Bilimle, bilim putunu kırmak...

İmam Hatip Lisesi’nde okuduğumuz yıllarda her hafta Mahmut Efendi Hazretlerinin   (Fatih) Yavuz Selim Camii’nde sabah namazından sonra yaptığı sohbetleri dinlerdik. O dönemde de bilimsellik almış başını gidiyordu. Teknoloji çağı olarak adlandırılan bu yüzyılda sanki insanoğlunun halledemeyeceği hiçbir mesele yokmuş gibi bir hava estiriliyordu. Sanki ortada teknoloji denen bir tanrı vardı ve o her istediğini yapmaya muktedirdi.

İşte böylesine bir düşünce atmosferinin egemen olduğu o dönemde  (Allah kendisine sağlıklı uzun ömürler versin) Mahmut Efendi Hazretleri sürekli Pazar sabah vaazlarında şunu tekrarlıyordu: “İnsanoğlu kendini ne zannediyor? Bu kadar ilerledi,  arabayı, uçağı, füzeyi, atom bombasını yaptı ama bir mercimek tanesini yapamadı.”

İşte bu söz benim kafamda daha o gün bilim putunu kırdı. Evet, yaşadıkça gördük ki gerçekten de bilim insanın gözünü kamaştıracak bir süratle ilerliyor, yüz yıl değil on yıl bile birçok şeyi değiştiriyor. Bu böyledir ama zaman zaman ortaya çıkan üzücü olaylar insanoğlunun elini ve ayağını bağlıyor, onun aslında bir hiç olduğunu kendisine hatırlatıyor.

Bu günlerde tüm dünyayı dize getiren koronavirüs de işte böyle bir uyarının bir neticesi olsa gerektir. Zira bu gözle görülmez çaptaki küçücük düşman, doğudan batıya, güneyden kuzeye bütün dünyayı esir almış, bütün insanlığı büyük bir korku ve panik içerisinde evlerine tıkmıştır. Herkes çaresizdir. Yapılan iş sadece yayılmasının önüne geçmek.

Bu gözle görüşmeyecek kadar küçücük düşman en sağlam altyapıları, en güçlü ekonomileri yerle bir ediyor, en zengin ve en sosyal devletlerin vatandaşlarını dahi mağdur ediyor, hiçbir devletin sağlık kurumları bu amansız düşmana karşı yeterli gelmiyor.

Yine bu küçücük düşman korkusuyla bütün melanet yerleri, kerhaneler, pavyonlar, birahaneler, kumarhaneler kapanıyor. İşte tam işin burasında Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesini derin bir tefekkürle hatırlıyoruz:

“Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi topluca iman ederdi.” (Yunus, 99)

Evet, eğer Rabbimiz dileseydi “küfür/inkâr” mikrobunu da tıpkı bu koronavirüs gibi ölümcül kılar ve hayatta kalmak isteyen herkesi iman etme mecburiyetinde bırakırdı. O takdirde de tek bir inkârcı hayatta kalmazdı.

Evet, eğer Yüce Allah dileseydi bütün insanları bir tek noktaya zorlar ve onları zorla imana sevk ederdi. Onlara hiçbir seçme yeteneği ve irade vermeyebilirdi. Fakat hikmetinin bazı yönlerini kavrayıp bazılarını kavramadığımız yaratıcı olan yüce Allah’ın hikmeti, insan denen şu varlığın hem iyiliği, hem de kötülüğü, hem doğru yolu, hem de sapıklığı kabul edebilecek bir yeteneğe sahip olmasını gerektirmiştir. Şu veya bu yolu tercih edebilme gücünü vermeyi uygun görmüştür.

Bu hikmetin gereği olarak insan, kendisine Allah tarafından verilmiş bulunan yetenekleri, duyguları ve kavrayışları güzel şekilde kullanır ve onları evrendeki ve insanın bünyesindeki hidayetin delillerini kavramaya ve peygamberlerin getirmiş bulunduğu mucizeleri ve belgeleri anlamaya yönlendirebilse o kişi, neticede iman eder. Ve bu iman ile kurtuluş yolunu bulur. Tam tersine kendisine verilen duyguları kullanmadığında, kavrayışını kapattığında, imana götüren delillere yönelmediğinde kalbi katılaşır, aklı donuklaşır, sonuçta ilahi mesajı yalanlamaya veya onu inkâra kalkışır. Bunun sonucu olarak da, Allah’ın yalanlayıcılar ve inkârcılar için belirlemiş olduğu cezaya çarptırılır. Öyleyse iman tamamen insanın tercihine bırakılmıştır. Peygamber kimseyi imana zorlamaz. Çünkü kalbin eylemlerine, vicdanın yönelişlerine baskı yapma imkânı yoktur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?

403 Erisim Engellendi

Error 403 Erisim Engellendi

Erisim Engellendi

Guru Meditation:

XID: 39722093


Varnish cache server