Reklamı Kapat

Milli Görüş'ün Yıldızlarından Rıza Ulucak

Az konuşan, az uyuyan, az yiyip-içen fakat çok düşünen ve hayatı dua halinde yaşayan, benzerine nadir rastlanan bir insandı. 

Çukurambar semtinde on beş yıl komşuluk yapmıştık.

Merhum Erbakan Hocamızın başbakan olduğu TBMM’nin 20 dönemi, yani 54. Hükümet döneminde Meclis'te dört yıl birlikte çalışmıştık. Aynı seçim gezilerine katılmış, bazı konferansları yan yana oturarak dinlemiştik. Çukurambar'da aynı camide saf tutardık. Bazı kandil akşamları komşulara simit dağıtırdık.

Ülkenin istikbali ve İslam dünyası onun ilgi merkeziydi.

Rıza abi bir sohbet adamıydı, gönül adamıydı. Onda dedikodu ve gıybetten eser yoktu. Biz sert eleştiriye başladığımızda Rıza abi muhalefetin iyi tarafını da görür ve bizi frenlerdi. Meclis'in en kalabalık grubu Milli Görüş mensuplarıydı.

Biz üniversitede okumak için ilk defa Anadolu'dan çıkıp başkent Ankara'yı görebilmiştik. Rıza abi Ankara’da 1928'de doğmuştu. Ufku daha genişti.

Allah ona uzun bir ömür lütfetti. 2014 yılında onu ebedi âleme uğurladık.

Bütün vakit namazlarını Çukurambar'da, mahalle mescidinde birlikte kılardık. Bir pıhtı atmasıyla 2006'da geçirdiği beyin embolisinden sonra sokağa çıkması zorlaşmıştı. Bizleri gayet iyi anlıyordu ancak konuşması ve hareketi sınırlanmıştı.

Onu evinde ziyaret etmeye başladık. Sıkıldığı zaman engelli arabasıyla mahalleyi şöyle bir dolaşırdık. Hava alırdık, dili çözülür ve konuşmaya başlardık.

Babası Anadolu’dan gelip Başkent'e yerleşen bir Ankara çocuğuydu. Rıza abi, bugünkü Etnografya Müzesi'nin bulunduğu mahallede dünyaya geldi.

Babası Ali Bey, annesi Mürüvvet Hanım'dı. Ailenin tek çocuğuydu. Aslen Kayseriliydi. Boya badana işlerinin ustasıydı. Ona tanıdık esnaflar “Ali Usta” derlerdi. Bina restorasyonlarının ustasıydı. Ali Usta, aynı zamanda İstiklal Savaşı'na süvari birliği içinde katılmıştı ve Kuvvayı Milliye'nin mücahitlerindendi. Yunan ordusunu kovarak İzmir’e giren ilk Mehmetçiklerden biriydi.

Silah arkadaşların çoğu şehadet şerbetini içerken Allah ona da gazilik şerefini lütfetmişti. Yani Rıza abi bir gazi çocuğuydu. Kendisi her zaman sohbetlerde iftihar ettiği, İstiklal Madalyası sahibiydi. Rıza abinin annesi Mürüvvet Hanım Ankara’nın yerlisiydi. Ankara Kız Enstitüsü mezunuydu, okumayı seven, kültürlü bir hanımefendiydi. Seferberlik yıllarında bütün Osmanlı vatanında kıtlık vardı. Mübarek Ramazan geldiğinde Mürüvvet Hanım bir zeytinle niyetlenir ve akşam ezanı okunurken bir bardak suyla orucunu açan güçlü iman sahibi bir mü’mine hanımdı.

Rıza Ulucak, mütevekkil bir insandı. Kendisiyle ve çevresiyle barışıktı.

Onu ilk defa 1994 yılında Balgat’taki Refah Partisi Genel Merkezi'nde tanıdım. RP İskenderun ilçe başkanıydım. Rutin yapılan genişletilmiş il divan toplantısı münasebetiyle Ankara'ya geldiğimizde onu tanıma imkânı bulmuştum.

Odasında onu ziyaret ettiklerimizde tüm Hatay grubuna sohbetle birlikte çay ikram ederdi. Yemeği beraber yerdik.

Rıza Ulucak, Refah Partisi seçim işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısıydı. Liderimiz Erbakan ile en çok ve en rahat görüşenlerden biriydi. Ankara'dan memlekete götüreceğimiz en doğru haber ve yorumu ondan alabiliyorduk.

Rıza Ulucak’ın çocukluk ve gençlik yılları Ankara’da yaşanmıştır.

