Reklamı Kapat

Sevgi ile nefret arasında

İnsanlar en daraldıkları zamanlarda bile birbirlerine karşı nefretlerini ya da sevgilerini ölçülü bir düzleme çekmedikçe sağlıklı bir bakış ve düşünüşten söz edilemez. İnsanlar en dar zamanlarda kendilerini belli ederler. İyi ya da kötü, güzel ya da çirkin arasındaki yerde nerede oldukları anlaşılır. Uçlarda gezinmek, bunun üzerine düşünmek başlıca bir sorun.

Birbirlerinin kusur ve yanlışlarını gözetleyenler mutlaka insanların eksik ve aksak yönlerini bulurlar. Bakışlar niyetlere göredir. Niyetler de uçlarda bir yerlere takılmışsa sağlıklı bir sonuç beklenemez.

Geçmişte yaşananlar; iyileri, doğruları, yanlışları, kötülükleri ile geçip gitmiştir. Onların her hangi bir durumun devamında bir hayatı sürdürmenin ne anlamı olabilir? Güzellikler üzerine inşa olunacak ve gerçekleştirilecek olan bir hayat geleceği güzelleştirir.

Güzel bakmak, iyi düşünmek, hayırlı olanı tercih etmek insanlığın hayrına.

Uçlarda durmak hiçbir zaman sağlıklı olana götürmez. Uç olanlar her zaman uçurumdur. İslâmî terminolojide bu “ifrat” ve “tefrit” olarak tanımlanır. Orta yol sıradanlık değildir hiçbir zaman. Orta yolda insan kendini geliştirir, geleceğe bakar. Orta yol da hakikat merkezlidir.

Müslümanların başının belâsı kimi ideolojiler var ki asıl uçurumu bunlar oluşturur. Coğrafyamızda yabancılığın üzerimize abandığı bir dönemin neredeyse iki yüz yılı devirdik. Bu Müslümanlar için büyük bir yıkım oldu. Kendilerini yenileyemedikleri gibi kapıldıkları yabancılıklar içinde eridiler, benzeştiler. Bu, insanlığın da zararına oldu.

Hâlâ bir sağ-sol, laik-anti laik, ileri-geri, ırkçılık-muhafazakârlık arasında gelinip gidiliyor. Bu gelgitler en kritik zamanlarda bile tutumlardan vazgeçilemiyor.

Taraflar var, keskin bakışlıdırlar. Birbirlerine yaklaşacak birbirlerini sevecek ortak hiçbir değerde buluşmuyorlar.

Sevgi dilini kazanmanın. En olmadık bir ortak yanı bulunur insanın. Nefreti giderecek bir bakış bir başlangıç olabilir. Nefret insanı insandan uzaklaştırır düşman eder. Ciddi küresel bir sorunla insanlığın boğuştuğu şu zamanda insanlar korku ve panik içindeyken hâlâ nefret diliyle dolu olmalarının anlamlı bir yanı yok. Mantıksız bir bakış.

Şu kara günlerde bile insan insanın kuyusu olmak derdinde. Sağlıklı bir düşünüşle; tedbirle, korunmayla ve dua ile nasıl aşacağına bakmadan saldırılıyorsa; bu, sağlıklı bir zihnin olmayışına bağlı. Hastalıklı bir ruh hâli.

Güzel bir bakış güzel bir dile sahip kılar insanı. En uçlardaki insanların buluşma alanıdır dil ve bakış. Birbirlerine düşman kesilenlerin bir gün dost olabilecekleri bir araya gelebilecekleri zamanları olur. Bu, olmayan ve olamayacak bir durum değil.

Şu sıralar insanlığın şu felâketlerden kurtulması için bireysel davranışlarımızın bile önemi var.

Durum oldukça ciddi. İnsanlar sokaklara çıkamıyor, endişelidirler. Birbirlerine sevgi virüsü bulaştıracaklarına nefret, düşmanlık ve öfke virüsü hastalığını bulaştırmaktan geri kalmıyorlar. Şu felâket virüsü kendilerinde bulaştığında ne ideolojileri kalır, ne de kendileri.

İnsanlık neyin derdinde, fanatikler ne derdinde?

Bu günler de geçer. Yeni bir dönem ve zaman başlayacak.

İnsanlık büyük bir sınanmadan geçiyor. Teknolojide, bilimde en modern ülkelerin durumu da ortada. Büyük ilaç, tıp, sanayi sektörleri bir anda çaresiz kalmış. Bu felâketin daha büyük olanları da olabilir. Neyin ne zaman ne olacağı bilinmez.

İnsanımız birbirini suçlayacaklarına çok bağımlı oldukları Batı ruhunun içinde olduğu durumu görememek bir körlük.

Dünyanın bir ucunda bilmediğimiz tanımadığımız biriyle bir dil bağı kurulabilir. Sevgi dilinin aşamayacağı hiçbir zorluk yoktur. Birbirimizi tanımaya, anlamaya bakmak, geleceğe yol almak hayatı anlamlı kılar. Dünyayı sevgi diliyle yaşanabilir bir alana dönüştürebiliriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?