Bir başka açıdan küresel salgın

Bismillâhirrahmânirrahîm;

Küresel bir salgınla karşı karşıyayız. Koronavirüs tehlikesi bütün dünyayı alârma geçirmiş durumda. Hastalığın daha fazla yayılmaması için halkın, yöneticilerimizin uyarılarına yerine getirmekten başka çaresi yok. “Evde kal; bulaşma, bulaştırma!” kuralı önemli. Devlet facianın tedbirlerini almaya çalışıyor.

İnsanlık olarak, salgından almamız gereken dersler var. Çin’in Vuhan şehrinde start alan virüsün laboratuar ortamında hazırlanmış olabileceği konusunda iddialar dolaşıyor. Araştırmaya değmez mi?

Değerlendirmelerden iyi sonuç alabilmek için salgın öncesi gelişmelere göz atmak gerekir: Önce, küresel sömürgecilerin senelerdir üzerinde çalıştıkları bir plan var: Dünyada dini, milliyeti, cinsiyeti olmayan “tek devlet” oluşturmak peşindeler. Bu iş için dünya nüfusunu ilk aşamada 2 milyara; ikinci aşamada yarım milyara düşürmek istiyorlar. İlâç, gıda, sağlık, tohumların genetiğini değiştirme gibi alanlarda çalışma yapıyorlar. İnsanları kademeli olarak ölüme, kısırlığa sürüklüyorlar.

Her alanda kontrolü ellerinde tutmak için pek çok işi robotlara yaptırmak istiyorlar.  Dünyayı buna hazırlıyorlar. Özellikle dijital ortamda insanın aslan, tilki, kedi gibi hayvanlarla birlikte dolaştığı görüntülerini yayıyorlar. Aklınıza gelen her şeyin sanalını ortaya koyma peşindeler. Hareketli robotlar konusunda epeyce mesafe aldılar. Ancak, gezen robotlara pil yetiştirme engeliyle karşılaşıyorlar.

Emperyalizm, robotların çoğunlukta olduğu bir dünya özleminde… Bu yönlendirme sebebiyle, gençler robotik kodlama ve yapay zekâ gibi alanlara büyük ilgi duymaya başladılar.

İNSANLIK DİRENMELİ

İnsanlık, dünya nüfusunu yarım milyara düşürüp geri kalanını tek elden kumanda edecekleri robotlarla doldurmak isteyenlere karşı şimdiden tedbirler geliştirmeli. Bugün yaşadığımız salgın nasıl bütün insanlığı ilgilendiriyorsa, gezegenimizin robotlar âlemine dönüştürülmesi de hepimizi ilgilendiriyor. Dünyayı robotlarla yönetmeyi özleyen ihtiraslı sömürgecilere fırsat verilmemeli.

Bilinmelidir ki, ihtiraslı hastalar kendilerini “üstün ırk” olarak görüyor; diğer insanları ise, ya yok etmek, ya da kendilerine “köle yapmak” istiyorlar. Kendilerinin “dünyanın efendisi” olduğuna inanıyorlar.

Anadolu Gençlik Derneği bu konuda örnek ve mütevazi bir çalışma başlattı. AGD Konya Şubesi “Robotik Kodlama Akademisi” açtı. Akademi’nin açılışında konuşan AGD Genel Başkanı Salih Turhan, Siyonizm belâsına vurgu yaparak sözlerini sürdürdü: “Müslüman gençliği ortadan kaldırmaya, yerine kendilerinin istediği nesli ortaya koymaya çalışıyor; gençliğimizin yanlışla meşgul edilmesi projesini ortaya koyuyorlar. Doğruyu, hakikati merkeze alan bir kodlama ortaya koymalıyız.” (Millî Gazete, 01.03.2020)

AGD’nin yaptığı, insanlığın büyük bir tehdit altında olduğunu hatırlatmak. Bütün imkânsızlıklara rağmen, Allah’ın yardımıyla efsanevî hizmetlere imza atan AGD’ye, yöneticilerin ilgisiz kalması tarihe geçecek bir eksiklik. Uluslararası boyutlu bir tehlikeye, tamamen mütevazi imkânlarla karşı koymaya çalışan bir sivil kuruluşun gücünün ne olabileceğini sizlerin takdirine bırakıyorum. Ama insanlığı bekleyen büyük tehlikeleri önlemek için AGD’ye ciddi bir ihtiyaç olduğu da göz ardı edilemez.

KÜRESEL ENDİŞE

ABD’nin dünyanın jandarmalığına soyunduğu biliniyor. Her yere burnunu sokması bu yüzden. Çin’in son senelerde, her alanda mesafe aldığı belli… Dünyada her imkâna hitap eden çok geniş bir ticaret ağı oluşturmuş durumda. ABD ve Çin arasında gizli bir rekabet var. Bu rekabet koronovirüs salgınında belirginleşti. Trump, koronavirüse “Çin virüsü” diyerek bu ülkeyi küçümserken; Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lijian Zhao, “Koronavirüsü Wuhan’a getiren ABD ordusu olabilir. ABD şeffaf olmalı; verilerini halkla paylaşmalı” suçlamasını yaptı.

CIA’nın “Le Nouveu Raporu”nu inceleyerek 10 yıl önce kitaplaştıran Fransız tarihçi Alexandre Adler, “Yarının Dünyası Nasıl Olacak? 2020-2025” başlıklı kitabında bugünkü salgına işaret ediyor: “Küresel bir pandemiye neden olacak ve uygun bir tedavisi bulunmayan bir tehlikeli virüs 2020’de ortaya çıkacak ve 2025’te sona erecek. Solunum sistemine bulaşan bu virüs, Çin gibi Asya’nın büyük nüfus yoğunluğu olan ülkelerinde ilk ortaya çıkacak. Avrupa’da yüz binlerce insan ölecek.”

Aytunç Altındal’ın, vefatından önceki, ABD’nin Dışişleri Bakanlığı’nda QDDR kodlarıyla “Hastalık Politikası” isimli çok gizli bir birim oluşturduğunu anlatan sözleri sosyal ağlarda dolaşıyor. Koronavirüsün insanlığı tehdit ettiği bir hassas ortamda dolaşan pek çok iddia dikkatle incelenmeli, insanlık korku ve endişeden kurtarılmalıdır. Konu insanlığın gelecek ve güvenliğiyle ilgilidir.

Olağanüstü dönemlerde spekülâtif haberler yayılabileceğini düşünerek itidalli olunmalıdır.  Ancak, olup bitene feraset ve basiretle yaklaşmak da bir zorunluluk!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ahmet Nedim - Sondaki paragraftaki iddiaları daha geniş bir şekilde araştırıp yazmanızı rica ediyorum

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 28 Mart 10:43


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?