Vahşi yaşlı safarisi

Hayatım boyunca yaşlılara özel önem atfettim.

Çocukken yaşıtlarımla oynamadım, yaşlılarla oturup onları dinledim.

Gençken de en yakın dostlarımdı, onlarla sohbete değer biçilemezdi.

Kandilli Kız Lisesi’nde okurken öğretmenlerimizin tamamına yakını yaşlıydı.

Sadece büyükanneler kalmazdı, babamızın halası, teyzesi, ya da köylüsü yaşlı bir kadın; aylarca konuk kalarak, zengin kültürleri ile de beslediler yüreğimizi.

Komşularımızın en yaşlı kesimini dinlerken öğrendim bütün kıymetli bilgileri.

İstanbul Edebiyat Fakültesi’ndeki hocalarımız da yaşlıydı lakin biz o zamanlar bu kelimeyi ya kullanmazdık ya da saygıyla karıştırarak alırdık, hocanın yaşı olmazdı, hoca bütün değerleri taşırdı.

Fakat bizlerin zamanının yaşlıları, gençlere değer verirdi.

Şimdi bizler ne kadar vakit ayırabilmekteyiz gençlere.

Son günlerde virüs dolayısıyla yaşlılara saygısız tacizler yapıldı.

Oturdukları banklarda apartmanlardan üzerlerine su döküldü, yolda tehdit edildi, tartışıldı, sert cümlelerle kalpleri kırıldı.

Yaşlı kadın otobüse alınmadı, yerlere düştü, İstanbul’ da minibüsçüler 65 yaş üstünü araçlarına almama kararı uyguladılar.

Hiç düşünmüyorlar belki hastalar, hastaneye gitmekteler.

Vahşice bir yaşlı avı başlatıldı.

Yanlış bir algı ile virüs sadece onları yakalıyormuş gibi çokbilmiş taifesi yakalarına yapışıp, hesap sordu.

Hatta sanatçı ruhlu, 80 yaşındaki dokuma ustası, nadide el yapımı kilimleri nakışlayan hâlâ üreten, tembel oturmayan beyefendinin uğradığı taciz karşısında dondu kaldı ülke.

Toy bir delikanlı onu kameraya alıp küçük aklınca alay etmeye kalkıştı.

Bütün o masallarımın iyilik prensesi idi yaşlılar ama şimdi onlara cadı avı düzenlenmekte idi.

Bir anda bütün günahların vebalısı oldular.

Sonra isyanlar başladı her kesimde.

Herkes annesinden çok daha yakın arkadaşı olan bilge babaannesini ya da anneannesini hatırladı.

Burnunun direği sızladı, gözleri yaşardı o ellerinde nehirlerin serinliği olan dedelerin avuçlarında ilk mescit yolunu anımsayan torunlar.

Sonra sosyal medya bir şaşırdı, yaşlıların nazikliğine; siparişlerini yazdıran yaşlı adamın kibarlığına, Tevhide Hanımın asaletine:

“Bakın üzümler olunca da gelin, bak gücenirim, ne olur gelin.”

Bahçelerinde toprağı kazan yaşlı çiftin cömertliğine hayran oldular.

Virüs kötü lakin havayı temizlediği gibi insanlık dersi vermekten de geri durmamakta, Tevhide Hanımın yaşlı eşi:

“Bu yıl satmayacağız üzümleri; gelenlere, komşulara, çocuklara dağıtacağız.”

Rahmetli anne-babamı hatırlıyorum.

Karadut ağacının altında hasavanı tutup, dutlar silkelenir, komşulara gönderilir, erik zamanı ya da incir vakti sahneler yer değiştirir, dağıtma bitmezdi.

Biz evin çocukları yapılan bu işi angarya görür; “Gelip silkelesinler üstümüz başımız battı” diye söyleniriz, onlarsa, “Belki çekinirler, gelemezler” deyip, kan ter içerisinde o ağaçlardan saçlarımıza dökülen tozlar, karıncalar, şıralı yapışkan meyveler, börtü böceklere karşın bu meşakkatli işten vazgeçmezler, insanlık dersini üşengeç nesle sabırla dikte ederlerdi.

Aydın’da, bir başka yaşlı çift, pazar alışverişi yapılması için hazırladıkları listeyi bir kâğıda yazarak görevlilere teslim ettiğinde, yine nezaket dersleri verdi.

Görevliler, pazarda alışveriş yaparken listenin alt kısmındaki, “Sizi yorduğumuz için bizi affedin. Hakkınızı helal edin. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin inşallah. Teşekkür ediyoruz” yazılı not kâğıdını gördü, kibarlığa şaştı kaldı.

Yaşlılar, yaş almışların feraseti, dirayeti, bilgeliği altın gibi dirhemle tartılan bir değerde iken; paslı tenekeler, elbet cevherin kıymetini bilemez.

Neyse ki umudumuz arttı, “yaşlılara saygılı olmak” bütün memleketin birleştiği konu oldu.

Huzurevlerinde yaşlıları ölüme terk edecek kadar Batılı olmadığımıza hamd ettim.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?