İslam, ekonomi ve ahlak

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamd, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Allah; ondan başka ilah yoktur. İnsan, Allah’ın yarattığı eşref-i mahlûkattır. İslam; yaratan Allah’ın insana teklif edip emrettiği bir hayat düzenidir. İslam; kötü ve zararlı değil, iyidir ve faydalıdır. İslam’sız hayat olmaz. İslam; solcunun, sağcının, komünistin, Marksist’in, ateistin, dindarın, liberalin, Yahudi’nin, Hıristiyan’ın, Budist’in de saadetini ister. İslam, insana düşmanlık etmez. İslam; insana zarar veren kötülüklere, inkâra, şirke, nifaka ve ırkçılığa karşı çıkar. İslam; zulmü, haksızlığı ve adaletsizliği kınar. İslam Allah’tandır ve Allah katında tek ve gerçek din; itikat ve düzen sadece İslam’dır. İslam’dan başka hayat dini ve düzeni yoktur. Kendilerine daha önce Tevrat, Zebur ve İncil gibi kitaplar verilmiş olan Yahudiler ve Hıristiyanlar ise ilmin gerçek kaynağı Kur’an geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık, azgınlık ve aşırılık yüzünden İslam ile aralarına ırkçılık, inkârcılık ve şirk gibi engeller koyarak İslam’a girmediler. Allah’ın ayetlerini tahrif edip inkâr ettiler. Bunun için ilahi gazaba uğradılar, sapıklığa düştüler. Bunlar, Allah’ın hesabının çok çabuk olduğunu da unuttular. İnsanlığın arayacağı tek gerçek, İslam’dır. Her kim, Peygamberlerin Allah’tan alıp insanlığa telkin ettiği mükemmel bir hayat nizamı olan İslâm’dan başka bir din; itikat ve düzen ararsa, şunu iyi bilmelidir ki, böyle bir din; itikat ve düzen, Allah katında kabul edilir bir tercih olmayacaktır. O kimse, dünya hayatında kaybedenlerden olacağı gibi, âhirette de kesinlikle zarara uğrayanlardan olacaktır. Allah, insanlığa emrettiği dini, kemale erdirmiştir. Kâfirler, müşrikler, münafıklar ve ırkçılar; bu dini, itikat ve düzeni  engellemekten ve daha üstün bir adalet ve ahlâk sistemi getirmekten aciz kalmışlardır. Biz kullara düşen, Nemrut, Firavun, Karun gibi olanlardan değil, sadece Allah’tan ittika edip çekinenlerden olmaktır.  Çünkü Allah, bize ihsan ettiği nimetleri İslam ile tamamlamıştır. Allah, doğru yolda yürümek isteyenlerin kalbini İslam’a açar. Kim de sapıtmak, yanlış ve batıl yollarda yürümek isterse, onun da kalbini iyice daraltır. Allah inanmayanlara murdarlıktan başka bir şey vermez. İtikat ve düzen olarak İslâm›a çağırıldığı halde Allah›a karşı yalan uyduranlar, zalim kimselerdir. Allah, zalim olan toplulukları da adil olan yola erdirmez.  

EKONOMİ

İnananlar, birbirinin mallarını; hırsızlık, kumar, gasp, faiz, aldatma, hile gibi haksız ve batıl vasıtaları kullanarak yemezler. Başka insanların sahip olduğu mallardan bir kısmını ele geçirmek amacıyla yolsuzluğa ve rüşvete yönelmezler. İslam’ın ekonomik düzeni; Adil Ekonomik Düzen’dir. Bu düzen, faize imkân vermediği için emeği korur. Bu düzen, haksız vergilere fırsat vermediği için, üretimi ve sanayileşmeyi kolaylaştırır. Adil Ekonomik Düzen, ölçü ve tartıda adaleti, dürüstlüğü ve paylaşımı esas alır. Bir ekonomik düzen, ahlak ve adalete dayanmıyorsa, orada merhametten ve kul hakkından söz edilemez. Batı dünyasında ilah, insan ve çevre ile ilgili itikadi zemin bozuk olduğu için, kurdukları ekonomik düzen insanlığa kölelikten başka bir şey sunmamaktadır. Batı’da çevre, kilisenin ve Siyonizm’indir. İslam’da ise çevre Allah’ındır ve insanlığa olan bir emanettir. Allah’ın hayrı ve nimetleriyle dolu olan bu çevre yani yeryüzü kötü değildir. Kötü olan, insanın yanlış tercihlerinden dolayı ürettiği faizci kapitalist düzen ve israflardır. Bu dünyada insanın temel vazifesi, istifadesine sunulan dünya nimetlerinden meşru şekilde yararlanmak ve rızkını helalinden kazanmaktır. Sermaye, mal ve mülk, sadece belli grupların elinde dönüp duran bir imkân olmamalıdır. İnsanları maddi ve manevi yıkıma götüren şey; ekonomik gücü elinde tutan kesimlerin, hukuk düzenini de kendi lehlerine olacak şekilde düzenlemeleri, faizi ve tüketime dayalı zulüm vergilerini kullanarak sömürüyü yaygınlaştıran bir köle düzeni kurmuş olmalarıdır. Irkçı emperyalizm ve kapitalist Batı, kendilerini ilah kudretine sahip konumda görmüşler ve iktisadi hayatı alt üst ederek karada ve denizde düzenin bozulmasına sebep olmuşlardır. Bu yüzden bütün dünyada sefalet ve çöküş kaçılmaz olmuştur. Bu durum, mülkün hakiki sahibi olan Allah’ın razı olacağı bir durum değildir. Allah kullarına zulmetmez, zulme de taşkınlığa da rızası olmaz. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah, haddi aşan topluluklar üzerine bu orduları gönderir. İnsanlık tarihi bu ilahi müdahalelerle doludur. Faiz, Allah ve Resulüne karşı açılmış bir savaş ise, bu savaşı faizciler değil, Allah’ın gökteki ve yerdeki orduları kazanır. Koronavirüs Allah’ın bir ayetidir. Bu ayet insanları İslam’a ve adil ekonomik düzene çağırıyor ve yönlendiriyor.

AHLAK

Faizci kapitalizm, büyük ölçüde rant sağlama yoluyla para kazanma üzerine kurulmuş; temelde insanın ve toplumun değil, kişisel çıkarların korunması hedeflenmiştir. Faizci kapitalizmin esas aldığı bir ahlaki disiplin de yoktur. Çünkü ahlaki disiplinler, emeğin korunmasını, varlıkların adil paylaşılmasını, toplumun bütün kesimlerinin refahını esas alır. Hiçbir ahlaki disiplin faizi, ekonominin bir unsuru olarak görmez. Çünkü faiz, adaletsiz paylaşımın ve haksız kazancın en önemli vasıtasıdır. Yine kapitalist düzende içki, kumar, şans oyunları ve fuhuş gibi şeytan işi pislik işler de birer ekonomik faaliyet olarak kabul edilmektedir. Bunlar toplum arasında kin ve nefretin yayılmasına neden olur. Ahlak ve maneviyat, hem sosyal konuların düzenlenmesinde, hem de ekonomik faaliyetlerin yürütülmesinde temel disiplindir. Ahlaki değerlerden mahrum bırakılan ekonomik faaliyetler, milletlerin ve ülkelerin sömürü aracı olmuştur. Allah, ekonomide iktisat ve ahlakı emretmiş ve israfı ve ihtikârı haram kılmıştır. Bu esasa Milli Görüş’ün benimsediği Adil Düzen uyar. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?