

Somuncuoğlu’nun adaylık girişimine en sert tepki, MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt’tan gelmişti. Enginyurt, şu cümlelerle karşı çıkmıştı, Somuncuoğlu’nun adaylığına;

“Planlanmış bir şekilde TBMM’ye adaylık dilekçesini vermiş, basın ve televizyonun hazır bulunduğu bir ortamda bizim olduğumuz yere gelmesiyle, adeta bir provokasyon yapmıştır. Bu provokasyonun maksadını inşallah önümüzdeki günler gösterecektir. Ülkücü harekete ihanet edenlere Allah her zaman gerekli cezayı verdi. İnşallah bundan sonra da verecektir. Somuncuoğlu’nun Türk milliyetçilerine ve ülkücülerine yapacağı en güzel iş, istifa etmesidir.”

***

Somuncuoğlu, olayda haklı olanın kendisi olduğunu belirterek Başbakan Ecevit ve Cumhurbaşkanı Demirel’i eleştirdi ve olaydan sonra şu cümleleri ifade etti;

* “25 Nisan 2000 gecesi uğradığım saldırı 8 Mayıs günü azil işlemiyle tamamlanmıştır. Kabinenin bir üyesinin uğradığı ve milleti derinden üzen, yaralayan saldırı karşısında kınamada bile bulunmayan Sayın Başbakan ve Sayın Cumhurbaşkanı’nı azil işlemindeki cesaretlerinden dolayı kutluyorum!”

* “Hiç şüphe yok ki, mazlum olan şahsıma karşı saldırganlarla işbirliği yapılması anlamına gelen bu işlem uzun süre tartışılacaktır.”

***

Görüldüğü gibi, eskiden bakan atamak kadar bakanı görevden almak da pek zorlu bir süreç gerektiriyordu.

Farklı dengeler vardı, farklı denetlemeler ve iyi-kötü, eksik-gedik istişare sistemleri devreye giriyordu…

Nereden nereye…

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ HEP SANCILI GEÇTİ

Bu vesile ile şu gerçeği de ifade etmem lazım; cumhurbaşkanlığı seçimleri siyasi hayatımızda hemen her dönem sancılı geçti.  Hatırlatmak gerekirse; 1980’de, altı ay içinde TBMM’de tam 114 tur yapıldı, bir netice alınamadı. 115. turu yapmak için 11 Eylül 1980’de toplanan TBMM, çoğunluk olmadığı için tur yapamadı ve ertesi gün tekrar toplanmak üzere dağıldı.  11 Eylül 1980’de oylama olmadı. Ve ertesi gün 115. tur… Ve… 12 Eylül 1980 askeri darbesi!..

***

Yıl; 2000’ler… Herkes merak ediyordu; Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in görev süresi bitmek üzere idi ve Çankaya’nın yeni sahibi kim olacaktı! Başbakan Ecevit, Cumhurbaşkanı Demirel’in görev süresinin uzatılması için kolları sıvadı. Koalisyon ortakları Anavatan Partisi (ANAP) lideri Mesut Yılmaz ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli ile birlikte 5+5 diye bilinen bir formül üzerinde çalışmaya başladı. Ama bu formül üzerinde uzlaşma sağlanamadı.  Kulislerde adı geçen isim ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’dı. Alttan alta kulis çalışmaları sürdürüyordu, Mesut Bey.  Rivayetlere göre, Demirel ve Ecevit de Mesut Yılmaz’a destek veriyordu. Ama bir faktör unutulmuştu; Devlet Bahçeli.  Bahçeli, Mesut Yılmaz’ın cumhurbaşkanlığına kat’i bir surette karşı çıkıyordu.  Ve Bahçeli’nin dediği oldu; Mesut Yılmaz aday olamadı. Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz’ın yanı sıra Fazilet Partisi (FP) lideri Recai Kutan ile Doğru Yol Partisi (DYP) lideri Tansu Çiller’in de ortak imzasıyla, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığı adaylığında mutabakat sağlandı.

***

Daha ne anekdotlar var, bu alanda… Sırası geldiğinde anlatırım…

(Kadir İriş hangi notu gönderdi? Gelecek yazıda…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?