Gittiler gözünüz aydın

Suriyeli mülteciler, Avrupa’ya gitmek isteyenlere sınırların açılacağı haberini alınca her şeyi göze alıp kıyılara yığıldılar. Ülkemizde ırkçı faşistlerin hedefi haline gelen mülteciler, dışlandılar, horlandılar, ötekileştirildiler ve hayatın dışına oradan da kıyılara sürüklendiler. Irkçı zihniyetlerin ve vicdani hassasiyetlerini kaybetmiş antisosyal kişilerin hedefi haline gelen masum halk ağır imtihanlardan geçtiler.

Düşmüş, savrulmuş, zayıf bırakılmış ve umutlarını sırtlayıp geldiği ülkede tecavüze maruz kalıp bebeği ile birlikte katledilmiş olan Emani’yi hatırlarsınız. Yaşlı adamların iffetine göz diktiği mülteci kız çocuklarının hazin öykülerini hatırlarsınız. Evinin önünde oynarken kaçırılıp tecavüze uğrayan ve katledilen Suriyeli çocuğu hatırlarsınız. Uyuşturucu mafyası tarafından kaçırılıp baskı ile çalıştırılan Suriyeli gencin öyküsünü hatırlarsınız… Ve şimdi ötekileştirilen, aşağılanan ve değersizleştirilen bu insanlar bizim nefretimizden bir başka diyara doğru yol alıyorlar. Bu bilinmez dehlizlerde onları hangi tehlikelerin beklediğini bilmiyoruz, bilemiyoruz… Soruyorum: İşte gidiyorlar, içiniz rahatladı mı? Taşlaşmış yüreklerinizde taşıdığınız ne kadar öfke ve nefret varsa bu insanlara kustunuz, deniz kıyılarında üstsüz Avrupalılara yer ayırırken, onlara sahillerde yürümeyi dahi reva görmediniz. Rutubet kokan evlerinizi fahiş fiyatlarla bu insanlara kiraladınız, ürünlerinizi onlara iki kat para karşılığında pazarlayarak kasıldınız, ağır şartlarda çalıştırdığınız mültecilere hak ettiklerinin yarısını dahi vermediniz. Onları sokaklarda dışladınız, küçümsediniz, aşağıladınız, yuhaladınız. İşte şimdi gidiyorlar içiniz rahatladı mı? Mültecilerden Allah’ın bahşettiği havayı, suyu dahi esirgemeye çalıştınız, gitsinler, defolsunlar, hakkımızı yiyorlar dediniz. İşte şimdi gidiyorlar rahatladınız mı? Oysa onlar yurtlarını keyfi olarak terk edip gelmediler… Mülteciler beklenmedik zamanda beklenmedik meşakkatlerle karşılaştılar ve ağır imtihanlardan geçtiler.

Mülteci çocukların cesetleri ölü bir balık gibi vurdu kıyıya, mülteci kız çocukları oyunların engin dünyasından koparılıp yaşlı adamlara kuma gittiler, mülteci bir kadın evinde tecavüze uğradı ve bebeği ile birlikte katledildi, mülteci gençler aşağılandılar. Bütün bunlar yaşanırken onlar açlığa, yoksulluğa, yoksunluğa ve küllenmiş yaslara rağmen seslerini çıkarmadılar, acıyı ekmek yapıp içlerine gömdüler. Fakat ırkçı faşistlerin kem gözleri onların üzerinden hiç düşmedi, her türlü hakarete maruz kaldılar.

İdlib’de yaşanan vahim saldırının ardından Türkiye’nin Avrupa’ya geçmek isteyen mültecilere sınır kapılarının açılacağının açıklaması ile birlikte sınırlarda yoğun bir hareketlilik yaşandı. Baskılardan bunalan mülteciler Edirne’ye hareket edip bir çıkış yolu aradılar. İzmir’den Avrupa’ya geçebilmek için her türlü tehlikeyi göze aldılar. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Edirne üzerinden 47 bin 113 göçmenin ayrıldığını açıkladı. Türkiye’nin bu kararı Yunanistan ve Bulgaristan medyasında manşetlere taşındı, Yunanistan mültecilere geçit vermemek için sert önlemler aldı. Botlarla Meriç Nehri’ni geçmek isteyen bazı mülteciler boğulma tehlikesi yaşadılar, Yunan polisinin açtığı ateş sonucu hayatlarını kaybedenler oldu.

Geçit vermeyen nehir sularına, geçit vermeyen sınır kapılarına, geçit vermeyen askerlere rağmen onlar var güçleri ile direndiler ve kendilerine yeni bir hayat alanı aradılar. Gidip de nereye gideceklerdi gerçi, ırkçılığın bir yaşam şekli haline geldiği dünyamızda kim onlara şefkat nazarı ile bakacaktı. Ama öyle de olsa başka şanslarının olduğunu bilmek onlara umut vermekteydi.

