Müslümanların virüsle imtihanı - 1

Çin’de ortaya çıkan ve buradan bütün dünyaya yayılan koronavirüs, siyasi, ekonomik ve sosyal dengeleri büyük oranda etkiledi. Uzmanlar virüsün abartıldığını ifade edip insanları sükûnete davet etseler de, küresel medya korku empoze etmeye devam ediyor. Zerre kadar virüs bütün dünyayı etki altına aldı. Artık kimse fotoğrafın arka kısmında dönen dolaplara bakmıyor… Kimse Suriye’de, Yemen’de, Irak’ta, Doğu Türkistan’da katledilen insanlardan bahsetmiyor. Kimse vahşi Batı’nın sömürdüğü kaynaklardan, süpürdüğü değerlerden, masumlar üzerinde sergilediği baskı ve dayatmalardan bahsetmiyor. Kimse kıyılara sürüklenen mültecilerin akıbetinden, Hindistan’da katledilen masum insanlardan söz etmiyor. Kimse Ortadoğu ve Filistin üzerine kurgulanan senaryolardan bahsetmiyor. Küresel medya sadece virüs haberlerine ve virüsün yol açabileceği olası sorunlara yer ayırıyor…

Çin’den bütün dünyaya yayılan virüsün hayvanlardan geçtiği iddia edilse de, stratejistler virüsün hedeflenen dijital dünya düzenine geçebilmek için tezgâhlanan, kimyasal bir silah olduğunu söylüyorlar. Virüsün nasıl ortaya çıktığı, nerede üretildiği, hangi siyasi ve ticari yapıları hedef aldığı, gelecekte nelerin planlandığı stratejistler tarafından tartışılıyor. Çin’le yapılacak ticari alışverişlere geçici olarak sekte konuluyor ve Çin zihinlerde korku saçan virüslerin ülkesi olarak yer alıyor. Doğu Türkistan’da Müslüman halkları hedef seçen ve onları acımasızca katleden Çin şimdilerde mesaisinin büyük çoğunluğunu bu öldürücü virüsle mücadele ederek harcıyor.

Koronavirüs Çin’de, İran’da, Avrupa’da gittikçe yayılıyor. Ülkemize de sıçrayan bu karanlık tehlike titizlikle takip ediliyor ve kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Özellikle umreden gelen vatandaşlarımız için gerekli önlemler alınıyor. Herkes endişe içinde herkes panikle bekliyor. Daha dün mülteciler gitsinler, neden savaşmadılar, neden geldiler diye saldırgan tavırlar sergileyen insanlar koronavirüsten korunabilmek için neredeyse iğnenin deliğine girecekler. Marketlerin rafları boşaltılıyor, evler yiyecek stokları ile dolup taşıyor, maskeler, kolonyalar, temizlik ürünleri çerez gibi satılıyor ve bu iş emperyalist güçlerin işine yarıyor. İnsanların yaşadığı stres, gerginlik ve kaygı gibi ruhsal sorunlar ise işin bir başka boyutu…

Çağımızda ölüm kusan savaşlar sadece bombalarla gerçekleştirilmiyor. Silahlar laboratuarlarda üretiliyor ve kimi zaman havaya sıkılıyor, kimi zaman yiyip içtiğimiz ürünlere enjekte ediliyor, kimi zaman ilaç olarak sunuluyor. Küresel güçler bizler adına yazdıkları senaryoyu aktive edebilmek için her yolu deniyorlar. Ve ölüm, yoksulluk, hastalık hep masum insanları hedef alıyor, onların ocağını söndürüyor.

Koronavirüsün Çin’den İran’a, İtalya’ya ve Avrupa’ya doğru yayılması ve alınabilecek önlemler hakkında abartılı açıklamaların yapılması halkımızı korku ve paniğe sürükledi. Düşünün elinizdeki bütün imkânları kullanıyorsunuz fakat zerre kadar bir virüs geliyor ve sizi büyük bir hamle ile etkisiz hale getiriyor. Hayat boyu koşturduğunuz yolları koşturamaz, aştığınız engelleri aşamaz hale geliyorsunuz. Yaşamla bağınız zayıflıyor ve kendinizi zirvede görürken zerre kadar bir virüsün önünde koşturmaya başlıyorsunuz. Hiç bekler miydiniz bunu? Kimse bana bir şey yapamaz derken zerre kadar bir virüsün önünde can havliyle koşturacağınızı söyleseler inanır mıydınız? Şu günlerde gündemden düşmeyen ve tehlike saçan virüs ister kendiliğinden ortaya çıkmış olsun ister biyolojik savaş laboratuarında üretilmiş olsun insanda uyandırdığı etki aynı. Ölüm duygusu, acı, yoksulluk ve çaresizlik… Müslümanların söz söyleme hakkını ve cesaretini kaybettiği bir çağda yaşıyoruz. Bizim adımıza küresel teröristler konuşuyor, bizim adımıza onlar karar veriyor, bizim yaşamsal kaynaklarımızı onlar sömürüyor… Soluduğumuz havadan tükettiğimiz ürünlere kadar her şey onların kontrolünde. Hanemizde istedikleri gibi at koşturuyorlar, istediklerini katledip istediklerini göklere çıkarıyorlar. Fakat ne acıdır ki, dünya sahnesinde silik ve sönük kalan Müslüman liderler bir araya gelip güç birliği oluşturamıyor ve bu esarete son veremiyorlar… Ne acı!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

05

Sütcü İmam - Daha acısı Bir Yahudi Projesi olan Uyuşturucu satıcıları yani gelecegin Ummetin Ordusuna yetişen Türk genclerini yok eden uyuşturucu satıcıları İki yerli ve Milli hatta Müslümanız diyen partilerin gayretiyle afdan yararlandırılacak. Umarım Reis bu yasayı veto eder çünkü tarihe bir kare leke olarak kalacak.Mumin Türkler bunu hiç unutmuyacak. Sabır Savaş Adım Müslüman....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Mart 00:02
04

Gunahkar Bir Kul - Ne kadarda dogru bi yazı suriyelileri gitsinler korkmadan savassinlar diyenler. Ne kadarda dusundurucuki gozle gorulmuyecek Rabbimin kullundan korkuyolar. Selam ve dua ile.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Mart 13:28
03

Seher Kaya - Çok güzel bir yazı olmuş. Evet gerçekten de çok acı.

Rabbim ehli İslam'ın kalplerini birlestirsin inşaAllah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Mart 13:03
01

Erdem - Müslümanların imtihan olduğu o kadar çok şey vark ki saymakla bitmeez!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Mart 06:54

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?

403 Erisim Engellendi

Error 403 Erisim Engellendi

Erisim Engellendi

Guru Meditation:

XID: 35682489


Varnish cache server