Etrafında salkım söğütlerin sıralandığı bir mesire yeri olan Bentderesi'nde ve Bentderesi'nin üzerindeki Taşköprü’ye yakın Hıdırlık Tepesi'nin kuzeyinde uzanan Mermer Çeşme civarında yaşanmıştır.

EĞİTİMİ

Rıza Ulucak, Necati Bey İlkokulu'nda mektebe başladı. Sırayla İsmet Paşa Ortaokulu ve Ankara’nın meşhur idadisi Gazi Lisesi'nden mezun oldu.

Yüksek tahsilde babası tıp isterken hukuk onun tercihi oldu.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden başarılı bir öğrencilikten sonra 1951 yılında diplomasını aldı. Hiç serbest avukatlık yapmadı. Devlete hizmeti tercih etti.

1954 yılında evlendiği Semahat Hanım (annemizden) üç erkek ve bir kız çocuğu dünyaya geldi.

Mahmut Alaaddin, Ayşenur, M.Seyfeddin ve E.Miraceddin ile birbirinden hayırlı dört evlat yetiştirdi.

Vatani görevini İstanbul’da ve Polatlı kışlasında tamamladı.

Türkiye’de meslek olarak hukukçuluğun en revaçta olduğu yıllardı. Rıza Ulucak Ankara’da ve Maliye Bakanlığı'nda 25 yıl Hazine avukatlığı ve bilirkişi sıfatıyla müşavir avukat olarak görev yapmıştır.

Türkiye adına bir programa katılmak üzere gönderildiği İngiltere’de bir yıl kalarak çalışmalarını sürdürdü.

Hukuki konularda verdiği güven ve donanımıyla bakanlıkta “Çalışma Genel Müdürü” olarak ataması yapıldı.

Gençliğinde merhum Başbakan Erbakan'la tanışması hayatında bir milat oldu.

Rıza Ulucak, geniş ufuklu bir sorumlu aydın olarak Erbakan’la birlikte çalışmaya karar verdi. İyi günde de, zor günlerde de onun yanından ayrılmadı. İnançlı, saygın, gayretli ve çalışkan kişiliğiyle Refah Partisi'nin üst kademelerinde görev aldı.

Biz ayda bir geldiğimiz Balgat Genel Merkezi'nde Rıza Ulucak abimizden çok şey öğrendik. Sırayla Recai Kutan, Fehim Adak, Ahmet Tekdal ve Erzurumlu Lütfü Esengün'ü dolaşır, sonra da Rıza Ulucak abimizin odasında çayımızı içer, sohbetiyle dinlenirdik.

24 Aralık 1995 genel seçimlerinde biz Hatay’dan TBMM'ye girerken Ankara’dan seçilen Rıza Ulucak abimizle Refah Partisi grubunda buluşuyorduk. Onun tecrübelerinden her zaman faydalanıyorduk.

Refah Partisi 28 Şubat postmodern darbe ile kapatılınca yeniden kurduğumuz Fazilet Partisi'nde yine omuz omuzaydık.

Çukurambar'da aynı apartmanda yıllarca komşuluk yaptık. O vakit namazlarını mutlaka camide kılardı. Aynı mescidin cemaati olduk. Kamet getirir ve tesbihatla duayı onunla yapardık. Eşi Semahat Hanımefendi de kendisi gibi mümin, inançlı ve mübarek bir insandı.

Hayırseverdi... Keşmir depremine ve Gazze mağdurlarına en çok yardım yapanlardandı.

Birlikte umreye ve hacca gitmiştik. Mekke ve Medine’de anlattıklarıyla bizlere rehber olmuştu. Her zaman alçak gönüllü, mütevazı ve kanaatkârdı.

17 Mart 2014 gecesi onu ebedi âleme uğurladık. Bütün komşular ondan razı idi. Allah da Rıza abimizden razı olsun ve ona şefkatiyle muamele etsin ve bizlere onunla cennette buluşmayı nasip etsin. Amin!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Sılay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Yakup Soner - onun içinmi rahmetli hocamı bırakıp has partiye gittin mehmet bey bak o saydıgın isimler ve niceleri hocamın en yakınındaki vefa örnekleri ile dolu insanlar şevket kazan rıza ulucak yasin hatipoglu oguzhan asiltürk s arif emre lütfi dogan ahmet tekdal fehim adak ve niceleri bunlardan ders almazmısınız erbakan hocam rahmetli oldu diye onun davası bittimi sanırsınız rabbime hamdolsun bu ten bu canda oldugu müddetçe onun davasından ayrılmam asla

Yanıtla . 9Beğen . 0Beğenme 22 Mart 17:00

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?