Mültecileri adap kurallarına uymayan ve sosyal yaşama adapta olamayan kişiler olarak görebilir ve eleştiri yağmuruna tutabilirsiniz. Ancak aslolan fotoğrafın arka kısmındaki travmayı okuyabilmektir. Düşünün sıradan hayatınızı yaşarken evleriniz bombalanıyor, işyeriniz talan ediliyor, yakınlarınız gözlerinizin önünde katlediliyor ve siz çocuklarınızı korumak için bilmediğiniz yollara, bilmediğiniz diyarlara düşüyorsunuz. Doğup büyüdüğünüz topraklardan, sevdiklerinizden uzaklaşıp bilmediğiniz beldelerde ikinci sınıf insan olarak yaşamaya mecbur bırakılıyorsunuz. Ve dışlandıkça dışlanıyor, oradan oraya sürükleniyorsunuz. Vicdan sahibi her insan bunun sanıldığı kadar kolay olmadığını anlayabilir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

07

Vicdanlı Adam - Mülteci olup hangi ülkeye gitmek isterlerse gitmek haklarıdır. Burada bizi tercih eden milyonlarca kardeşimize de her zaman soframız, gönlümüz, kapımız açık. Zannederim yazar hanım konforundan taviz vermeyen bir kesime gönderme var. Yoksa toplumun büyük kesimi kadir-şinaz davranmıştır. Ben kendisini takip ettiğim kadarı ile böyle bir kastı yok aksine savaşlar ve onun mağduru olan kadın ve çocuklar için çok kere yazılar kaleme aldığını biliyoruz. Bir konuya odaklanmış yazar. Mülteciler içinde çok az bir kesim avrupa kapılarının açılmasını fırsat bilip yola koyulmuş. Mülteciler genel olarak Türkiyeyi tercih ediyorlar. Bu sosyal ve ekonomik yapımızı elbette etkiliyor bu kaçınılmaz.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Mart 01:09
06

Yusuf Baltacı - Duygularınıza esir olarak kısmen doğruları yazışsınız Fatma hanım kardeşim. Tabii ki devlet yaşlılara,kadınlara,çocuklara sahip çıksın. Onlar başımızın üstünde. Ama mülteci kabul etmek böyle mi olur.Alırsın modern kamplarda bakarsın.Gelsinler sal salabildiğin yere.O mağdurların vebali yetkililerdedir. Bir de biz bu memleketi kolay kurtarmadık.Nice babalar oğullar şehit oldu. Koç gibi adamlar neden kaçıyor da savunmuyor ülkesini toprağını...Öyle hemen ırkçı faşist yaftalaması yakışmadı...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Mart 23:32
05

Mustafa Ertürk - Güzel bir yazı ne yazıkki bu türk halkının bir sorunu mu olmıya bir devlet cihanda bir nefes gibi keyfinden demişler ermperyalıstlaerin aklına uyup kendi ulkesinin erkine kafa tutanlara terörist dendigini unutmamak gerektiğini unutmayalım bizdede olsa şiyasi erk bu tür davranışları terist olarak görülecektir. her ülkenin yöneticisini sevmeyen eline silah mı alması gerkir. bizdede bir ata sözü vardır misafirlik üç gündür

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Mart 22:01
04

True Legend - Ben size katiliyorum ancak mültecilere soruyorlar nereye gitmek istiyorsunuz diye kimi almanya fransa ingiltere sanki bu ülkeler onlara bayiliyormuş gibi en önemlisi bitanesi hatta çoğu bekar olanlar diyorki benim annen babam suriyede onlara para göndermek için fransaya gitmek istiyorum diyor onun gibi nicelerinin allerlei suriyede kalmiş kendileri zaten avrupa hayaliylen yanip tutuşuyorlar bunlara mültecimi diyeceğiz annen babam kardeşim suriyede Ben fransaya gideceğim onlara para göndereceğim sadece bir böyle binlerce var bunlara ne diyeceğiz mültecimi yoksa başka bir şeymi Ben bilemedim siz biliyorsaniz bunlar hakkindada bir yazi yazin lüften bizde bilelim ayrica Ben 42senedir avusturyada yaşiyorum buradada suriyeli mülteci var Ben onlara çapulcu diyorum burda yapmadiklari rezillik kalmadi tecavüz hirsizlik insan öldürmek Gasp uyuşturucu saticiliği her rezilliği yaptilar sora zaten biliyorsunuz avusturya bunlar hakkindaki kararini ama hepsi böyle değil tabi bizim milletimiz böyleleri istemiyor bi araştirin bakalim bunlarin avrupa ülkelerinde yaptiği rezillikleri

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 19 Mart 13:58
03

Bülent Uysal - Çok tek taraflı bir yazı olmuş maalesef.Bu ülkenin ve dolayısıyla halkının yaptığı onca fedakarlık adeta yok mesabesinde görülmüş.Adil değil:(

Yanıtla . 8Beğen . 1Beğenme 19 Mart 13:52
02

Garip - gelirken ensardık kapımızı acdık ne olduda bır anda kapılar acıldı bıraz ondanda bahsetsek

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 19 Mart 13:37
01

Bozkurt - Vatan için ölmesini bilmeyenler böyle asalak yaşamaya çalışır,ya da her şeylerini kaybederler. Sizin gibiler de vatanseverlere kulaktan dolma bilgilerle değil duyumlarla faşist ırkcı gibi zavallı kelimelerin arkasına sığınır,yazı yazdığınızı zannedersiniz.Merhum Akif ne diyor Birde tevekkül sokuşturup araya zavallı dini çevirdiniz maskaraya.

Yanıtla . 2Beğen . 4Beğenme 19 Mart 13:26

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?

403 Erisim Engellendi

Error 403 Erisim Engellendi

Erisim Engellendi

Guru Meditation:

XID: 35417720


Varnish cache server