Sorona

YORUM: “Az şeye ihtiyaç duymak!”

Bedenleri, akılları ve ruhları kirleten virüs arayışına doğru evriliyoruz. Önce beden kirliliği yüzünden ortaya çıkan “korona” ile yüzleştik. Eğer gerçeklerle yüzleşebilirsek, beden sağlığı için seferber olduğumuz gibi, toplumu (akıl sağlığı) ve sosyal hayatı (ruh sağlığı) tehdit eden tüm virüslerden temizlenmenin bir yolunu bulabiliriz. Zira sağlığın, “para, mal, refah, iş-güç, makam ve eş-dosttan vazgeçme” eylemlerinin tümünü kapsayan bir değer olduğu anlaşıldı. O halde soralım insanlara; akıl ve ruh sağlığımız için nelerden vazgeçmemiz ya da nelerin değerini bilmemiz gerekiyor?

GÖRÜYORUM: “Hayatın sadeliğine koşmak!”

“Bir çürük ipliğe hülya dizilen” gündelik hayatı tanımalıyız. Bunun için; zamanda geçmişe ve geleceğe bir yolculuğa çıkılmalı, mekânda sebep-sonuç bağı kurarak, insanın lehinde-aleyhinde olan olayların delilleri üzerinde düşünülmelidir. Geçmişe yönelik düşünerek (tezekkür) yanlışlık ve hatalarımızı, geleceğe dair düşünerek (tedebbür) elimizdeki yetenek ve imkânları yeniden gözden geçirmeliyiz. Bu “bakış”, insanın hem vazifesidir hem de menfaati gereğidir.

Bu bakışın beden sağlığına etkilerini “14 Kural” ile öğrenerek hem vazifelerimizi hem de kazanımlarımızı yeniden gözden geçirdik. Lehimizde ve aleyhimizde olanı düşünerek (tefekkuh) tedbir aldık. Şimdi ise, akıl ve ruh sağlımız için; sebep ve sonuç arasında bağ kurarak (teakkul) ve olaylar-deliller üzerinde düşünerek (tefekkür) kurallar belirleyerek bir duruş sergilemeliyiz. O halde soralım çevremize; hayatın sadeliğine koşan böyle bir programa ne zaman sahip olacağız?

ÖNGÖRÜYORUM: “Mütevazı bir başlangıç yapmak!”

Gündelik hayatın kolaylaştırılmasına yönelik ipuçları olan her insan, bireysel sorumluluklarını yapmak (bedeni), yaşadığı çevreyi iyileştirmek (ruhi) ve ideal bir toplumsal düzen kurmak (akli) ile mükelleftir. İlim ve irade sahibi olarak bu mükellefiyeti sadece “bugün”e ait bir yükümlülük değil, “dün”e yönelik bir borç ve “yarın”a dönük bir vizyondur. Bu vizyonun sürdürülebilir kılınması ise, “beden-akıl-ruh” bütünlüğüne bağlıdır. Gücü üstün tutanların her şeyi “dizayn etme provası” yaptığı günümüzde, bu bütünlüğün korunması (sağlık); adalet, refah, izzet, onur ve saygınlık ortamının da korunmasıdır. O halde soralım kendimize; bilgi, beceri ve basiretle yönetmek adına mütevazı bir başlangıç yapmak için ne bekliyorsun?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?