Reklamı Kapat

Hangi virüs?

Edilgen ve aciz bir hâl ile sürekli sonuçları konuşuyoruz. Aklın yeterli şekilde kullanılmadığı, mantığın ters işlediği, tenakuzun baş gösterdiği bir dönemden geçiyoruz. Haramlar normalleşmiş, ama ile başlayan cümlelerle inancımızın en temel gerekleri hiçe sayılıyor. İbadetler anlamını yitirmiş, gösteriş her yanımızı sarmış, popülizme esir olmadan yaşayabilenleri sayabildiğimiz günlerdeyiz. Kimse helal olanı tercih etmiyor, namaz iyiliğe sevk etmiyor ve kötülükten alıkoymuyor. İnsanlar Müslümanların içinde bulunduğu durumdan dolayı İslâm’dan uzaklaşıyor ve hatta Müslümanlar ibadetlerden vazgeçiyor.

Zaman hızlandıkça yavaşlıyoruz, zaman ilerledikçe geriye gidiyoruz. Medeniyet dilimizden düşmeyen ve ancak hiç yaşamadığımız bir kelimeden başka anlam taşımıyor. En insani tavırları bile sergilemeyenlere akıldan, hikmetten bahsediyoruz. Kelimeler heba oluyor, cümleler israf ediliyor. Öyle bir kitle ile karşı karşıyayız ki, haksız oldukları, yanıldıkları tek bir konu yok. Tek kaygıları üzerine oturdukları koltuklar, kazandıkları dünyalıklar ve tüm kazanımlarını kaybetme korkusu. İşte bu sebepten tek yaptıkları iktidar güzellemesi, tevil mühendisliği. Onlar her halde, her ne olursa olsun iktidarı alkışlayan muhalefete küfredenler. Onlar vicdanlarını kaybetmiş sırf bu dünya için ter dökenler. Onlar yeri geldiğinde Müslüman kardeşlerini bile istismar eden, en samimi dostlarını gözünü bile kırpmadan satabilenler. Onlar kendilerinden başka kuş tanımayan, kibrinden burunlarının dibindeki hakikatleri inkâr edenler. Onlar İslâm dünyası yansa eğer menfaatlerine ise umurlarında olmayanlar. Onlar puta tapmanın şirk olduğunu herkesten çok haykırırken, paraya, makama ve dahi ne kadar işlerine gelen şey varsa hepsine tapanlar. Onlar akıllanmaz, uslanmaz, utanmaz ve arlanmazlar.

İnsanların kendilerine bir şey anlatmaktan bıktığını görüyorum. İçine düştükleri rezaletin farkında olmadıklarını görüyorum. Herkesin kendilerinden nefret ettiğini, kendilerine duyulan sevgi ve saygının tamamen rol icabı olduğunu görüyorum. Yarın işler tersine döndüğünden sahiplerini yine ilk onların satacağını biliyorum. Bugün düşman olarak gösterdikleri muhalefet iktidar olsa anında saf değiştireceklerini düşünüyorum. İslâm’ı sadece kendi menfaatleri için kullandıklarını, kameralar karşısında sadece rol yaptıklarını, arka planda insanlık dışı faaliyetlerin mimarı olduklarını cümle âlem biliyor. Aslında kimse onları sevmiyor, kimse onlara güvenmiyor, kimse onlarla birlikte olmak istemiyor, kimse onların bulunduğu ortamda dahi bulunmak istemiyor ama gelin görün ki işler tam aksi ilerliyor. Çünkü dünya tarihi bu ve benzeri durumlarla geçen binlerce yıla ev sahipliği yapmış bir yer. İlk defa olmuyor ve bu sonuncusu da olmayacak.

Koronavirüs eskiden beri var olan zaman zaman form değiştiren bir virüs. Önlemler alınır, aşısı bulunur, insan vücudu bağışıklık kazanır, direnç gösterir ve inşallah bir şekilde alt edilir. Fakat kibir, riya, ene ve menfaat virüsü insanlık tarihi boyunca var olmuş ve daha kıyamete kadar insanların en büyük belası olmaya devam edecektir. Maddi virüslere karşı aldığımız önlemlerin birazını da manevi virüslere karşı alsak belki dünya çok daha güzel hale gelir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Sedat Başkirik - Fatih kardeşim, kimsenin girmek istemediği dikenli tarlalara dalıp insanımızı uyarmaya ve uyandırmaya devam ediyorsun. Seni yürekten tebrik ediyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Mart 09:34
01

Veysel Öztürk- Kocaeli̇ - Veciz bir yazı olmuş.Yaşadıklarımızdan ders çıkarmaz isek, çıkarılmaz ise biz sonraki nesillere ders oluruz. Kalemine sağlık, Allah razı olsun.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 22 Mart 15:28

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?