Reklamı Kapat

Cihada adanmış bir ömür

Bismillâhirrahmânirrahîm;

Şevket Kazan, yarım asır, Millî Görüş davasında bir adanmışlık kararlılığıyla çalışmış müstesna bir dava insanıdır. Onu hep teşkilât çalışmalarında, konferanslarda dava uğruna koştururken görürdük. Ciddi bir ameliyat geçirip iyileştikten sonraki ilk konuşmasında anlatmıştı: “Allah’tan ‘cihat ömrü’ istedim; hamd olsun verdi.”

Hafızdı. Çok iyi Arapça öğrendi. Beydavî Tefsiri’ni 2 ayrı hocadan, 2 kere okudu. Önlerinde edeple durduğu nice hocadan daha iyi yetişmiş bir “hoca” olduğu halde, bunu hissettirmeyecek ölçüde mütevazî davrandı.

Babası, siyasete niyetlendiğinde, “İstikamet sahibi bir lider bul!” nasihati yapmıştı. Araştırdı ve Erbakan Hoca’nın istikamet üzere yürüyen samimi bir lider olduğunu gördü. 1971’de elini bir tuttu; bir daha bırakmadı. Hiç ayrılmadılar. Emredileni yaptı. Dava sadakat ve vefakârlığının ideal örneği oldu.

Millî Görüş davasını çok iyi kavramıştı. Millî Görüş’ün Temel Esasları; Temel Uygulama Esasları; Kimyası, Fiziği; hatta Müslüman’ca düşünme prensiplerine kadar… Erbakan Hoca’nın, “İslâm’dan başka hakikat kaynağı yoktur”; “Hakkı üstün tutmak her zaman hayır getirir, hak İslâm’dır”; “Ve lâ teferrakû - Tefrika yapmayınız.” Buradaki şedde, kesinlikle ayrılık çıkarmayın, anlamında. Hatta ‘Ben daha iyi yaparım’ düşüncesiyle de olsa ayrılık yapma hakkımız yoktur” sözlerinin şuuruna varmıştı.

Lidere sahip çıkmak davaya sahip çıkmaktı. “Şevket Kazan nasıldı derlerse, ‘Erbakan’ın sadık yardımcısıydı’ cevabı benim için en büyük saadettir” demişti.

TÜRKİYE ÜMİTTİR

Millî Görüş, hak ve adalet merkezli dünya kurmayı hedefleyenlerin yoludur. Bunu engellemek isteyen emperyalist zihniyetle mücadele eder. İslâm dünyası Türkiye’ye, “Ayağa kalksın, biz de eteklerine tutunalım” ümidiyle yaklaşmaktadır.

Şevket Kazan, Millî Görüş’ü özümsemiş, Erbakan Hoca’nın hedefini çok iyi kavramıştı. 30 Kasım 2007’de, “Emperyalizmin Kıskacında Ortadoğu ve Türkiye” başlıklı konferansı için Denizli’ye gelmişti. Ferasetli bir liderin etkisiyle bugün yaşananları o günden gördü.

Şu sözlerini bu gözle inceleyelim: “Ortadoğu medeniyetlerin beşiğidir. Zenginliklerin kaynağıdır. Bu sebeple savaşlar bu bölgede yaşanıyor. ABD’nin jeostratejisi BOP; İsrail’inki Arz-ı Mev’ud’dur. İkisinin hedeflerinde birliktelik var. Nil’den Fırat’a uzanan Büyük İsrail Devleti’ni kurmayı hedefliyorlar. ABD’de güçlü bir Yahudi lobisi mevcut! ABD’ye ‘stratejik ortak’ diyorlar; ama Türkiye’nin sınırlarını tanımıyor. Sınırlarımızı kabul etmeyen bir devletten ‘stratejik ortak’ olur mu?”

Şevket Kazan, emperyalizmin kimliğimizi dışlayan bir aile ve hayat anlayışı dayatmasına şöyle tepki gösterdi: “Evlilik dışı ilişkileri teşvik ediyorlar. 15 gün biriyle, 15 gün başkasıyla yaşamayı normalmiş gibi gösteriyorlar. Böyle aile müessesesi yaşar mı? Aile çökerse millet kalır mı?”

Muhterem Şevket Ağabey, “Emperyalizmin Türkiye’yi aç ve işsiz bırakmak, borca esir etmek ve manevi tahribatla direncini kırmak istediğini” vurgulamıştı. Ömrü boyunca haksızlıklara boyun eğmedi. Elde ettiği makam, mevki ve imkânları davası için kullandı.

BABACAN İNSANDI

Şevket Kazan dünyalığa, makam ve mevkiye önem vermezdi. Hep insanlara faydalı olmaya, gönüllerini almaya çalıştı. Eline geçen imkânları insanlarla paylaştı. İyiliklere öncülük etti. İstanbul Kartal’daki Merkez Camii’nde senelerce fahri vaizlik yapması, haksızlığa uğramış nice insanın gönüllü avukatlığını üstlenmesi; yine Kartal’da iyi işleyen manifatura mağazasını, davasına daha iyi hizmet edebilmek için kardeşlerine bırakması bunun örnekleridir.

Recai Kutan’ın anlattığına göre, Şevket ağabey nefis yemek yapma ustasıdır. 12 Eylül sonrası Kirazlıdere Tutukevi’ne girdiklerinde, gönüllü olarak mutfak görevini üstlenmişti. “Kuş sütünden başka her şey var” dedirtecek türden birinci sınıf profesyonel bir aşçı gibiydi. Yemek hazır olunca, peçeteyi omzuna atarak, “Buyurun!” deyişini koğuş arkadaşları unutamıyorlar. Kur’an kıraatini, gönül okşayıcı sohbetlerini, teravih namazı kıldırmasını, yazdığı rubaîleri okuyuşunu da!

MSP Denizli İl Başkanları’ndan Mehmet Kaplan ağabey, Şevket ağabeyin sadakatini takdir eder; yeri geldikçe gayretini örneklerdi. 30 Kasım 2007’de konferans için Denizli’ye geldiği gün Mehmet Kaplan vefat etti. Şevket ağabey ertesi gün sabahtan Aydın’daki konferansı için yola çıkacaktı. Öğleyi bekledi; cenazesinde bulunmak nasip oldu. Kalpten kalbe yol vardı.      

Şevket ağabeyin yazma yeteneği gelişmişti. Araştırıcıydı. Millî Görüş tarihini aydınlatacak şu eserleri yazdı: Refah Gerçeği; Dünü, Bugünü, Doğusuyla, Batısıyla İnsan Hakları; 28 Şubat; Erbakan Niçin Yargılandı?; Yoldaki İzler.

Adanmışlık ve cihat anlayışıyla liderini yalnız bırakmayan Şevket ağabey hepimize örnek oldu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Mahmut Aydın Akdemir - Allah CC firdevs cennetlerine girmesini nasib etsin Cennette sevdikleriyle buluşmayı nasib etsin Bizlere de dünyada onların izinden gitmeyi ahiredde de onlarla buluşmayı nasib etsin amin

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Mart 00:43
01

Tl - Ikı kuran hatmını ısomder olarak yolladık ruhu ıcın el fatıha

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Mart 09:48

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?