Reklamı Kapat

İmtina yorum: “Hayat eve sığar!”

Beden kaçınır, akıl sakınır, ruh sığınır. İnsanı üç boğumlu ve üç boyutlu yapan bu üçlüdür. İnsanımız “evde kal”arak bunun farkına varmış ve yeni bir gündeme uyanmıştır. Ve görülmüştür ki; “musibetlerde korkuları yenmek, endişeleri bertaraf etmek, ölüm korkusunu aşmak ancak ve sadece dinin verdiği yüksek mana ile mümkün” olmaktadır. Korona süreciyle insanlar, aleyhine olanlardan kaçınır, zararlı unsurlardan sakınırsa, lehine olacak bir sığınmayı başaracağını “ev”velden öğrenmiştir.

GÖRÜYORUM:

“Kendi ‘OHAL’ini ilan et!”

İnsanı, vahiy ve kâinat ile birlikte ele alındığında, yaşanan musibetler ilahi afet değil, “ayet” olur. Bu bütünlük yolumuzu gösteren “işaret” olur ve her insan yolculuğunda kendisiyle yüzleşebilir. Dünya ile ilişkisini yeniden gözden geçirerek, ailesine, işine ve çevresine ilişkisine çekidüzen verebilir. Kibrin, azgınlığın, şımarıklığın kol gezdiği bir zamanda, ancak bir mikroskopla görünen bir virüs bütün insanlığın hayatını adeta teslim alıyorsa, kendimize çekidüzen verecek “OHAL”imizi ilan etmeliyiz.

Yaşadıklarımızın, “el”lerimizle yaptıklarımız yüzünden olduğunu idrak etmeliyiz. Ve “Allah, insanları yaptıklarıyla hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı” bilinciyle sığınmalıyız… Çünkü küresel sistem model değişikliğini gerçekleştirmek için, biyolojiyi yeni dönemin sosyoekonomik silahı kılmıştır. Bu yüzden iyimser hava moral olmuyor, sorunun farkına varılamıyor.

ÖNGÖRÜYORUM: “Batıl, model değiştiriyor!”

Sorunun farkına varanlar, “tüm kesimlerin az veya çok kaybedeceği, alıştığı yaşam standartlarından uzaklaşacağı bir sürecin başladığı”nı görüyor. Küresel güçler “biyometrik veriler” ile insanları gizlilik ve sağlık arasında bir seçime zorlayarak, ekonomik ve sosyal göstergeleri “revize” etmekte olduğunu anlıyor. “Ağırlaşmış sorunlara bağımlı kırılganlık endişeleri nedeniyle, salgına yönelik müdahalenin gelişmiş ülkelerde aksatılmış, gelişmekte olan ülkelerde öne çekilmiş” olması size de düşündürücü gelmiyor mu?

Süreci doğru okuyanlar için fırsatlar, okuyamayanlar için tuzaklar çoğalacaktır. Sorunu küçük göstermeye çalışmak doğru bir politika olsaydı, dünyanın ekonomi devleri neden büyük fonlar ayırmış olsun? Yaşanmakta olan bu süreç; insanın düşünme, ifade ve irade özgürlüğünü ortadan kaldırma operasyonudur. Bu kuşatma, medeniyetlerin seyrinde olduğu gibi; insanın “samimiyet ve yönetme bilinci”ne sahip olmasıyla aşılacaktır. Bize düşen; “ne”den imtina edeceğimizi bilmektir!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?